0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
349
Okunma
Sahne: Bir apartmanın girişindeki ofis
Ev Sahibi (Servet Bey): (şık bir takım elbise giymiş, eli sürekli cebinde tesbihle oynuyor) Hoş geldiniz beyefendi buyurun oturun bakalım. Ev kiralamak için mi geldiniz?
Memur (Ali Bey): (omzunda eski bir çanta, yorgun ama nazik) Evet efendim, öyle. Uygun bir ev arıyorum ama bütçem sınırlı...memurum da.ismim Ali efendim.
Servet Bey: (alaycı bir gülümsemeyle) memur musunuz maşallah sınırlı dediniz ya, sınırı nerede çizdiniz Ali Bey? Bizim evler kraliyet sarayı gibidir. Fiyatı da ona göre...
Ali Bey: (espri yapmaya çalışarak) Saray mı? Padişah mıyız ki yerleşelim? Daha çok "gecekonduya sultan" modundayız.
Servet Bey: (gülerek) Vay, espri de yapıyorsunuz ha! Ama benim evlere gecekondu demeyin. Evlerim tablo gibidir, fiyatı da Picasso gibi!
Latife Hanım (Ali’nin eşi, kapıdan giriyor): (bir yandan elinde poşetlerle içeri dalar) Hayırdır Ali? Picasso mu dediler? Biz müzeye mi taşınıyoruz?
Ali Bey: (bir yandan eşine bakıp gülümser) Yok hanım, Servet Bey burada evden çok sanat eseri satıyor. Ama bütçemizle tablonun çerçevesini bile zor alırız.
Servet Bey: (ciddiyetle) Hanımefendi, bizim evlerimiz tam ailelere göre. Merkezi konum, otopark, manzara…
Latife Hanım: (kaşlarını kaldırarak) Manzara mı? Karşı apartmandaki çamaşır iplerini mi kastediyorsunuz? En fazla bir tişört dansı izleriz herhalde!
Merve (Ali’nin küçük kızı, birden içeri dalar): Baba, baba! Evde balkonda salıncak olacak mı?
Ali Bey: (kızının saçlarını okşar) Olur kızım, ama önce ev bulmamız lazım. Servet Amca’ya dua et, bizi zengin sanırsa belki bir ev verir.
Servet Bey: (kahkaha atarak) Zengin değil ama tatlı dilli bir aileniz var, Ali Bey. Bak, çocuklu ailelere kıyamam. Size indirim bile yaparım!
Latife Hanım: (şüpheyle) Gerçekten mi? Kaç paradan bahsediyoruz?
Servet Bey: Normalde bu ev 30 bin ama size kıyak yaparım, 29 bin 999!
Latife Hanım: (şaşkın) Aman Allah’ım! Bütün mahalle kıskanır bizi bu indirimle. Hatta belki apartman sakinleri çiçekle kapımıza gelir!
Merve: Baba, 30 bin ne demek? O kadar paramız var mı?
Ali Bey: (kızına gülerek) Tabii var kızım, ama hepsi rüyada. Bir uyansam, maaş çoktan bitmiş.
Servet Bey: (gülerek) Ali Bey, mizahınız güzel ama iş ciddi. Bu ev gerçekten değerli. Mutfak dolapları sıfır, banyoda boy aynası var. Daha ne olsun?
Latife Hanım: (alaycı) Sıfır dolap dediniz ama dolapların içi mi sıfır, yoksa kendisi mi?
Servet Bey: (gururla) Hanımefendi, dolaplar sıfır model ama içlerini siz dolduracaksınız. Ev boş, ama ruhu dolu!
Ali Bey: (kendi kendine mırıldanarak) İnsan bir dolap koyar da içine biraz vicdan bırakır...
Latife Hanım: (kocasının sözünü duyup güler) Servet Bey, siz de bizim gibi bir aileniz var mı?
Servet Bey: (gözlerini kısarak) Var tabii, ama ailem beni pek ciddiye almaz. İşte, burada ev sahipliği yaparak kendimi teselli ediyorum.
Merve: Servet Amca, evde balkon var mı? Çiçek yetiştireceğim!
Servet Bey: (şakacı bir şekilde) Balkon var ama çiçekleri kendin alırsan yetiştirirsin. Biz toprak hariç her şeyi sağlıyoruz.
Latife Hanım: (Ali’ye dönerek) Ali, hadi kalk. Bu ev bizim rüyalarımızı bile zorlar. Sen de Picasso’ya merhaba de ve başka evlere bakalım.
Servet Bey: (kahkaha atar) Yolunuz açık olsun Ali Bey! Ama geri dönerseniz, fiyat bir tık artar, haberiniz olsun.
Ali Bey: (gülerek) Tabii tabii, Servet Bey. Picasso’yu da anmadığımız bir gün görüşürüz.
Perde kapanır.
1’inci Perdenin Sonu
-----Devam edecek-----
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.