6
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
1250
Okunma


Ahmet Erhan, diğer şairler gibi ana akımın gürültülü koridorlarında sıkça anılmaz. Fakat ben onu hep "Öyle"[1] adlı şiirindeki o sarsıcı dizesiyle; hayatın tam kalbinden sorduğu o keskin sorusuyla hatırlarım:
“Hiç kendine çarptığın oldu mu birdenbire bir köşebaşında?”
Dün akşam, bu kadim şehrin zıtlıklarla örülü kaosunda[2] yürürken, o soru ruhumun kuytularında yeniden yankılandı. Tarihin zulümle, acıyla, tuhaflık ve çelişkilerle yoğurduğu bu devasa metropolde; karanlığı delip geçen aydınlık zihinleri, o ışık saçan insanları hâlâ fark edebiliyor olmanın şaşkınlığını yaşadım.
Öte yandan, hayatın günlük keşmekeşinde artık güzelliklere rastlamakta zorlandığımız; salgınların, savaşların, doğal afetlerin ve sadece ülkemize değil tüm dünyaya körükle pompalanan enflasyonun kuşattığı bu hırçın çağda; güzelliklere rastlamak artık çölde su bulmak kadar zorken, ansızın karşımıza dikilen oportünist karakter fukaralarının bukalemun ağızlarına, o bön bakışlı andavalların ruhsuzluğuna karşı gösterdiğim tahammüle de hayret ettim.
Bir mekâna çekilip de kahvelerimizi yudumlarken; dostluğa, doğayla bağlantıma, elini tuttuğum, tutmaya devam edeceğim çocuklara, ölmüşlerimi yâd ettiğim her âna, beni bu şemail ve ahlakla şekillendiren yüce akla, kalbimle sonsuz kere şükrettim.
Az evvel, Osmanlı klasik mimarisinin o mütevazı dehası, el-fakir-ül hâkiri Koca Sinan’ın gölgesinde; Kristian Xhaferaj’ın[3] kemanında raks ettirdiği o içli nağmeleri, çocukluğumun İstanbul’u, babaannem ve Ali Dedem için defalarca başa sardım. Onlar ki; 1930’larda Balkanlar’daki evlerini, üzüm bağlarını, bostanlarını geride bırakıp, sadece “Vatanım” diyerek bu topraklara sığınmış devasa bir göçün isimsiz kahramanlarıydı.
Arada bir, “Hiç gelmeselermiş...” diye düşündüğüm de olmuyor değil. Neyse ki yekta dostlarım, bağlarım, bahçelerim var; bir zamanlar babamın da dünyaya gözlerini açtığı, iki omzu iki kıtaya yaslanmış, her şeye yeniden başlama sebebimiz olan bu debdebeli şehirde...
Şairin o muazzam dizesindeki misali; ben de birdenbire bir köşebaşında kendime, anılarıma toslayıveriyorum; kimi zaman çiy yüklü bir hüzün, kimi zaman güneşli bir tebessümle.
/ yüRekTen
[1] Şehirde Bir Yılkı Atı kitabından
[2] Taksim Meydanı
[3] Kristian Xhaferaj - İstanbul
youtu.be/m23kHd9tYOM?si=7ZlpHT9kLLs4-EGs__
ph. r.t. / Taksim Meydanı