0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
368
Okunma
DEMOKRASİ AHLAKI
Eğer bir millet: iktidar da bulunan kişilerin alçaklığını, hırsızlığını,yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa,o millet erdemini yitirmiştir.Erdemini yitiren millet, bir gün vatanını da yitirmeye mahkumdur.NİCCOLA MACHLAVELL.
Yukarıda düşünürün söylediği söz ne kadar doğru? Onurlarını kaybetmiş kişiliksiz insan topluluğunun oluşturduğu millet elbette yok olmaya namzettir. Hür ve özgür düşünceden uzaklaşıp biat kültürü ile hareket ederseniz aç gözlülüğünüz onurunuzun önüne geçerse sonunuz yıkım ve felaket olur.
İşte esas mesele bu durumlara düşmemek için demokrasinin ve cumhuriyet yönetiminin bütün kurum ve kuralları ile işletilmesi lazım gelir.
Demokrasi kuralları belirlenmiş çokluk idaresidir. Bu idarede çoğunluğun oluşturduğu güzellikler vardır. Değişik görüşler, değişik fikirlerin kaynaştırıldığı ve bütünleştirildiği nüanslar vardır demokraside.
Notalarla oluşturulan ritimlerden çıkan müzik eserleri gibi değişik çokluğun oluşturduğu düşünce ve fikirler de harmanlanıp kalıplaştırılıp yönetimin en güzelini oluşturmak demokrasinin ta kendisidir. Demek istediğim demokrasi çok sesli bir müzik armonisi gibidir.
Nasıl ki müzik sesleri kulağa hoş geliyor ve insanlar haz duyuyorsa demokraside bir armoniler bütünüdür. İnsanlara verilen en mükemmel sayılabilecek yönetim sistemidir.
Demokrasi kurallar üzerine oynanan bir oyun olduğuna göre: körebe, birdir bir,seksek,uzun eşek oyunlarında bile birlik ve beraberlik vardır. Bu oyunda yer alanların içlerinden birisi veya birileri mızıkcılık yaparsa birlik delik bozulur oyun yürümez. Bütünlük ve devamlılık da demokrasiler de bu mizansele benzer şekilde yürür.
Demokrasi kurallar rejimi olduğuna göre kurum ve kuruluşlar kendi görevlerini mızıkcılık yanlışlık yapmadan yürütürse toplum katmanları arasında memnuniyetin tadına doyum olmaz. İktidarlar ile muhalefetler din ile devlet yönetimini kendi menfaat çizgisinde kullanıp makam sevdası için dayatırlarsa tüm diyalog kapılarını kapatılıp ben bilirim benim bildiğim doğrudur denilirse orada demokrasiden söz edilemez.
Demokraside yönetenler ile yönetilenler (bilinçli halk) arasında saygı sevgi ve hoş görü ile çağdaş yaklaşımlar modern ve bilimin ışığında, müspet ilmin, özgür düşüncenin hâkim kılındığı fikirler manzumesi kaynaştırılıp birleştirilirse netice alınır.
Demokrat olmak uygar, medeni olmaktır .Özgürlüğün kısıtlanıp elinden alınıyorsa sen fert olarak içi boş tenekeden farkın yok demektir.İnsanlar birer birey olarak özgürlüklerinden katiyetle taviz vermemelidir. Özgürlük unutulmamalı verilmez alınır. Bu deyiş düsturumuz olmalıdır. Biat eden doğru yanlış ayırmadan her şeye evet diyen teslimiyetçi kafa ile yaklaşılmamalı. İşte demokrasi rejimi bu çokluk ritmi için de özgür düşünce çatısı altın da yer bulur.
Şu iyi bilinmeli çok sesli, insanlar arasında renk, ırk, din, düşünce farklılıkları, inanç ve iman çeşitliliği, ayrışma gözetilmeden çağdaş bilimi yakalamak, yüksek standartlarda yaşama kalitesine erişmek için demokrasi denen armoniyi yakalamak gerekir. Eğer bu armoni iyi bestelenmemiş çok sesli müzik notası gibi ritimsiz olursa adı belli olmayan bir tarz ortaya çıkar.
Hiç unutulmamalı demokrasiler fikir ve görüş zenginliği, insanlar arasında düşünce farklılığının, tasada, kader de ,kıvançta bir ve beraber olma coşkusunu ortaya koyan en güzel bir rejimdir.
Demokrasinin eksikliklerine rağmen en ideal yönetim şekli olduğu kanaatini taşıyorum. Büyük insan, devrinin en büyük dehası devrimci, eşsiz devlet adamı Mustafa Kemâl Atatürk’ün kurup en büyük eserim dediği bizlere bilhassa hasseten Türk gençliğine emanet bıraktığı demokratik laik Cumhuriyet’imizi koruyup kollamak bir vicdan borcumuzdur.
Durmuş Karabağlı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.