3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
293
Okunma

Hayat, çoğu zaman gözlerimizin önünde duran mucizeleri fark etmememiz için bizi aceleye zorlar. Bir tanıdığımızla karşılaştığımızda, onu geçmişte nasıl yargıladığımız gözümüzün önüne gelir. Bir kelime, bir bakış, bir jest ve zihnimiz hızla bir hikâye uydurur. Ama gerçek hikâye, her zaman ilk bakışta görünenin ötesindedir.
Bazen, kaderin bize sunduğu en büyük armağanları, önemsiz sanarak geri çeviririz. Oysa her karşılaşma, bir işarettir. Bazı insanlar bir öğretiyle gelir, bazıları bir sınavla, bazılarıysa ruhumuzun en derin köşelerini aydınlatacak bir ışık gibi belirir. Ama onları gerçekten görmek için önce kendi gözlerimizi açmalıyız.
Bu cesaret ister. Kendi düşüncelerimizin, önyargılarımızın ve korkularımızın ötesine bakmayı gerektirir. Hakikati görebilmek için, onunla yüzleşmeye hazır olmalısın. Belki de doğru bildiklerinin yanlış olduğu gerçeğiyle karşılaşacaksın. Belki de seni rahatsız edecek bir gerçekle burun buruna geleceksin. Ama bu, gelişmenin bir yoludur.
Bir sonraki karşılaşmanda, bir yabancıyı yargılamak önce dur. Bir nefes al. İçindeki sesi sustur ve sadece izle. Onun gözlerinde hangi hikâye saklı? Hangi yolculuk onu buraya getirdi? Ve belki de en önemlisi sen onun aynasında kendinin hangi yanını görüyorsun?
Unutma, her insan bir öğretmendir. Bazıları bize sevgiyi öğretir, bazıları sabrı, bazılarıysa kaybetmenin ne anlama geldiğini. Ama her biri, ruhumuzda bir iz bırakır. Ve eğer gerçekten görmek için bakarsan, hayatın sana sunduğu işaretleri fark etmeye başlarsın.
Şimdi bir anlaşma yapalım, sen ve ben. Yarından itibaren, dünyayı yeni gözlerle görmeye çalışalım. Her insanı bir bilgelik kaynağı, bir keşif yolculuğu olarak görelim. Çünkü bunu yaptığımızda, sadece başkalarını anlamakla kalmayız kendi ruhumuzu da özgür bırakırız.
Ve işte o zaman, gerçekten yaşamaya başlarız.
Turgay Kurtuluş
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.