Faziletli olmak, keskin bir kılıca oturmak kadar güçtür.-- bhartrıharı
Orhan KANZA
Orhan KANZA
@orhan-kanza

Lulu'ya Mektuplar (Ben Haritası)

15 Ocak 2022 Cumartesi
Yorum

Lulu'ya Mektuplar (Ben Haritası)

2

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

667

Okunma

Lulu'ya Mektuplar (Ben Haritası)

Merhaba Lulu.

Doğum günü; Zaman aşıdır. Her yıldönümü daha bir bilenir insan. Pişer demiyorum bak, bilenir diyorum. Pişmek müstesna bir yazara göre armutlar içindir, zaman sadece armutların olgunluk mevsimi. İnsan bileniyor, kalbi burkuluyor, tenine zamandan hatıralar kalıyor. Yolun yarısını geçtim Lulu. Gün gün eskiyorum; eşyanın tabiatı gibi eskiyor, bir köşeye itiliyor, mahzen rutubeti doluyorum. Körkütük sarhoş olmak istiyorum, kör bir kütük gibi sessiz, ağır, demli, durgun ve yerinde ama duruyorum!

Dönüp ardımdan Lut’un karısı gibi baktığımda, puslu, sağanak bir hüzün, yol ayrımları, garip patikalar, şiirler, şarkılar, filmler, yazılar, kâğıtlar görüyorum. Pusu kurbanı gibi hissediyorum, hüzün iflah olmaz bir kenevir tohumu gibi içime işlemiş, yol ayrımları insanın zorluğu, garip patikalar ucube gibi değmiş hayatıma. Şiirler ise rivayet üzerine hep, bir kısmı gerçek, bir kısmı kurgu, bir kısmı rüya. Bir kısmında yeryüzünde salınan örülü saçlar, üzüm salkımı gibi içime dokunmuş, bir kısmı ise yere hiç nüzul olmamış fantastik bedenler. Mahiyet neden mi fantastik; çünkü suya çizilmiş her resmin kaderi suyun kimyasında erime, su her şeyi kendine benzetir. Şarkılar kulağıma dokundu, filmler zihnime, yazılar haymatlos oldu. İçimin aynalarına bakıyorum ve kendime benzemiyorum Lulu.


Çocukken inşa olur bir insanın büyüklüğü, çocukluk insanın BEN HARİTASI. Çocukluğuna sahip çıkan bir insanın bu dünyaya vereceği çok şey var. Çocukluğu ile kavgalı olan insanın dünyadan ve insanlardan alacaklı olur. Kavgacı bir yol yordam üzere yol alır ve çocukluğunu unutan kan döker, zulme meyyal olur, zalim olur. Çocukluğu içinde çocuk kalanın akıbetini bilmiyorum, ki bilmekte istemem. Ama benim çocukluk anılarım enkaz içinde yeşeren ayrık otları gibi. Sahip çıktıkça büyük bir merasimle gam şah oluyor, öteki ettiğimde büyüyor ve yaşlanıyorum. O da bir şey. Zira ihtiyarlık kötü, yaşlanmak iyi bir şey.

Lut’un karısı gibi değil de Lut gibi önüme bakınca, ekin hasat bereketi gibiyim. Özüm ten giymiş, çınar gibi ruhum içinde hayat çekirdekleri filizlenerek boy vermiş, ben bölünmüş; güzel bir bölünüş. Gamze yüzden yüze taşınmış, saç rengi taşınmış, küçük bir birlik başı, çekirdek aile tohumu, nüfuz sahibi değil gülüş ile tebessüm sahibi bir babayım Lulu.

Ellerimin içine bakıyorum, ayalarım içinde yollar, geçilmiş, çiğnemiş, örselenmiş yollar. Hesabı tutulmuş yıllar, sükunet bulmuş acılar, feleğin çember geçitleri, toz duman geceler, akşama düşkün günler, soluğu kesilmiş zamanlar. Büyüyeceğimi buyuran büyüklerime inancım yoktu oysa küçükken, fakat o büyüklerin ekserisi toprağa karıştı ben büyürken. Hiçbir pişmanlığı alın yazı diye okumadım, evvelinde kadere inanırdım, şimdilerde, son yıllarda kadere inancım yok, ki kader geçmiştir, insan geçmişine inanır elbet ama gelecek irademizdir. An mı? Bilmiyorum. An nedir onu bilmiyorum. Geçen bir sene zarfı içinde kişiliğimin dikili bir taş gibi böğrüme oturduğunu hissettim. Ergenlik senelerinde bile büyüdüğümü, büyüklerimden daha büyük olduğumu hissediyordum; Lâkin bu son üç yüz küsur gündür, daha bir büyüdüm. büyümek tuhaf bir şey Lulu. İnanır mısın bugün yarın Muhammed Mustafa ile yaşdâş olacağım Lulu.

Yere baktığım oluyor, ki sırtımdaki urba içinde yok yok, yanlışlar ve yanılgılar, kötülük ve günahlar adına, sonra göğe baktığım da oluyor, ki içimde bir kefe, içi dolu umut, içi dolu huzur açlığı, içi tertemiz ben. Pak ve işlenmemiş.

Kirli beyaz bir dönemin mai kıyılarından, rengârenk şu zamanın metalik grisi, bir yanım beyaz, bir yanım siyah, bazen Lut bazen arkaya bakan mücrim zevcesi gibiyim Lulu.

Ayrık otları içinde yediveren çiçeğinin elem sancısı ile çınar rüzgâr ile kapışır. Zaman bir kapışmadır, insanın insan ile, insanın kendi ile, insanın zaman ile. Yaşam kapışma sanatıdır. Kuru bir şekilde yaş almak ve yaş aldıktan sonra kuru kalmak.

Asma gazaba uğradı, üzüm çöp oldu. Sanırım helâk oluyorum Lulu.

Kendince kal Lulu kimseye benzeme.

Paylaş
Beğenenler
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Lulu'ya mektuplar (ben haritası) Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Lulu'ya mektuplar (ben haritası) yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Lulu'ya Mektuplar (Ben Haritası) yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Orhan KANZA
Orhan KANZA, @orhan-kanza
16.1.2022 00:15:55
...

Orhan KANZA tarafından 16.1.2022 00:18:39 zamanında düzenlenmiştir.
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
15.1.2022 10:59:40
10 puan verdi
Güzel.
Lulu ne diyor peki bunlara?
Şöyle bir yanıt almayalım?
Yemeğin yanında pilav olsun mu?
Şutladığın top sekip sana gelsin mi?
Lut. (as)
Acuze kadın.
Ahlak tartışması. (LGBTİ)
Haklısın.
Helak kaldı bir tek.
Çok saygımla.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.