Din Profesörleri +Para-Ekonomi Profesörleri < Mafya-Terör-Siyaset Profesörleri…
Din diyanet iman Profesörleri; işleri çağa ömür, küpünü doldur, ver vaazı, onu bunu cennetlik şunu bunu at cehenneme, dini yayınlara üç beş hikaye patlat, birkaç resim çiz, bir iki tarihi dini senaryolu diziye danışman ol… Faydaları ne? Yaş ortalamaları genelde çok yüksek. Hayal midir sattıkları.
Para-Ekonomi Piyasa Profesörleri; temel analizdi, teknik analizdi, faizdi, altındı, arada bir de kripto piyasasından salla.. açlık sınırı, asgari ücretin üzerinde seyre çıkmış, hukuk endeksinde diplerdeyiz, mutluluk endeksinde düşüşteyiz … Nüfusun yüzde 4 ü 5’i yalnız yaşamaya başlamış, barınak pahalı, eğitim pahalı, pahalı olmayan hizmet kalmadı.. Yaş ortalamaları görece orta. Hayal midir sattıkları.
Mafya Terör Siyaset Profesörleri: En akıllı olan bunlar, her iki profesörden de almışlar koltuklarının altına, gerim gerim gerinirler. Ülkemizde 16-30 yaş arası gençler, bu profesörleri rol model almaya başlamış çoktan.
Dünyevi bir de kendine bak, fare peşindeki baykuş gibisin. Vıdı vıdı zırı zırı, kurbağa gibi çırtlak; vrag vrag, çekirge gibi şırak şırak; tavşan gibi sümüğünü yala dur...
++
"BİZ YILLARDIR BAKIYORUZ
Akıl hastanesine yeni atanan müdür hastaneyi dolaşmaya karar vermiş. Dolaşırken hastanesinin dışarıya bakan duvarının dibinde bir grup akıl hastasının tek sıra olup duvardaki bir delikten baktıklarını görmüş. Merak içinde yanlarına giderek :
-Yahu hepiniz toplanmış burada ne yapıyorsunuz.
-Hiçbir şey yapmıyoruz sadece bu delikten dışarı bakıyoruz...
Bunun üzerine müdür hastaları kenara iterek :
-Durun birde ben bakayım, demiş ve delikten dışarıya doğru bakmış. Birde ne görsün delik kapalı ve hiçbir şey görünmüyor. Hiddetle akıl hastalarına dönerek :
-Yahu, demiş, Ben baktım bu delikten dışarı bir şey görünmüyor peki siz ne görüyorsunuz :
-Deliler hep bir ağızdan Müdür Bey, demiş. Biz yıllardan beri bakıyoruz bir şey göremedik siz bir bakışta nasıl göreceksiniz ki. "
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bir önceki yazınızı okudum. İtiraf etmeliyim ki anlayamadım. Yani verilmek istenilen mesajı anlayamadım. Yazacağımı da yazmaktan vaz geçtim. Deist, Ateist, materyalist muhabbetlerine girmeden, aynı hissiyatı mı bu yazınızla tekrar yaşadım. Evet. Bir saatini bin dolarlarla pazarlayan din prof leri, imana katkısı olmayan, basit din kurallarının tekrarı. Buna bir örnek vermek isterim. Ben dindar, ama dinci olmayan bir insanım. Yani söylemde değil eylemde hayatıma tatbik etmeye çalışırım. Ve bir samimi arkadaşım ateist. Sekişenli yılların başı. Çok tartışır, fakat birbirimizi kırmazdık. Sıkıştığı zaman bana derdi ki. Elin gavuru uzaya üs koruyor, bizimkiler hâlâ bu nikâh meselesini çözemedi. Haklıydı. Haklıdır. Çünkü bize dini kıç yıkama(abdest)ibaretmiş gibi anlattılar. Oysa ki din başka iman bambaşka bir şeydir. Tarihçi olmayan tarih prof ları. Dolap beygiri gibi aynı şeyleri anlatıp durdular. Ekonomi prof leri, kanal kanal gezip aynı döngüde dönüp durdular. Ya iktidara karşı doğruları da inkâr ettiler veya iktidar taraftarı olup ükkeyi uçurdular. Sanki türkiye de değil de singapor da yaşıyoruz. Ben, yirmi tane ekonomi prof un bir araya gelip, bir hafta, bir çalıştay düzenlediklerini hiç duymadım. Din bunlardan ve bir kaç dakikada öğrenilmez Aynı şekilde ekonomi de ekranlarda konuşmakla düzelmez. Hakeza Çok uzattım. Son olarak, bir evelki yazınızda beddiüzamanın ismi geçmişti. Deist ve ateist arkadaşlarıma şöyle bir ricada bulunabilirim. Beddiüzamanın; tabiat risalesi diye bir kitabı var. İki saate okunabilecek ince bir kitaptır. Onu alıp okusunlar. Araştırmadan gerçekler öğrenilmez. Her insan kendi görüşünün haklılığını, başkasına değil, önce kendisine ispatlamak için karşı görüşü okuyup oğrenmek zorunda diye düşünüyorum.
