0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
188
Okunma
Önce huyların eğitim yoluyla değişeceğini savunanların görüşünü vermeye çalıştık.Bu görüş sahipleri huyların yaratılışla bağlantısı olmadığını ve eğitim ile huyların kazanıldığını iddia etmişlerdi. Sonra da huyların değişmeyeceğini savunanların görüşlerini aktarmaya çalıştık. Bunlarda verasetin asıl olduğunu ve eğitimin kişinin huylarını değiştirmede hiç bir rolü olmadığını, sadece verilen eğitimin huylara kılıf geçireceğini fakat,aslına etki yapmayacağını iddia ediyorlardı.
Bu iki düşüncede doğru taraflar bulunmaktadır. Ancak eksikler söz konusudur. Çünkü huyun değişmesinde verasetin de çevrenin de payı vardır.Yani bazı huylar yaratılıştan gelmekte, bazıları ise sonradan kazanılmaktadır. Bazı alimlere göre huy iki çeşittir: Birisi tabiidir. Yani asıl yaratılıştan mevcuttur ki,bunun değiştirilmesi mümkün değildir.Diğeri ise,anlaşma ve alışkanlıklarla kazanılan huydur ki,bunun değiştirilmesi mümkündür.
Yaratılıştan getirilen bazı huyların değiştirilmesi mümkün değil,deniyor.Fakat şu gerçek de unutulmamalıdır ki, yüzyıllardır huyların değişmesi üzerinde durulmuş,çeşitli inceleme ve araştırmalarda bulunulmuş lakin,henüz ilimler hangi huyların doğuştan getirildiğini hangilerinin ise sonradan kazanıldığını tespit edememiştir.Bu bakımdan bizlere düşen,her huyun müspet yönde değişebileceğini farz edip,onun eğitilmesine çalışmalıyız.
Çoğu filozofların dediği gibi insan nefsi, yaratılışında ne sırf hayır,ne de sırf şer üzerinedir. Bilakis iki tarafa da istidadı vardır. Eğer iyi ahlaka sevkedecek bir yardımcı mürşit bulursa ve Allah’ın razı olduğu ahlakı kazanır ve güzel amelleri işlerse, mes’ut ve kemal sahibi olur. Böyle yapmayıp da rezil kişilerin yakını olup, müstehcen, çirkin amelleri işlerse,kötü ve düşük olur,hüsrana yuvarlanır.
Her insan bir takım duygular,melekeler ve huylarla yaratılmıştır ki,bunların ortadan kaldırılması mümkün değildir. Aslında buna gerekte yoktur. Bunlardan kötü olan veya kötü gözükenlerini yok etmeye çalışmak yerine, yönlerini iyiliklere çevirmeye çalışmak daha doğru bir yoldur.Yani değişecek olan insanlardaki huylar değil,yönleridir.
Bediüzzaman Hazretleri de yaratılıştan verilen huyların değiştirilemeyeceğini ancak eğitimle bunların yönlerinin hayra çevrilebileceğini ifade etmiştir. Bir insanda hırs varsa bu kişiye “Hırs gösterme” demek,yaratılışını değiştir demektir. Bu da söz konusu olamayacağından en güzeli hırsın yönünün hayra döndürülmesidir. Gerekli eğitimle bu kişi hırsını çalışmakta, gayrette,maddi ve manevi ilerlemekte gerçekleştirebilir.
Huyların yönlerini iyiye çevirmenin de yolu doğru eğitimle onları terbiye etmektir.
Kötü ahlakla mücadele deyince,bundan murat bu kötü vasıfları kökünden söküp atmak değildir. Şehvetler bazı gayeler için yaratılmıştır. Eğer yemek şehveti kesilirse insan helak olur, bunun gibi cinsiyet,mal arzusu,yaşamak için zaruridir. Yapılacak şey ortadan kaldırmak değil ifrat ve tefritten normale çevirmektir.Bu bakımdan Allah-u Teala,Kur’an-ı Kerim’de "Elini boynuna bağlama,onu büsbütün de salıverme"( İsra,17/29) buyurmuşlardır.
Cenab-ı Hak bu ayetinde insana orta yolu,itidali tavsiye etmektedir.Bu da ahlakın değişmesinin mümkün olduğunu göstermektedir.
İslam alimlerinin hemen hemen hepsi ve filozofların çoğu bu fikri tercih etmişlerdir.Bu görüş,ele aldığımız diğer iki görüşün en doğrusudur. Peygamberlerin ilahi tebliği ulaştırmada, tarikat şeyhlerinin ve alimlerin terbiyede takip ettikleri yol budur.
Mesela,İbn-i Miskeveyh huyların değişmesi konusunda şu görüşleri ileri sürmüştür:
Biz ahlakı kabul edecek bir yaratılışa sahibiz.Eğitim ve öğütlerle hızlıca veya yavaş yavaş değişebiliriz.Çünkü bunun doğruluğunu açıkça görmekteyiz.Aksi görüş ise akıl ve ayırt etme gücünü ortadan kaldırmaya bütün yönetim işlerini ve insanları başıboş bırakmaya,yeni yetişen gençleri ve çocukları yönetimsizlik ve eğitimsizliğe terketmeye sürükler.Bu da gerçekten çok kötüdür.
Gerçekten de huylarımızın yaratılıştan geldiğine ve hiç bir şekilde değişmeyeceğini kabul ettiğimizde her şey şimdi, olduğundan çok daha kötü bir durum arz eder.Nasılsa ne yapılırsa yapılsın huylar değişmeyecekse,insanların eğitilmesi de boşa çıkar.Böylece eğitim ve terbiye terkedilirse işte gerçekten o zaman huylarımız kendi haline terkedileceğinden kötü tesirler altında kalarak zarar verirler. Ayrıca eğitim ve öğretim aksadığından maddi ve manevi terakki de engellenmiş olur.
Ahmet TULGANER