Amansız bir aşkın acı bir umutsuzluk içinde kıvrandırdığı kimseler gider, gözlerden uzak bulunan ağaçlıklı yollarda saklanırlar... vergilius
Halit Durucan
Halit Durucan

GENÇLİK NEREYE

Yorum

GENÇLİK NEREYE

( 1 kişi )

0

Yorum

1

Beğeni

1,0

Puan

262

Okunma

GENÇLİK NEREYE

Dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun, her devlet çocuklarını ve gençlerini eğitim kurumlarıyla geleceğe hazırlar. Bilim temelli eğitimler, ilkokul çağından başlar. Yetenekler erken dönemlerde tespit edilir. Eğitim sürecinde yetenekleri belirlenen öğrenciler, yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre eğitilirler. Gençlerimiz mezun olduğunda mühendis, tıp matematik, resim, tarih, coğrafya, müzik heykeltıraş ve edebiyat gibi pek çok branşta nitelikli eleman olarak devletine, milletine ve tabi ki dünya insanlığına hizmete hazırdır. Bu gençler, belirli bir dönem mesleğinde daha da pekişmesi için staj görür, bilgileri ve becerileri gelişir. Akademik unvan alabilecek safhaya geldiğinde sınavlara katılarak hak ettikleri unvanları alır ve yeteneklerine göre istihdam edilirler. Öğrencilerin bu safhaya gelebilmesi için hükümetin niversiteleri birer ilim ve bilim yuvası görerek, her üniversitede mutlaka AR-GE imkânlarını artırmalıdır. Devlet, bunu yeterli görmemeli, yetenekli öğrencileri yurtdışına göndererek öğrencilerin ilminin pekişmesini ve artmasını sağlamalıdır. Gelişmiş ülkeler, öğrencilerini bu şekilde eğitiyor ve başarılı sonuçlar elde ediyorlar.

Türkiye’de gençlere gerekli özen gösterilmiyor.

Eğitim kurumlarının etrafında torbacı olarak bilinen uyuşturucu satan kişiler cirit atıyor. Merdiven altı diye bilinen sentetik uyuşturucu maddeler el altından gençlere veriliyor ve gençler uyuşturucu bağımlısı oluyorlar. Bu korkunç gelişme ayyuka çıktığında Milli Eğitim Bakanı, uyuşturucu alışma yaşının 14 değil, 21 olduğunu söyleme gafletinde bulunmuştu. Sanki 21 yaşında uyuşturucu bağımlısı olmak gençler için bir tehdit değil! MEB’nın bu absürt açıklamasına karşın, İçişleri bakanlığı, son günlerde uyuşturucu baronlarına karşı amansız bir mücadele yürütüyor. İçişleri bakanımızın bu çalışması geleceğimiz açısından vatandaşlar olarak bizleri çok rahatlatıyor. Umarım, bir yerlerden ’dur’ emri almaz!

İŞTE GENÇLERİMİZİN BAĞIMLILIK ORANI:

15 yaş altı % 14
15-19 yaş arası % 37,4
15-24 yaş arası % 71
20-24 yaş arası % 28
25-29 yaş arası % 11,4

İNTERNETTEN UYUŞTURUCU ALANLAR:

Yüzde 23’le ilk deneme yaşı 15 yaş altı
Yüzde 1,7’si hiç okula gitmemiş
Yüzde 91’i 1-8 yıl eğitim almış
Yüzde 7,3’ü 9-12 yıl eğitim görmüş
Yüzde 35,3’ü meraktan başlıyor
Yüzde 85’i sokak satıcısından alıyor.

Ülkemizde uyuşturucu bağımlılığı tedavisi görenlerin % 48”inin 19 yaş altı yani ortaokul ve lise, zorunlu eğitim çağında olduğu dikkat çekicidir. Uyuşturucu bağımlısı gençlerden intihar haberleri geliyor. Gençler ve aileleri ülkenin bu durumundan bir hayli endişeli.

Çocuklarımız ve gençlerimiz bir yandan uyuşturucu tehdidiyle karşı karşıya kalıyor, diğer yandan akıl ve ilimden uzak bir zihniyetle eğitiliyorlar. Son günlerde basın ve medya organlarından gördüğümüz gibi çocuklarımızın derslerine sarıklı-cübbeli sözde eğitmenler giriyor ve yobaz anlayışlarını çocukların beyinlerine kodluyorlar!

Uygulamaları şöyledir:

Yobaz-dinci hocalar, ders saatlerini namaz vakitlerine göre düzenliyorlar. Namaz kılındıktan sonra bu öğrenciler mezarlığa götürülüp, ölüler için dua etmeyi öğreniyorlar. Bu uygulama tamamlandıktan sonra da çocuklara mezar ve camii temizliği yaptırıyorlar; yani öğrencilerin eğitimleri böyle saçma sapan uygulamalarla heba ediliyor. Dikkat edelim; İsviçre’de çocukların önlerine saat parçaları konuarak çocuklara saat yapmaları öğretiliyor! Aradaki fark bu kadar net!

Yobazların yaptığı bununla da sınırlı değil:

Geçtiğimiz günlerde yetişkinlerin bile tüylerini diken diken eden bir haber gündem oldu. Diyanetin ve tarikatların dayatması sonucunda öğrenciler için kâğıttan yapılmış kurbanlık koyunlar çocukların önlerine konuluyor; çocukların ellerine tahtadan yapılmış bıçaklar veriliyor ve yobaz eğitmenlerin gösterdiği gibi çocukların kurban kesmeleri isteniyor!

Böyle bir zihniyetin bunları yapması gayet normaldir; çünkü bu zihniyet, ilme ve fen bilimlerine karşı düşmanlığı var. Hatırlayalım, Eğitim seviyesi yükseldikçe oy oranlarının düştüğünü alenen söyleyen bir zihniyetin ellerine teslim ediliyor gençlerimiz. Bir yerde eğitimli insanları gördükçe kendilerini afakanların bastığını söyleyeleri de gördük bu ülkede.
Ne yazık ki, Türkiye’de hayalleri çalınan, çalışma imkânı bulamayan gençlerimiz geleceklerini Avrupa ülkelrinde arıyor artık.

Şu araştırma çok ilginç: Yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2021 yılında, bir önceki yıla göre % 116,9 artarak 739 bin 364 kişi olurken son iki yılda ülkeden gidenler 708 bini aştı. Bu araştırmaya göre 2019, 2020 ve 2021 yıllarında ülkeden 20-29 yaş arasında 286 bin genç geleceğini yurt dışında aradı.

Türkiye’den kimler kaçıyor?

Doktorlarımız,
Hemşirelerimiz,
Bilim insanlarımız,
Öğretmenlerimiz,
Avukatlarımız,
Mühendislerimiz,
Meslek lisesi mezunlarımız,
Sermayesi olan meslek sahibi vatandaşlarımız,

Bu vahim tabloya baktıkça Türkiye’nin beyninin söküldüğü anlaşılıyor. Bir ülkenin beyni sökülüyorsa o ülkenin kısa, orta ve uzun vadede toparlanması asla mümkün değildir. Bu sebeple; ülkemizin tepesinde bulunan kelli-felli beylerin gerçeklerle yüzleşeerek bu çökmeye dur diyecek ciddi adımlar atması gerekir. İlk başta, dört başı mamur Gençlik Projesi hazırlayarak hayata geçirmelidir. Üniversitelerde diploması şaibeli dinci-yobaz sözde akademisyenler eğitim kurumlarından uzaklaştırılıp, yerine ehliyetli ve liyakatli akademisyenler bir an evvel atan malıdır. Üniversiteler mutlak surette özerk olmalı, siyasetçiler ve tarikatlar eğitim yuvalarından o kirli ellerini çekmelidir. Her üniversite yerleşkesine bir yurt yapılarak yurt sorunu kökten çözülmeli; başka illerden gelen, bin bir zorlukla okumaya çalışan gençlerimize hükümet mutlaka el uzatmalı, öğrencilerin maddi ve manevi sorunlarını çözmelidir. Hükümet ve üniversite yönetimi, öğrencilerimize araştırma ve icat etme duygusunu aşılamalı ve hazırlayacağı Gençlik Ödülleri Projesi ile ödüllendi-rilmelidir.

Kanımca, bu ve benzeri uygulamalar tez zamanda hayata geçirilirse öğrencilerimizin okuma şevki artacak, beyin göçü duracak; kendini yalnız ve çaresiz gören çocuklarımız ne düğü belirsiz tarikatların eline düşmeyecek, Türkiye eğitimli insanar ülkesi olacaktır. Gençliğine sahip çıkan bir ülkenin beka sorunu olmaz, diye düşünüyorum.

Makalemi, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal’in şu sözleriyle noktalıyorum: “Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde aklın ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar. Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus kişisinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt ve şart yoktur.”

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

1.0

100% (1)

Gençlik nereye Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gençlik nereye yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GENÇLİK NEREYE yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL