1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
395
Okunma
Pandoranın kutusu açılırken:
Hep söylenirdi. bunların [gizli kapaklı] rejim karşıtı ajandaları var filan diye!
Gerçekten de öyleymiş...
O kadar öyle ki, artık herkesin net bir şekilde görebildiği gibi, rejimi becerebildikleri kadar (dinsel tonaj) değiştirmek istedikleri!
Evvelen; Erbakan hocaları çıkar.. utanıp, sıkılmadan ve gerçeğin hilafına.. bir sürü demogojiyle (Atatürk yaşasaydı ’Refahlı’ olurdu) filan diyerek, başlardı mugalataya...
Sanisen; hocalarıyla ayrışan.. onun yetiştirmeleri ’yenilikçi ekip’ parti kurup, iktidara gelerek en bilineni {iki ayyaş} ile başlayan ve (Lozan hezimetti} eleştirileriyle devam eden nice inciler saçarlardı ülke gündemine.. inci ve saçmak ’yazınsal estetik’ oluyor tabi ki burada...
Aynı kişiler on üç yıl birlikte yol yürüdükleri Fetö darbesiyle köşeye sıkıştıklarında da.. parti genel merkezlerine şimdiye kadar görülmüş en büyük Atatürk posterlerinden birini asıverirlerdi.. hiç tereddüt etmeden!
İnsanının sorası geliyor.. yav arkadaş ne ara, ’tankların egzozuna fanila/don tıkayarak’ destan(!) yazarken, yaptırdınız da astınız o dev posteri.. oraya?
Ahmet Kutlu Ayyüce