1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
155
Okunma
Sovyet Bilimler akademisi ayarında kaç tane kurum var Türkiye’de çok merak ediyorum. İcat ve buluş odaklı bir bilimsel kurum Tübitak’ı biliyorum. Ama ortalıkta özellikle Sanal ortamda herkes prof olmuş, Türkiye’de özellikle Arkeoloji alanında Tarih alanında bir birikim var. Ancak Ilıpınar kazısını bile Elin Hollanda’lısı yaptı, yine o yapacak zannedersem...
Ülkemizde bu işler Schliemann ile başlamadı.
Ancak Yabancı Arkeolog ısrarı neden bilmem, Ülkemizde yetişmiş bir çok arkeolojik kazı yapan ekipler var, Uzmanlar var, Kazı başkanı Türk olması gerekmektedir. Bunu belirtmiş olayım.
AKADEMİK LİYAKAT YERLERDE
Gelelim Akademik münevverlere; Okul okumadan akademik ünvan gerçekten önemli buluş yapan kişilere fahri doktora verilir, Bazı üniversiteler nezdinde onun içinde pek çok işler başarmış olmanız gerekmektedir.
Katıldıkları program ve seminer panel gibi etkinliklerde hiç bir ünvanı olmadığı halde kendilerine prof, Uzman vs gibi ünvanları layık görenlerin para ile kitap bastırmaktan başka ne becerileri var?
İnternette sanal akademiler kuran Saka İskitler üzerinden pirim kasmaya uğraşan ve gerçekten dipnotu, kaynakçası ile farkını ortaya koyan gerçek araştırmacıları sanal ortamda itibar suikastı yapmaya çalışan Bu zavallı eski imamhatipli şimdi sözde şaman olmuş maskesi düşmüştür. Sadece bu kişi değil, Yabancı ülkelerde yaşayıp, Avrupalı Alevi Türkmen kardeşlerimizin oyunu Akp’ye kanalize etme vazifesi gören Sarı Saltuk adını kullanan provakatörleri ibretle izlemekteyiz. Daha Türkçe yazmaktan aciz, bu Avrupa hayranı sözde akademisyen tarihe hizmet edeceğim diye daha çok zarar veren biridir. Türkiye’de para aktardığı yerli troller ile epey zamandır algı operasyonu yaptı. Ancak maskeleri düştü. İngiltere’de ve çeşitli yerlerde organize olan bu kişiler Türkiye Cumhuriyeti devletini ve kurucularını hedef aldılar.
Arşivlerde yıllarca çalışmalar yapan arşiv tozları yüzünden sağlından olan gerçek araştırmacı, akademisyenler saç baş yolar iken, Devlet arşivlerinde köşeleri tutan Süleymancılar bu sözde akademisyenlere belgeleri tercüme edip vermektedir.
Liyakatin yerlerde süründüğü Üniversitelerde öğrencilerinin çevirdiği Osmanlı Türkçesi metinleri kendi kitabı gibi basan Proflara şahit olduk. Öğrencilerin derslerini kendi çevirisi gibi kitaplaştıran bu ilahiyatçılar ve diğer üniversitelerdenki akademisyenlerin bir soruşturmaya tabi tutulmaları elzemdir.
Fetö sonrasında kenar köşede kalan sempatizanları fırsat kollamaktadır. Bizim yazılarımızdan rahatsız olanlar ise kendi adları geçmemesine rağmen paçaları tutuşmuş gibi kendilerini aklama gayretlerine düştü. Kimisi ise yaptıkları takiyeler ortaya çıkacak diye göz dağı verme gayretine düştüler, 2025 yılı şubat ayında Bursa Adliyesi’nde hakim karşısına çıkacağız. Sosyal medyada Atatürk’e alenen hakaret ettirme gayretleri güden Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı kişi ile adaletin huzurunda hesaplaşacağız. Tarihi eser kaçakçılığından davası görülen bu şahıs, izinsiz para toplamadan para cezası almış, kuyruk acısı ile ne yaptığını bilmeyen bir zavallıdır.
Süleymancıların yedi kıta dergisinde yazılar yazdırılan bu ve benzerleri parlatma gayesi sonucu üniversitelerde dahi liyakatsiz akademisyen ile doldu. Sahte diploma ile vakıf kuran ve sözde çalışmalar yapan Arkeolog, Etnolog,Halk bilimci diye saya saya bitmeyen bir liste oluşur, ancak köşe yazısına sığmaz. Ayrıca üniversitelerde yaşanan taciz olaylarına başka bir yazıda mutlaka değineceğiz. İğrenç duyumlar almaktayız.
Hatta artık Skeçlere bile konu olan bu olay kabak tadı vermeye başladı. Güldür güldür programında işlenen dekan ve kadrolaşma konusunu Türkiye izledi. En son olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin için söylenir oldu. Muhalefet bu konuyu bile gelişi güzel işledi. Bir eylem dahi yapmadan konuyu kapattı. Sebahattin Önkibar ağabeyin dediği gibi Sarı muhalefet bunlar, yaptırımı olmayan, yerden toz kaldıramayan muhalefet, kazandığı yerel seçimleri üstünlüğü iktidara hediye eden muhalefet. Nerde o 68 kuşağı? Nerde o 6. Filoyu kovan ruh? Nerde o eski milliyetçiler?
Eskilerin Muhafazakarı bile milliydi. Refah partili amcamız bile Kuranı kerimi Türkçe oku, ne okuduğunu bil derdi. Şimdi ise aman Türkçe okuma ateist olursun diyorlar...
Velhasılı kelam Eğitim camiasının içine düştüğü bu iğrenç durum bir an önce düzelmesi dileğiyle..
SÖZÜN ÖZÜ
Yarınların gençleri özgür olsun diye, Rahat yaşasınlar diye liyakati esas alan bir düzen getirilmeli, yoksa bir uçuruma giden Gelecek var. Kapitalizm doymuyor eğitimden dahi kısıntı yapıyor, Yeni abd başkanı Eğitime gerek görmüyor, Eğitim Bakanlığını kaldıracağını seçim vaadi yapmıştı. Eğitimli insanlara elitler dahi düşman demekki, oysa Dünya Eğitim ile ihya olur; Gelecek Eğitim ile kurtulur, Meyve fidanı gibi filizler yeşerecek, boylanacak, ağaç olacak, o fidan sulanacak, şahlanacak kökü yerin dibinde dalları göğe uzanacak.
Ulu kocaların ektikleri çınarlar halen yaşamaktadır. Gelin hepberaber liyakate sarılalım."İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın." Demiş Büyükler...
Haftanız güzel, Derun-i Nizam’ın uluları, Ricaül Gayb’ın erenleri ve HIZIR (as) Yoldaşınız olsun...
Not: Bu makale 23 Aralık 2024 Pazartesi günü Orhangazi tv ve Orhangazi Lider gazetesinde tefrika edilmiştir.