1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
110
Okunma
Bayramlar Gibi Değil
Bayram yaklaştıkça kalbimin bir köşesi sızlıyor. İçimde tarifsiz bir özlem kabarıyor. Ne zaman takvimler bayrama yaklaşsa, çocukluğumun o mis kokulu, sıcacık bayram sabahlarına gidiyorum. O sabahlar... Daha güneş doğmadan uyanırdık. Heyecanla... Sanki o gün dünya sadece bize aitmiş gibi.
Annemin mutfağında yükselen kavurma kokusu, özenle serilen masa örtüleri, bayramlıklarımızın sabırla beklediği yastık altları... Her şeyin bir anlamı, bir değeri vardı. Biz büyümeyi bayramlarda yaşardık aslında. Bir sene öncesine göre daha uzun gelen etek boyları, bir beden büyük alınmış ama artık tam olan ayakkabılar... Ve en önemlisi, gönlümüz büyürdü her bayramda.
Babamın elini öperken hissettiğim o gurur, annemin "Hadi kızım, misafirler geliyor" diyerek yaptığı tatlı telaş… Komşuların bayram sabahı birbirine ikram ettiği kahveler, çocuk sesleriyle yankılanan sokaklar… Şimdi her biri birer hatıra.
Eskiden her evin kapısı açıktı, her gönül misafire hazırdı. Bayram demek; küslerin barıştığı, uzakların yaklaştığı, yüreklerin buluştuğu gündü. Şimdi herkes kendi dünyasında, kendi telaşında. Bayramlar hâlâ geliyor, ama o eski ruh gelmiyor sanki.
Ziyaretlerin yerini telefon mesajları aldı. Şekerlerin yerini dijital hediyeler. Kalpten kopup gelen "İyi bayramlar"lar yerini otomatik cümlelere bıraktı. Sarılmalar yok, göz göze gelmeler az. Bayramın özünü kaybettik, geriye sadece şekli kaldı.
Benim için bayram, sadece bir gün değil, bir ruhtu. O ruhu yaşatan insanlar vardı. Şimdi bazıları çok uzakta, bazıları artık bu dünyada değil. Eksik kalıyor her şey. Bayram sofrası ne kadar zengin olursa olsun, bir kişi eksikse o sofrada tuzun da tadın da anlamı kalmıyor.
Şimdi düşünüyorum da, belki de biz büyüdük... Belki o yüzden bayramlar aynı hissettirmiyor. Ya da o saf, temiz, samimi dünyamız bir şekilde yavaşça ellerimizden kayıp gitti. Herkes bir yerlere yetişiyor ama kimse bayrama varmıyor.
Yine de... İçimde hâlâ o küçük Arzu var. Bayram sabahı erkenden uyanan, ellerini yıkayıp dualar eden, kapı kapı dolaşıp herkesin bayramını kutlamak isteyen... O çocuk hâlâ umutla bekliyor eski bayramları. Belki bir gün, yeniden...
Belki bir gün tekrar o çocuk kahkahalarıyla uyanır sabahlar. Belki bir gün insanlar yeniden birbirine zaman ayırır. Belki bir gün bayramlar yine bayram gibi olur...
Ama o gün gelene kadar ben, eski bayramları kalbimde yaşatmaya devam edeceğim. Çünkü bazı şeyler ne kadar uzaklaşsa da, kalpte yer etti mi hiç kaybolmaz.
5.0
100% (1)