Duyulmasını istediğimiz bir sevgi mesajı iletmek istiyorsak, bunun gönderilmesinden başka çare yoktur. bir lambanın yanmaya devam etmesini istiyorsak, ona sürekli gaz doldurmalıyız. (teresa ana)
Hüma Efkan
Hüma Efkan

ROBİN HOOD

Yorum

ROBİN HOOD

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

224

Okunma

ROBİN HOOD

Değerli dostlarım, öncelikle
çağımızın "Robin Hood’u Sayın Dr. Mehmet KUM’u geç tanımanın keşkelerini yaşıyor ve kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bir keşke daha ekliyor ve diyorum ki, keşke hiç benim adımı vermemiş olsaydı! Ne var ki, Yalçın Ataman beyin yorumunu görünce bir açıklama gereği duydum.
Asıl teşekkür etmem gereken ise, zaman zaman adından bahsettiğim, hatta bugün paylaşmış olduğum bir resme; “SENTEZ KÜLTÜR’den bir kare diye not düşmüşümdür.” İşte bu SENTEZ KÜLTÜR edebiyat ve sanat işletmeciliği yapan Dilek IŞIK hanım kardeşime ve şu an Iğdır da görev yapan Fatma hocama teşekkür ediyorum. Çünkü bu yardımlar onun gayreti ve girişimleriyle olmuştur. Benim de katkım olduysa, bundan gurur duyarım.
Malumunuz ben Ankara’da yaşamakta ve Gazi Üniversitesinde görev yapmaktayım. 11 Yıldır bilfiil aktif olarak Iğdır’ımızdan gelen öğrencilere yurt ve burs konularında adeta bir elçilik görevi yapmaktayım. KYK Genel Müdür yardımcısı dostum sayın Yıldıray Gürlerin de desteğiyle öğrencilerimizin mağduriyetini elimden geldiğince gidermeye çalışıyordum. Dostum bu görevden alındıktan sonra güzel Iğdır’ımın genç geleceklerine yurt konusunda yeterince yardımcı olamadım ve bunun burukluğu içindeyim.
Yalçın Ataman beyin sözlerine geri döneceğim. Çok doğru bir tespitte bulunmuş! İster farkında olsun isterse olmasın ama doğru bir tespit.
Kendi yaşadıklarımla Yalçın beyin söylediklerine katkıda bulunma adına birçok örnekten sadece ikisini vereceğim.
Örnek 1- Malatyalı bir genç henüz üniversiteye kayıt yaptırmış. İsmini vermek istemediğim bu gencin babaİstanbul’da gündelik işlere giderek 8 nüfuslu bir aileye bakmakta. Annesi ve kardeşleri çalışabilecek durumda değiller. Çünkü anne yaşlı ve diğer beş kardeşi de kızdır.
Bir gün ağzı burnu kan içinde gelerek öğrenci işlerini sordu. Çocuğu kanlar içinde görünce o yıllarda benim de Üniversite de okuyan iki oğlum aklıma geldi ve ne olduğunu sordum. Ağlayarak; “faşistler beni dövdü. Okuldan kayıdımı sildireceğim.” Dedi.
Bunun üzerine olayın detayını öğrendim ve çocuğu kayıt sildirmekten vazgeçirdim. Dört yıl boyunca çocuğu takibim altına aldım ve her vesilede cebine çaktırmadan harçlığını koydum gönderdim. Nihayet mezuniyet vakti gelip çatmıştı. Bu gencimizden bir telefon aldım. Telefonda şunları diyordu; “Hocam malumunuz babam para bulamadı gelmek için. Mezuniyet töreninde yanımda olur musun?” Bu beni bir o kadar daha gururlandırmış ve duygulandırmıştı.
Mezuniyet günü yanına gittiğimde fakirlikten iki kat çökmüş, yaşının iki katını gösteren ak saçlı, ayaklarında lastik ayakkabılı bir nine vardı. “Annem” diyerek beni tanıştırdı. Kadın ayağa kalkarak her ne kadar elimi öpmeye çalıştıysa da buna izin vermedim.
Tören saatine daha çok vardı. Kampüsteki kafeteryalardan birine geçerek hem sohbet ettik hem çayımızı içtik.
Genç bir ara bana dönerek; “hocam sana bir itirafta bulunmak istiyorum.” Dedi. Teyit eder gibi kafamı salladım. Cosuk devam etti; “hocam o gün karşıma çıkmasaydınız, bu gün yaşamıyor olabilirdim. Nasıl diye sorduğumda? “Evet hocam o gün gidip PKK’ya katılmak istemiştim. Ya askerler veni vurup öldürmüştü ve ya ben askerimizi şehit etmiştim!”
Uzunca bir sohbetten sonra tören alanına geçmiş, tören sonrasında da anne oğlu İstanbula gitmek üzre Aşti’ye götürmüştüm.
2013 Yılı sonlarında TÜYAP kitap fuarında imza günümde bu genci karşımda görmüştüm. O an görülmeye değer bir andı. Kitap stantlarında olan yazar şair dostlarım şaşkınlık içindeydiler.
Daha fazla uzatmayayım. O genç Bu yıl Marmara Üniversitesinde yüksek lisansını yaparak araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı.
Örnek 2- Bu örneği detaya girmeden direk söyleyeceğim; Yine aynı Üniversitenin İletişim Fakültesi karşısında Zengin aileler oturmakta ve her hafta çuvallarla kedi maması getirip Fakülte güvenlik görevlisine kedilere vermeleri için bırakırlar.
Bir gün bir öğrencide bir gariplik sezinledim ve takibe aldım. Kimsenin olmadığı bir zamanda çuvalda bulunan kedi mamasını avuçlayarak ceplerine doldurdu. Kendi kedisine götüreceğini düşünüyordum doğrusu. Ama o bahçede bir köşeye çekilerek kedi mamasını yemeye başladı!
Buradan hareketle, Yalçın beyin dediğini lütfen ama lütfen gözerdı etmeyin! GELECEĞİMİZ OLAN ÖĞRENCİLERİMİZE SAHİP ÇIKIN!
Saygılarımla Efkan ÖTGÜN

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Robin hood Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Robin hood yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ROBİN HOOD yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL