Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz. saint euremond
ilayda kardaş
ilayda kardaş

Kelebekle Papatya Meselesi

Yorum

Kelebekle Papatya Meselesi

2

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

1440

Okunma

Kelebekle Papatya Meselesi

Kelebekle Papatya Meselesi

Bir hikaye var bilir misiniz bilmem ama sizinle paylaşmak isterim. Bunu bana çok sevdiğim biri anlatmıştı.. Günlerden bir gün uzak diyarlardan birinde bir tırtıl dünyaya gelir. Küçük tırtıl kozasının içerisinden çıktıktan sonra rengarenk bir kelebek olmuştur. Ormanın her yerini uçarak gezer son olarak yemyeşil ve rengarenk çiçeklerin olduğu bir vadiye gelir. Etrafa bakınırken gözüne bir çiçek takılır, onu çok beğenir. Yüzlerce rengarenk çiçeğin yanından geçerek o çiçekle tanışmaya gider.
Merhaba demiş Papatyaya, Papatya da nazlı nazlı hoş geldin demiş ve konuşmaları ilerlemiş. Kelebek kendisiyle ilgili her şeyini anlatmış, Papatyada kendisini anlatmış ve birbirlerinden hoşlanmaya başlamışlar. Gece olunca birlikte yıldızları, ateş böceklerinin danslarını seyretmişler, gün ağarınca da kelebek güneşin sıcaklığından papatyayı korumuş, öyle güzeldi ki aşkları...
Kelebek papatyanın da onu sevip sevmediğini çok merak ediyormuş ama cesaret edip soramamış.. Kelebeğin artık ömrü azalmaya başlamış..
Üzgünüm ama senden artık ayrılmam gerekecek demiş.
Papatya da neden? Yoksa benim yanımda mutlu değil misin demiş.
Kelebek, bilakis çok mutluyum ama biz kelebeklerin ömrü en fazla üç gündür demiş..
Kelebeğin gücü tamamen bitmiş ve son cümlesini seni seviyorumla bitirmiş. Papatya ise bende diyebilmiş arkasından.. Ardındanda göz yaşlarına boğulmuş.
Papatya, sevdiğini söyleyemediği günlerin acısına dayanamamış, bir süre sonra da Papatyanın yaprakları solmaya ve dökülmeye başlamış..
Her düşen yaprağına da seviyor - muş diye geçirmiş..
O günden beri bunu bilen aşıklar seviyor - sevmiyor sorularına başlamışlar..

Hayat böyledir aslında. Uzun sandığımız kadar değildir ömrümüz. Bir anlık yaşıyoruz.. Hayat çok kısa ve biz bunu bazen kestiremiyoruz..

Nazım Hikmet’in şiirini benzetme yapmak isterim.

Kelebek olmak da ayıp değil Papatya olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
Bütün iş Kelebek ve Papatya olabilmekte
yani yürekte..

Mesela güneşten korumaya çalışarak
Mesela bir gece vakti yıldızları keşfederken
Mesela ömrün azken bile birini seviyor olmak
ölmek ayıp olur mu?

Kelebek olmak da ayıp değil Papatya olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Kelebeği Papatya sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Kelebek ne kaybederdi kelebekliğinden?

Kelebek olmak da ayıp değil Papatya olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.


Hayatta her zaman bir Kelebek ve bir Papatya vardır. Bazen Papatya sevdiğini söylese de Kelebek gidebilir. Gitmelere de kalmalara da hiç kimse engel olamaz. Bir kere o karar vermiştir. Papatya, Kelebekten sonra her şeyini kaybeder. Bazen vedalar kaçınılmaz olsa da aşklar ve aşıklar ölmez.
Kelebek Papatyayı sevmeseydi eğer ne kaybederdi Papatyalığından. Kelebeği kaybettikten sonra da döker miydi o güzel yapraklarını. Dökerdi. Neden? Çünkü aşk bir kere kalbine girmişti, yüreğine dokunmuştu nasıl olsa. İnsan yüreğine dokunanı unutabilir miydi?

Güzel olabilecek duyguları bazen egomuz yüzünden, bazen gururumuz yüzünden erteliyoruz. Peki erteleyince de kazanıyor muyduk? Hayır. Kendimiz ile savaşıyorduk tıpkı Papatya gibi. Birini sevmek istersen seversin, karşılık beklemezsin. Sevdikten sonra karşılık bulamasan bile o seni eksiltmez tam tersi duygularının güzel olabildiğinin en güzel kanıtıdır o. Ya hiç sevgiyi yaşamasak ya da aşk nedir bilmesek? O zaman daha kötü olmaz mıydı?
İnsan kalbinin sesini dinleyebilmeli, sonunda terk ediliş olsa bile. Ne kaybederiz ki? Aşkı yaşadıktan sonra acıdan ziyade bu duyguları da yaşamışım demek var iken..
İnsanın yaşayamadıkları takılır boğazına. Ne yutkunabilirsin ne rahat nefes alabilirsin. Bazı şeyleri ne yarına ne de sonraya bırakmak lazım. Doya doya yaşamak var iken.. Sevdiklerimizi yarına bırakıyoruz ama acaba zaman bizi yarına bırakacak mı? Keşke bunu bende başarabilsem..
Papatyaların Kelebeklerin kıymetini bilmesini diliyorum.. En çokta kendime..



Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kelebekle papatya meselesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kelebekle papatya meselesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kelebekle Papatya Meselesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Aygün Deniz
Aygün Deniz, @aygun-deniz
29.4.2023 20:04:42
Tebrik ediyorum

Saygılarla..
hüzünlükent
hüzünlükent, @huzunlukent1
28.4.2023 23:48:58
Aşk denilen duyguyu yaşayanlar
Ya deli olmuştur ya veli
Hiç yaşamayanlar da hep bir arayış içinde kaybolmuştur

Ben elmayı seviyorsam elma da beni sevmeli:)





Güzel Di
Anlatım
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL