0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
472
Okunma

Günlerden salı, kasımın otuzuydu havzasında çok su birikintisi vardı. Sevgisine yakıştırdığı canlar onun yüreğini içten içe kavurmuş, aşkın bedenle ruh arasında taşınan “mucizevi duygu olmadığını” oracıkta talihsizce yaşayıvermişti. On dokuzundan yetmişaltı derecesindeki özle kaynayarak gün yüzüne çıkan suyla çevresindeki lüzumsuz insaları tek tek yok etmişti.
Hava çok soğuktu. Fırtına her yeri esir altına almış, şimşekler çakıp gök gürlerken, gökyüzü adeta hüngür hüngür ağlıyordu. Etrafta bekleyen köpekler av peşindeydi ve onların avı olmak istemiyordu. “Ödü kopmuştu, içindeki türlü ruh haliyle boğuşuvermişti.”
Ayakları kimi zaman otuz sekizi, kimi zamanda kırkı giyinivermişti. Birden altmışı ölçerken o vakit ihanete uğradığını anlamış, şiddetin yüzde seksen ikisini görmüştü. Bedenini taşımak için çabalıyordu ama artık bunu başaramıyordu.
Ertesi sabah yolun diğer tarafına astığı ipleri uzaktan seyre dalarak, umudu olmayan ruh haliyle gözlerindeki, bakışlarındaki niçinleri âdeta iliklerine kadar hissetmişti. Neden seçilen oldu da seçen olmadı diyerek “hep kaybeden olduğunu” söyledi durdu?
Yoldan geçen uzun boylu bir adam yaklaştı yanına, hey evlat korkma dedi ona! Küt küt atan kalbiyle bir türlü kendime gelemiyordu. Keşke hayatın beşinci mevsimi olmuş olsaydı diyerek iç geçirdi.
Mavi bulutların arasında gezinmeyi, kusursuz bir hayat yaşamayı benimsemiş ama bir türlü mutluluğu yakalayamıştı. Onu yüz üstü bırakıp gidenlere “bir yığın öfke” taşıdığı belliydi.
Yarınlardan arta kalan her ne varsa gölgesinde bırakıp etrafa gülücükler saçarak, hedefe varmak için; kazanılacak şeylerin “büyük sabırlarla sahip olunabileceğini öğrenip umutla hayata yeniden sarılıp” ayaklarının üstünde durmak istiyordu. Hayatından uçup gidenlere katı bir dille kalıcı izinleri vermiş, yollarını “tamamen” ayırmıştı. Bundan sonraları; önüne çıkan engelleri bir bir atlatarak yaşam sürmek istiyordu. İşte o vakitten sonraları onun ruhunda kelimeler uçuşup âdeta sevgiyle “kelebekler gibi” raksediyordu. Onun gizemli gözlerinin ışığını sezdim, karanlık umutlarının şifresini çözdüm. “Diyorum ki, kal ayağa ve bir tutam nefes çek içine; bundan sonra nasibine düşen ömürde mutlu ol ve asla pes etme yaşamaktan.”
Mehmet ÖKSÜZ
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.