0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
188
Okunma
Düşlerim, tekbir getiren…
Ve düşüyorum içime.
Buğulu bir tedirginlik sersemleştiğim ipe sapa gelmez cümleler kuruyor insanlar aslında insanlar hayatlarını kurguluyor bense üşenmeden sevip ümit besliyorum insanlık adına.
Bir kere hüznün tetiği çekilmiş israf ediyorum bilumum duyguyu ithaf ediyorum ölü çocuklara ima ediyorum ruhsuz bedenlere ve ifşa ediyorum hem hüznümü hem öfkemi.
Edebiyat iken tek sığınağım Allah’tan sonra…
Bir şekilde ihya ediyor iken yüreğimi…
İnfaz ediyorum iç sesimi ve ölü çocuklar şehrinde, yalnızlığın voltasını atıyorum aslında racon kesiyorum insanlı adına daha doğrusu yiten insanlık adına.
Çürüyen bir dünya çürüyen ruhlar ve çürümeye yüz tutmuş ölü bir çocuğun o ufacık bedeni ve dünyalara denk düşen çalınmış iken hayalleri.
Ölü çocuklar cenneti aslında dünyanın da cehenneme tekabül ettiği ve istifli acılar ve isyan ediyorum kılıksız gölgelere paye vermediğim kadar artık ne hayata ne umuda ne de yarınlara paye veriyorum:
Bir çocuğun hayalleri çalınmış iken ve de o ufacık bedenine değmişken elleri bir katilin aslında nice katilin:
Öfkeliyim.
Ve yenik.
Ve de yanık kokan şiirlerim yerlerde sürünüyor aslında çivisi çıkmış dünyanın karanlık gölgeleri iken her birimiz yazmakla da bir yere varamıyorum içimin hengâmesi ve yüreği Çıfıt çarşısı iken yenik düşen insanlığın…
Şair önümden giden.
Şiir peşini kovaladığım.
Hikâyelerim alın terim.
Keşke yazmaya da yaşamaya da hiç mi hiç bulaşmasaydım.
Sobelendiğim değil lades diyen hiç değil kor bir şehit ve kör iken insanlık tek kozum iken de sevgi parçalıyorum yüreğimi cebelleşiyorum kendimle ve lanet okuyorum insanlığa.
Metruk ve kaçkın ruhlar şehri.
Tek şehir ya da tek şair ne de binlerce şiir kesmiyor artık beni bense kestirmeden gitmek istiyorum kabrime:
Yeni acılar duymadan.
Yeniden çocuklar ölmeden.
Yinelediğim dualarım ve dileklerim.
Umarsızım artık kendi adıma.
Çocuklara değil mi ki cennetten bir dünya bırakacaktır!!!
Gülüp geçiyorum aslında gülmeden geçiyorum aslında geçebildiğim hiçbir yer hiçbir makam yok ölümden gayrı.
Bir zamanlar ölümsüzlüğü dilediğimde yalan artık bu saatten sonra ve insanlar ketum ve insanlık sırra kadem basmış:
Neymiş efendim?
Bir eksik bir fazla ne çıkacak ki?
Çıkarcı gölgelerin kumpası.
Çıbanbaşı acıların ve ölümlerin en acısı çocuksu düşlerimi de noktalayıp içimdeki çocuğun sesini kısıyorum:
Bu dünya çocuklar için çok mu fazla?
Cennet bildiğimiz çocuk yürekleri körpe bedenleri bu kadar mı kolay koparılır hayattan?
Tayini çıkmayan duygularım ve terk ettiğim makamlarım ne ki?
Oysaki…
Oysaki ben henüz çocuktum.
Çokluğun değil azınlığın sesi olsam da…
Bir çocuğa nasıl dokunabilir ki bir ya da nice yabancının kirli eli ve küf kokan nefsi ve nefesi?
Oysaki o, henüz bir çocuktu…
Biz olmaya meyledemediğimiz kadar da kendimizi insanlıktan men ettiğimiz…
O sadece ve sadece bir çocuktu aslında sırf Narin de değil:
Narin ve nicesi…
Yazıklar olsun hayat, sana verdiğim emeğe ve sevgiye!