Yazınız çok güzeldi beğeniyle okudum. Selâm ve dua ile
Suphi sekü tarafından 3.3.2025 02:06:55 zamanında düzenlenmiştir.
üstadım, dedim herhalde cevap yazar, bu arada bir dizi var kulaklık kulağımda, lakin ben bunlara takılırken, çaydalık dolsun diye suyuhafiften açmıştım, sen dol yavaş yavş sız tezgaha tezgahın altına sar... gece gece bir de ses yapmadan sil kurula... .
evet bu hamur dünyayı yoğurup durur, bahsettiğiniz abddir israildir suyu ısındı inşalllah. bin defa ölmektense ekranların başında; şeytan diyor ki gir şunlara tüm ülkece 85 milyon el birlik ne olacaksa olsun...
lakin kimi zaman da diyorum yaşadığım deneyimler sonrası, dünya yıkılsa umurumda mı?
bir öyle bir böyle işte devrilip gideceğiz bir vakit, kimsesizlerin sonsuzluğuna...
ne denir; iftarlarınız sahurlarınız neşe dolu şen şakrak, gönlünüzün mutmain olduğu gibi geçsin. dünya yıkıldı da altında mı kaldık diyeceğim, iftarda fazla kaçırma, sahurda... diyeceğim şaka niyetine amma ;
islam alemince mübarek sayılan şu günlerde dualarınız makbul olsun,kabul olsun, hani hem dua hem beddua tarzında; benim hakkımda ne düşünüyorsan; ulu rabbim onu karşına çıkarsın. benim zihnimin karşısında ya tanrı ya şeytan, kavga edip dururlar... artık boşverdim, ne yaparlarsa yapsınlar.
Teşekkür ederim. Ben inancıma, milli ve manevi değerlerime saldırı olmadıkça, ayrıntıya takılmam. Aynı zamanda, kendi değerlerim kadar başkasının da seğerlerine değer veririm. Buna bir ayetle cevap vereyim. Kafirun süresi. Eğer bakarsanınz, hangi mülahazalarla konuştuğumu snlarsınız. Evet , emevi Abbasi, selçuklu osmanlı. Şüphesiz ki çok büyük yanlışlar yapılmıştır. Ama o devirlerin bilim ve bilim adamlarını görmemek büyük haksızlıktır. Muslümanlar devasa medeniyetler inşa ederken, o çok övülen Avrupa tuvalet nedir bilmiyordu. Bütün geçmisi son ikiyüz yıldır. İbni Sina göz ameliyatı yaparken avrupalı kasapların çengellerinde insan eti satılıyorsu. Hatta, arşivlerde resimler bile var. Bana göre Avrupa ve İsrail, yani evajelizm ve siyonizm, hâla o ilkellikten kurtulamamıştır. Bunu yaşayarak görüyoruz. Teknolojiyi uygarlıkla, medeniyetle karıştırmamak lazım. Amerika'da, hâlâ polisler çarşılarda siyahileri öldürüyor. Bu hamur çok su götürür. Endülüs medeniyet inşa ettiği zaman Latin harfleri yoktu. Veya bugün bütün dünyaya kan koşturan İsrail alfabesini değiştirmedi. Ben bu mecralarda, bunları konuşmuyorum. Saatte bin dolarlarla konuşan dinci pof leri ve tam aksine, tarihçi olmayıp tarihçi gibi konuşan, İslam'a saldırmak için çok çok nemalanan porfler için yazdım. Teşekkür ederim
Teşekkür ederim. Ben inancıma, milli ve manevi değerlerime saldırı olmadıkça, ayrıntıya takılmam. Aynı zamanda, kendi değerlerim kadar başkasının da seğerlerine değer veririm. Buna bir ayetle cevap vereyim. Kafirun süresi. Eğer bakarsanınz, hangi mülahazalarla konuştuğumu snlarsınız. Evet , emevi Abbasi, selçuklu osmanlı. Şüphesiz ki çok büyük yanlışlar yapılmıştır. Ama o devirlerin bilim ve bilim adamlarını görmemek büyük haksızlıktır. Muslümanlar devasa medeniyetler inşa ederken, o çok övülen Avrupa tuvalet nedir bilmiyordu. Bütün geçmisi son ikiyüz yıldır. İbni Sina göz ameliyatı yaparken avrupalı kasapların çengellerinde insan eti satılıyorsu. Hatta, arşivlerde resimler bile var. Bana göre Avrupa ve İsrail, yani evajelizm ve sosyalizm, hâla o ilkellikten kurtulamamıştır. Bunu yaşayarak görüyoruz. Teknolojiyi uygarlıkla, medeniyetle karıştırmamak lazım. Amerika'da, hâlâ polisler çarşılarda siyahileri öldürüyor. Bu hamur çok su götürür. Endülüs medeniyet inşa ettiği zaman Latin harfleri yoktu. Veya bugün bütün dünyaya kan koşturan İsrail alfabesini değiştirmedi. Ben bu mecralarda, bunları konuşmuyorum. Saatte bin dolarlarla konuşan dinci pof leri ve tam aksine, tarihçi olmayıp tarihçi gibi konuşan, İslam'a saldırmak için çok çok nemalanan porfler için yazdım. Teşekkür ederim
Üstadım bu ikinci adımınız oldu bana, benim size 20 adımla karşılık vermem gerekir. Siz iki defa (mealen) gardaşım dediniz sarıldınız, benim 20 sefer üstadım deyip sarılmam gerekir. Siz de aynı düşünce veya zihin iklimlerinden geçtiyseniz, o zaman ben de 200 sefer tekrar sarılmam gerekir diyeceksiniz, sonra ben olmadı, şimdi sıra bende 2000 defa sarılmam gerekir… böyle böyle gönüller bir olur galiba. Yanlış mıyım..
İnsanımız birbirine her konuda racon kesmeye başladı, eleştiri yapacaksan, uygun dille zamanını kolla, eğer gerçekten bir insanın iyiliğini istiyorsan öyle yaparsın. konu ne olursa olsun… görünen; taraftar kasma derdi, like beğebilme derdi, ünlü olma hevesi, dostlar alışverişte görsün muhabbeti.. … bahsettiğimiz profların da derdi bu, şu siteden bir çok insanın derdi beğenilme, lakin istemem yan cebime koy derdinde.. bunu da en güzel inanç ve din üzerinden gerçekleştiriyorlar. Bahsettiğimiz proflar veya yayıncılar veya şairler; kimi yayınlarını sadece abonelerine özel yapmaya başlamışlar. Çünkü bir gelir var orada, bir çıkar. Lakin; kullanılan bahaneler; başta; Millet bilgilensin, Allah rızası, insanlar zarara girmesin, tecrübemi paylaşayım, 20 yıllık şuyum buyum borsacıyım, imanlıyım, üstadım büyüğüm… gibi bahane bunlar.
Konunun özü: turan dursun öldürüldü, madımakda olan içler açısı… hala ders almadık mı? Ortaçağ Emevi Abbasi Osmanlı dönemi ise kan gövdeyi götürmüş. En yakın olaylar akif-tevfik, nazım necip tarafgirliği…
Yıllardır akifci necipciydim sayılır, aferin kardeşim, brova,güzel yazıyorsun, alkış, selam kelam, şurayı düzeltelim daha güzel olur, yürü bekim tutar seni…zamanla, neyzene şair eşref pir sultan veya şathiye tarzına kaydım gibi olmaya başladım galiba, tu kaka, vurun şuna, uzak ol, git, sen hiç… dahasını yazmayayım…
Arasıra zihnim kendini kümesine tilkiler saldırmış anaç tavuk gibi hissediyor, teşbihte hata olmasın. Ülkemin her ferdi civciv, saldıranlara bakıyorum birbirine yine ülkemin vatandaşı.. dün zalimi dinsiz ateist kominist vb vs görüyordum galiba, bu gün dindar, dinist, İslamcı olarak görmeye başladım da ondan mı bilmiyorum.
Peki tüm bunların hengamesinde; Tanrı ne yapıyor, Allah ne iş tutuyor, ebabiller nerede, veya Orhan Gazi nerede, Atatürk nerede…
İnanç iman bir deneyim değil mi? Sizin deneyiminiz ilk paragrafta gibiyse ülkeme; ne mutlu, bakma ne yazdığına ne çizdiğine sarıl,, benim deneyimim de aynıysa, bakam görme ne yazdığını sarıl gardaşım diye… Kalır mı o zaman senlik benlik.
İşte o zaman ülkemde ne kavga kalır, ne hır gür, ne araba patlar ne insanlar yakılır, sokakta öldürülür. Ne de insanımız oy verirken soyut kavramlar üzerinden değil somut kavram ve sonuçlar üzerinden fikir yürütür, tartışır, karşılaştırır, en güzel olan veya liyaketliler başımızda olur. O zaman zaten her şeyimizehatta gönüllerimize görüşlerize inançlarımıza bile bir kalite gelmez mi?
Kudret; öyle büyük ki, bir öyle yapar bir böyle.
Üstadım ülkemizde hala tiyatro oyunları yasaklanıyor. Lakin şu internet çağında insanlar 5000 yılda görmediğini belki de 30 yılda gördü.. bunun sonucuna kafa yoran kimse yok.. insan zihni veya yaşamı davranışları veya gerçekliği buna hazır mı?
Yeniden;
Üstadım bu ikinci adımınız oldu bana, benim size 20 adımla karşılık vermem gerekir. Siz iki defa (mealen) gardaşım dediniz sarıldınız, benim 20 sefer üstadım deyip sarılmam gerekir. Siz de aynı düşünce veya zihin iklimlerinden geçtiyseniz, o zaman ben de 200 sefer tekrar sarılmam gerekir diyeceksiniz, sonra ben olmadı, şimdi sıra bende 2000 defa sarılmam gerekir… böyle böyle gönüller bir olur galiba. Yanlış mıyım..
En sevenlerinize emanet olun.. En sevdiğiniz sizden razı olsun. Sürçi lisan olduysa özür dilerim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.