6
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
481
Okunma

Bir varmış bir yokmuş.
Memleketin birinde bıldırcınların bol olduğu yerlere avlaklar kurulur, bu avlakların bir sorumlusu, günün avcısını seçecek bir de kurulları olurmuş.
Bunlardan birisi de EDİPLER avlağıymış Ediplerde avlanmak meccanen olduğu ve en iyi avcı seçiminde adil davranıldığına inandıkları için, memleketin dört bir yanından gelen avcılar burada avlanmayı tercih ederlermiş. Ediplerin seçki kurulu gece on ikiden ertesi günün gece on ikisine kadar avcıları takip eder, ince eleyip sık dokurlar, o günün avcısını seçerlermiş.
Yine günlerden bir gün Ediplerin avcıları ava çıkmışlar. Ertesi gün gece on ikide alanda toplanmışlar. Heyecanla avcı seçme kurulunun vereceği kararı bekliyorlar. Seçki kurulunun sözcüsü:
“Her zaman olduğu gibi bu günde sizleri takip ettik. Avcılıkta ki hünerlerinizi değerlendirip kararımızı vereceğiz. Bizim işimizde kolay değil. Ama avcılığa bir katkımız olsun diye bu işi severek yapıyoruz. Bu gün sadece üç avcı bıldırcın ile döndü. İlk sözü çok bıldırcınla dönen avcımıza veriyorum:
“Efendim ben dağlarda gezip yorulmadım. Birçok yerde bıldırcın üreten çiftlikler var. Oradan aldım getirdim…”
Sonra uzattıkça uzatmış. Sözü bıldırcınların tüylerinin nasıl yolunacağına, nasıl temizleneceğine, nasıl yenileceğine getirmiş. Dinleyenler sıkılsa da bu uzun konuşma kurulun hoşuna gitmiş.
Sonra sıra diğer avcıya gelmiş:
“ Ben dağlarda gezdim. Bıldırcın aradım. Ayaklarım su topladı. Sonunda tekli kırma tüfeğimle iki bıldırcın vurabildim. Elimde çiftem, hatta otomatik tüfeğim olsaydı daha çok bıldırcınla dönebilirdim. Ama ben dağları, ovaları, şırıl şırıl akan dereleri gördüm. Şimdi onları anlatmaya kalksam dinlemezsiniz.”
Üçüncü avcı ağzındaki bıldırcını eline almış:
“ Benim tüfeğim de yoktu. Ağzımla tuttum bu kuşu. Benim hünerimin sizin değer ölçülerinde yeri yok. Söyleyeceklerim bu kadar. Daha çok konuşursam belki beni avlağa da almazsınız.”
Seçki kurulu karar vermekte zorlanmamış. Neticeyi açıklamışlar:
Birinci: Çiftlikten bıldırcın getiren.
İkinci: Tek kırma tüfekle iki bıldırcın vuran.
Üçüncü: Ağzıyla bir kuş tutan.
Ertesi günkü avda ve değerlendirmede buluşmak üzere dağılmışlar.
RASGELE…