Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Ömer Sabri KURŞUN
Ömer Sabri KURŞUN

BABAMA MEKTUP

Yorum

BABAMA MEKTUP

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

584

Okunma

BABAMA MEKTUP

BABAMA MEKTUP

Her zaman bizlere en iyi, en doğruyu, en güzeli öğreten babam…
Sana gönderemeyeceğimi bildiğim halde mektuplar yazıyorum olur olmaz zamanlarda.
Yine o günlerden birisiydi, geçen gün oturdum bizim orda ki cafede sana bir mektup yazmaya karar verdim baba.
Senin zamanında yoktu burada bu cafe.
Sana bu mektubu yazarken cafe çalışanlarından Ahmet bana çay getirdi. Ahmet de de kim diyeceksin?.. Buralarda beni artık her bir cümle tanıyor, her biri ayrı ayrı saygı gösterir, Ömer amca diye hizmette kusur etmezler. Benimle de sohbeti çok severler. Hatırlarsın senin de sohbetini çok severlerdi. Şirinyer de ki evinin yakınında ki bir kahveye gittin mi etrafında çember olurdu insanlar seni dinlemek için… Sanırım bir tek bu özelliğini mi almışım senden… Şimdilik bu bilgi yeter sana baba.

Ahmet bana, sormadan, ben istemeden çay getiriyorsa bilirim ki bir sıkıntısı var. Çünkü benim kahve içtiğimi bilir.
Gücüm yettiğince ortak olurum sıkıntılarına. Hal hatır sorar sohbet ederiz. Gene öyle oldu, ne yaptığımı sordu; babama mektup yazdığımı söyledim. Şaşırdı. Nasıl, neyle, kiminle göndereceksiniz Ömer amca dedi.
Dedim ki: “Ahmet yeğenim, düşündüğün şeye bak, gelen giden eksik olmaz, bir çare buluruz elbet”.
Yahya Kemal’in “Tekrar mülâki oluruz bezm-i ezelde, Evvel giden ahbaba selam olsun erenler” şiirini okusam anlamaz ki garibim.
Artık kuru bir selam da kesmiyor bunca yıldır yüreğime karabasan gibi çökmüş hasretimi baba!..
Mektup yazayım dedim. İyi etmiyor muyum?..
İnanıyor ve biliyorum ki anamla da görüşüyorsun. Her nefes alıp verişte sizi hatırladığımı, dua ettiğimi ona da söyle.

Yıllar geçti, geçiyor. Toprak oldun sanırım baba. Aslına döndün. Hepimiz bir avuç toprak değil miyiz?..
Sen artık suskunlar vadisinde yatıyorsun. Ama eminim ki beni duyuyorsun. Konuşmasan da sağır ve dilsiz hatipsin.
Son yıllarda iki samimi arkadaş olmuştuk. Ne güzel, ne bulunmaz, ne doyulmaz dostluk bu baba oğul dostluğu?.. Bu yalan dünyada bütün insanların arayıp da bulamadığı işte öyle bir dostluktu. Ne acı, seni yitirdikten sonra, baba kelimesinin bıraktığı boşluğu dolduracak başka bir ad bulamıyorum.
Sen de biliyorsun bu dünyada vefa yok!.. Oralarda var mı baba?.. Ben de geleyim mi?..
Biliyorum bu sözüme güceneceksin. “O nasıl söz öyle, ne acelen var oğlum, sende benim gibi torunlarının mürüvvetini gör hele” diyeceksin… Diyeceksin de babam ben de birkaç gün sonra yetmiş üç yılı geride bırakacağım. Yaşlandım senin anlayacağın. Artık ayaklarım bedenimi zor taşıyor.

Senden öğrendiğim o kadar çok şey var ki şu hayatta… En güzeli ise, vicdan sahibi bir insan olmak… Bana ömrüm boyunca, vicdanımı rahatsız eden hiçbir şeyi asla yapmamamı öğretirken ne de doğru cümlelerle ne de doğru dersler vermişsin aslında… Küçükken de kocaman adam olduğumda da benim en korunası tarafım oldu vicdanım… Bunun için sana minnettarım… Şimdi yaşlanmış bir adamken bile, senin söylediğin her cümle kulağımda.
Bu günlere gelinceye dek kadar çok hata yaptım ki bilemezsin baba ama senin bana öğütlediğin gibi; “önemli olan hata yapmak değil, hatalarından ders çıkarmak ve birilerini bilerek asla üzmemek.“ düsturunda yürüdüm… Hayatım boyunca bilerek kimsenin kalbini kırmadım. Senin yolundan gitmeyi hiç bırakmadım baba… İnsanlara saygılı olmayı, sevmeyi, şefkat göstermeyi, yardımlaşmayı, fedakârlığı sen gösterdin. Bende öyle yaptım.. Dürüst, karakterli bir birey olmanın önemini sen anlattın… Hep öyle olmaya insanüstü gayret sarf ettim…
Düşünüyorum da şimdi baba; beni ben yapan sendin… Beni sevgiyle, şefkatle, sabırla, adım adım büyüttün, okuttun ve bu günlere ulaşmamı sağladın. Şuan özgüveni yüksek, kendine güvenen, sevgi dolu azimli bir birey olarak bu günlere geldiysem senin sayende…

Senin yokluğunda her mevsim sonbahar mevsimi gibi hüzünlü ve hazan verici.
Senin yerin hiçbir zaman dolmayacak, sen her zaman benim kalbimde yaşayacaksın canım babam.

Sizi çok özlediğimi, garipsediğimi tekrarlamaya ne hacet. Anama ayrıca yazacağım.
Babalık hakkını helal et. Ellerinizden, toprağından öperim babacığım.

16.01.2023
Oğlun Ömer

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Babama mektup Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Babama mektup yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BABAMA MEKTUP yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL