Hatalarımı düzelten kimse uşağım bile olsa efendim olur. -- goethe
Zeynep Zuhal Kılınç
Zeynep Zuhal Kılınç
@zeynep-zuhal-kilinc

Ormandaki Adam

2 Temmuz 2023 Pazar
Yorum

Ormandaki Adam

1

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

393

Okunma

Ormandaki Adam


Gün içinde yorgunluğunu atabilmek için ormanlara kaçan bir adam vardı. Şehri arkasında bırakıp, yemyeşil vadilere koşan, börtü böceğin içinde huzuru arayan bir adam.
Mesleğine aşık ne kadar çok insan varsa etrafını sarmıştı şehirde, öyle aşıklardı ki, gözleri normal bir insanın hayatını hor görüyordu.
İnsanlar birbirlerini az görmeye başladıklarında, onlardan kaçmak gerekirdi, nereye gidebiliyorsa insan, izini nasıl kaybettirebiliyorsa, o kadar çok uzaklara gitmeliydi. Çünkü birini az görmek kendini çok görmeye başlamaktı ki bu üstünlüğün bir yansımasıydı. Ve üstünlük taslamanın her dinde tanrıdan bir rol çalmak olarak tanımlandığını bilen bilirdi.
Küçük ilahcıkların içinde boğulan bu adam, mesleğine aşık değildi, ama işini sevmiyor da değildi. Vazifesini yerine getiriyor ve günün sonunda sığınağı olan evine gidiyordu.
Bir iki insan görmek için şehrin içine karıştığında, bu kez de şeytanına aşık insanlar görüyordu. Hile ve düzenbazlık, yalan, hakaret... her türlü şeytani işler sokaklara dökülmüştü. Ama bütün hepsi kötü de değildi, iyiliğin peşinde olanlar da vardı. İyiliğin özünü çözümlemeye çalışanların çoğu üniversitelerde, yüksek binalardaydılar. İyilik nedir diye tanımlar üretiyor, felsefe yapıyorlardı. Bu insanların dört sene boyunca türlü kitaplar aldırıp okuttukları öğrencileri vardı. Onlara, okullarını bitirip iyilik ve kötülüğün tanımlarını öğrendiklerinde diploma veriyorlardı.
Bu insanlara ne demeleydi? İyilik anlatıcıları, iyilik tanımlayıcıları mı?
Uzun ve yorucu bir haftanın sonunda adam yine ormana çekilmişti. Yeşilliklerin içinde kendine bir yer aradı. Biraz yürüyüp ormanın derinliklerine dalınca, birisinin tahta paletlerden oturaklar ve derme çatma bir masanın yaptığını gördü. Sevindi. Masanın etrafındaki sandalyeye yanında getirdiği minderleri dizdi ve uzandı.
Gökyüzüne baktığında bulutarın altında olmanın, kuş seslerini duyduğunda onları dinlemenin ve nefes aldığında ağaçların çevreye saldığı oksijenin tadına varıyordu.
Şehrin kirlerinden böyle arınıyordu.
Ormandaki bu köşe, onun dünyadaki cennetiydi. Bütün iyilik teorilerinden azad olup, bir iki tahtadan oturak ve masa yapan o meçhul kişiyi düşündü. Her şeyi tanımladıklarını sanan iyilik tanımlayıcılarının bilmeleri gereken bir şey vardı; iyilik söylemek değil, yapmaktı.

Zeynep Zuhal Kılınç

Paylaş
Beğenenler
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Ormandaki adam Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Ormandaki adam yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Ormandaki Adam yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
fethiye
fethiye, @fethiye
29.12.2024 08:25:26
Okudum
Yüreğinize sağlık

Ne güzel bir söz '''' iyilik söylemek değil yapmaktır"""

Tıpkı okul sıralarında okutulan """ Din kültürü ve Ahlak Bilgisi""" kitabı gibi. .

Ahlak kitaplardan öğrenilebilir mi hiç..
Sigara içen bi doktorun sigaranın zararlarını anlatması misali..gülünç olur, sıfır etki..

İyilik anlatılmaz yapılır
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.