1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
150
Okunma

ŞEYTANIN KANCASI
Yahya aleyhisselam bir gün ıssız bir yere çekilmiş ibadet ederken kendisine İblis gösterilir. İblis elinde ucu çengelli bir tomar değnekle insanların yaşadığı yerlere gitmeye hazırlanmaktadır. Yahya aleyhisselam sorar:
— Ey İblis, elindeki o çengeller nedir? İblis Hak tarafından kendisine emredilmiş olduğu için doğru söylemeye mecbur kalır:
— İnsanoğlunu sapıtmama yarayan bazı şehevî arzular.
Yahya aleyhisselam:
— Beni sapıtmakta kullandığın bir çengelin de var mı? diye sorunca, İblis:
— Hayır. Fakat bir defasında arpa ekmeğini biraz fazla yemiştin de, namaz ve zikir esnasında üzerine bir ağırlık çökmüştü, cevabını verir. Yahya aleyhisselam:
— Allah’a yeminle söylerim ki, bir daha midemi doldurmayacağım, buyurur. İblis:
— Ben de Allah’a yemin ederim ki, bir daha kimseye hilelerimi söylemeyeceğim diyerek yoluna devam eder.
Tokluk, nefsin arzularını kuvvetlendirir, şeytanın dolaştığı damarları genişletir. Açlık ise nefsin kuvvetini kısar, ruha kuvvet verir.
Mide, kalbe kasvet veren bir kaynar kazan gibidir. Midenin hazımla meşgul olup durması, kalbin ibadetlerden huzur bulmasına mani olur.
Bu sebeple Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam başta olmak üzere güzel kul olma gayretinde olanlar tokluktan sakınmışlardır.
Evet o Mün’im-i Hakikî, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiat ise; üç şeydir. Biri: Zikir. Biri: Şükür. Biri: Fikir’dir. Başta "Bismillah" zikirdir. Âhirde "Elhamdülillah" şükürdür. Ortada, bu kıymettar hârika-i san’at olan nimetler Ehad-i Samed’in mu’cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derketmek fikirdir. Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp, hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de; zahirî mün’imleri medih ve muhabbet edip, Mün’im-i Hakikî’yi unutmak; ondan bin derece daha belâhettir.
Ey nefis! böyle ebleh olmamak istersen; Allah namına ver, Allah namına al, Allah namına başla, Allah namına işle. Vesselâm.
İman ve Küfür Müvazeneleri - 15
Hak Yolunu Seçenler
Her matlubunu bulur, Hak rızasını seçenler.
İki cihan saadeti olur, Hak rızasını seçenler.
Dünyadan, masivadan, Hak rızasını seçenler.
Allah’ın rızasına erer, Hak yolunu seçenler.
Geçtik ol Şaha ermek için, Gönül hanlarından,
Ne han, ne köşk, ne kervan, ne saray, kurduk bir otağ,
Nasiplenmek için biz oturduk, alimler sofrasından,
İlim meclisi gerek, Hak yolunu seçenler.
O yol çok çetindir, ihlas ile gidilir,
Gerek ibadette istimrar, ısrar ve de sebat,
Çokca tevbe dillerde, hem tesbih ve zikir,
Sabır kuşanmak gerek, Hak yolunu seçenler.
Yolu ortadan gitmek, sünneti ifa ile olur,
Sünneti Seniyyedir, hem farzları da korur,
Uy sen de o Servere, bul hakikat yolunu,
Bulan kazanmak gerek, Hak yolunu seçenler.
Aciz Kul der hep Hakkı konuşmalı,
Konuştuğun nasihat, kıssa hisse olmalı,
Gafletinden sıyrılıp, Hak yoluna sapmalı,
Yolu doğru olandır, Hak yolunu seçenler.
Dili zikir bilmeyenin kalbi de şükür bilmez.
Çünkü dil,
kalbi yansıtır.
El Mümin olan Allahın ikramlarını tefekkür etme zamanı gelmedi mi?
Esmaul Hüsna Allah’ın 99 ismi
99 esma 99 dua
Er rahman er rahim
El melik el kuddüs
Allah Allah cellecelalü
Sübhanallah cellecelalü
Sultan Allah cellecelalü
Rahman Allah cellecelalü
Es selamu cellecelalü
El müminu cellecelalü
El müheymin cellecelalü
El Azizu cellecelalü
El cebbarü cellecelalü
El mütekebbir cellecelalü
El haliku cellecelalü
El bari cellecelalü
El musavvir cellecelalü
El gaffar cellecelalü
El gahhar cellecelalü
El vehhap cellecelalü
Er rezzak cellecelalü
El fettah cellecelalü
El alim cellecelalü
El kabit cellecelalü
El basit cellecelalü
El hafid cellecelalü
El rafi cellecelalü
El muiz cellecelalü
El müzil cellecelalü
Eş semi cellecelalü
El basir cellecelalü
El hakem cellecelalü
El adl cellecelalü
El latif cellecelalü
El habîr cellecelalü
El halim cellecelalü
El Azim cellecelalü
El gafur cellecelalü
Eş şekur cellecelalü
El Aliyy cellecelalü
El kebircellecelalü
El hafız cellecelalü
El mukit cellecelalü
El hasib cellecelalü
El celil cellecelalü
El kerim cellecelalü
El rakib cellecelalü
El mucib cellecelalü
El vasi cellecelalü
El hakim cellecelali
El vedüd cellecelalü
El mecid cellecelalü
El bais cellecelalü
Eş şehid cellecelalü
El hakk cellecelalü
El vekil cellecelalü
El kaviyy cellecelalü
El Metin cellecelalü
El Veliyy cellecelalü
El Hamid cellecelalü
El Muhsin cellecelalü
El Mubdi cellecelalü
El Muid cellecelalü
El Muhyi cellecelalü
El Mümit cellecelalü
El hayy cellecelalü
EL kayyum cellecelalü
El vecid cellecelalü
El mecüd cellecelalü
El Vahid cellecelalü
Es Samed cellecelalü
El Kadir cellecelalü
El Kadir cellecelalü
El Muktedir cellecelalü
El Mukaddim cellecelalü
El Muahhir cellecelalü
El evvel cellecelalü
El ahir cellecelalü
Ez zahir cellecelalü
El batın cellecelalü
El vali cellecelalü
El berr cellecelalü
El müteali cellecelalü
Et tevyab cellecelalü
El Müntekim cellecelalü
El Afüvv cellecelalü
El rauf cellecelalü
Malikül mülk cellecelalü
Zülcelali vel ikramu
El muksit cellecelalü
El Cami cellecelalü
El ganiyy cellecelalü
El Mugni cellecelalü
El Mani cellecelalü
El Darr cellecelalü
El Nafi cellecelalü
El nur cellecelalü
El hadi cellecelalü
El bedi cellecelalü
El baki cellecelal
El varis cellecelalü
El reşit cellecelalü
Es sabur cellecelalü
Allah Allah cellecelalü
Sıkıntı ve buhranlarda okunabilecek dua olarak bildirilmiştir.
İsm-i Azam duasını da içinde kapsamaktadır.
La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim; gücün ve kuvvetin Allah’tan geldiğini bilmek ve Allah’tan güç ve kuvvet istemektir. Bizzat son peygamber olan Hazreti Muhammed (s.a.v.) tarafından ashabına tavsiye edilmiş ve sürekli okunmuş olan bir dua ve tesbihtir. Oldukça kapsamlı bir zikirdir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.