1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
99
Okunma
-Muhabbet etmeyi çok sevdiğin biriyle artık iki kelime bile edememek de gurbettir. Ne diyordu şair; Allah gönül uzaklığı vermesin. Yol dediğin elbet aşılır. Aşılır aşılmasına da ya bekleyenin artık bulmayı umduğun kişi değilse, ya aradan geçen yıllar buram buram hasret kokmuşsa ve o hasret artık yerini umutsuzluğa bırakmışsa.. Şimdi kabahat kimde? Bekleyende mi? Gelmeyende mi? Gidende mi? Kalmak zorunda olanda mı?
-Bana kalırsa, yürümeye ikna edip yol ortasında bıraktığımız herkesin gölgesi başka yollarda önümüze düşer. Dünya biraz da bu yüzden yuvarlaktır. Yani asıl kabahat durum arz etmeyende. Gitmek mi istiyorsun? İyi git ama sebebini söyle. Kendi içine kapanma. Belki o düğümü birlikte çözeriz oyle değil mi?
Ölüm hariç hiç bir gidiş çözüm olmaz ve tam manasıyla ayrılık sayılmaz.
Ölüm ise ayrılığın en güzel halidir. Ne giden suçlanır ne kalan umutlanır. Ölenler ölümü bilmez, ölüm kalanlar içindir. O yüzden derler ya hani "Bir şehir unutulur, bir bank unutulmazmış".
-Haklısın. Bir de seni bilmeyenler çıkar, hakkında ahkam keser "Yahu bu adamın hiç bir şeyi yoktu, birden bire öldü"
Bu adamın nesi vardı biliyor musun?
Kırgınlıkları vardı, sevinçleri vardı, üzüntüleri vardı, yaşayamadığı mutlulukları, anlatamadığı sırları vardı. Yarım kalmış çocukluğu, hayal kırıklığı, gözünde henüz akmamış göz yaşı vardı. Ezcümle dışında yayla rüzgarı içinde elnino vardı...
-O yüzden sevdiklerinin kıymetini onlar hayattayken bilmeli insan. Günü gelir toprağı öpünce zoruna gidiyor.
Emre İNAN - Kendimle Konuştum
5.0
100% (2)