Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy
@gulum-camlisoy

ÇÜNKÜ BENİM ADIM SEVGİ...

5 Ocak 2022 Çarşamba
Yorum

ÇÜNKÜ BENİM ADIM SEVGİ...

3

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

457

Okunma

ÇÜNKÜ BENİM ADIM SEVGİ...

ÇÜNKÜ BENİM ADIM SEVGİ...





Bir yenilginin mahsulüdür tüm yazdıklarım ama asla bir yanılgı değil…
Ertelediğim mutluluğun da bastığım davetiyesidir tüm şiirlerim ve imgelerim…
Ben rüzgârım.
Ben aşkım.
Ben aşina iken acılara ve açamadığım yüreğimi defalarca açılandırdığımdandır içimin bitimsiz nidaları ve yüksek sesli sözcüklerim.
Aksanımdır aşk.
Arayışımdır Yaratan.
Ant içtiğim ve öğrenci iken yüzlerce defa okuduğum andımdır beni şekillendiren elbet Allah aşkına binaen vatanına toprağına sevdalı.
Topa tutulduğumsa ne yalan ne bir iddia: gerçeğim kendisi ve topa koyduğum mermidir benim yüreğimde şekillenen yaşama aşkı.
Bir hümayunsa beni esir alan.
Bense Huda’mın sevdalısı.
Kimi martaval okur kimi masal.
Bense meydan okurum en çok da zalime iblise ve nefsine yenik düşen sefil gölgelere…
Sonunda gölgemle de barıştım ya…
Ve başka ihsan istemeyen değil sadece o filozof:
Gölge edenlere minnet etmeden yolumdan da sapmadan benim evren ile savaşım öncesinde kendimle olan mücadelem ve açık ara farkla öndeyim en önde işte.
Öykündüğüm bir Allah’ın kulu da yoktur fihristimde:
Ben aşkla doğdum aşkla büyüdüm ve aşka âşık oldum, sevgili azizim.
Su gibi de aziz ol.
Bazen yağan yağmur bazen kıraç topraklar.
Batılı mı ömrün yoksa atıl olan bir beyin göçü mü?
İdame ettiğim…
İnsanları idare ettiğim.
Yeter ki kimsenin kalbi kırılmasın gelin görün ki ben sadece Allah’tan korkarım bir de kalp kırmaktan üstelik sonsuz kere kırılmış kalbimden binlerce şiir sayısız öykü ve deneme yazdığım ve asla yap-boz tahtası değildir vicdanım ve ruhum ve yüreğim ve öyküm.
Nadasa aldığım iç sesim bir ömür.
Tabi olduğum dış ses ve kuram dışı iken varlığım kurallara da riayet ettiğim ve işte yazıyorum yasamı yazıyorum yasımı yaşıyorum kaderimi…
Öncü kuvvetler saklı içimde Allah’ın izniyle.
Dış güçler mi?
Asla umurumda olmaz.
Kimse de hükmedemez benliğime.
Bir hegemonya ise söz konusu olan ben özgürüm.
Ama kul hakkı yemeden kimseyi üzmeden ve saygı duyduğum insanlık ve evren en başta kendime olan saygım ve işte bir adım sonrası…
Benim bir adım var.
Attığım ne çok adım.
Bir de öncesi ve sonrası.
Tevekkül yüklüyüm ama öncelikle şiar edinmişken görevlerimi.
Görev insanıyım ve yüreğimi koymuşken yaşamaya ve tüm vazifelerime…
Aşkla yaşamışken bir ömür.
Aşka aşinadır sözcüklerim.
Âşık olduğum defalarca.
Kendime düşkün.
Kendimden sıdkım sıyrılmışken…
Kaçtığım yine kendim.
Ve artık kucakladığım yine kendim.
Sözcüklerim doludizgin aşksa bir şadırvan bilinmeze gebe evrenin bilindik en değerli duygusu ve işte İlahi Aşk ile s/özlendiğim ve sözleştiğim.
Nice öz eleştiri kendime atıfta bulunduğum asla da değil sağdan soldan kulağıma çalınanlar…
Hem bir insan ne için yaşar?
Öncelikle onuru.
Ve haysiyeti.
Namusu ve namahremi…
İştigal ettiğimse kendimi bildim bileli…
Sevginin en müstakbel ve en mukaddes duygu olduğu elbet öğreten ailem ve yaşadığım çevrede bana eşlik eden binlerce güzellik gelin görün ki fi tarihinde.
Fil hafızalı münafıklar.
Balık hafızalı ben-merkezcil insanlar.
Ben türkümü çığırırken vatan sevgisinden ve inancından uzak üstüne üstelik sevgiyi ve maneviyatı küçümseyen ve insan olduğunu iddia eden iki ayaklı şeytanlar.
Benim bir öyküm yok.
Benim binlerce öyküm var…
Her günü bir öykü t/adında yaşadığım ve yaşattığım duygularım ve coşkum ve dinmeyen heyecanım.
Öncesinde hayatı ikiye b/öldüğüm:
1. Hayatı yaşadığım kadar yaşatmak…
2. Yazarken müdahil olduğum yazın dünyasını hayattan ayrı tutmak…
Ve işte yeni seneye erişir erişmez kendime koyduğum yeni kurallar ve sevgiyi daha çok büyüttüğüm ve ilkelerim ve ruhum ve çocuk yanım…
Karambole giden ömür mü?
Ne gam, azizim.
Ölen varlığım mı yalnızlıkla terbiye edildiğim?
Kimse bilemez ne kadar kalabalık bir ruhum ve yüreğim olduğunu üstelik en haz etmediğim: birilerine bakıp da kendime roller biçmek.
En haz etmediğim: yalana ve takılan maskelere tahammülüm yok iken…
Hesap vermem gereken sadece İlahi Güç.
Güç bela değil fırtına gibi estiğim yaşarken ve yazarken ve severken bazense içime tersten esen rüzgâr…
Koyu gözleri gecenin.
Şeffaf teni mimarisinde aşk ile oynaşan gölgeler elbet sevdalı şehir İstanbul kadar iki yakası bir araya gelmeyen bendeniz…
Öylesine yalnız İstanbul gibi.
Öylesine kalabalık İstanbul gibi.
Bir yakadan diğerine değil de sadece bir coğrafyadan başka bir kıtaya duygularım sayesinde geçip tavaf ettiğim kâinat ve ben hayatı kuş bakışı izler ve yaşarken.
Sancılı değilim artık.
Sanrılı asla değil.
Sancağıma yapışmışken tüm benliğimle.
Sandığımda saklı iken her şey bir de sanmadıklarım…
Sarmalında yaşama sevincinin kimse de tüy dikemez ruhuma ve sevgi dolu yüreğime hele ki kendimi ilk kez bu kadar çok ve coşkuyla severken…
Bu bağlamda müteşekkirim kin yüklü kirli nidaları ile doğayı ve hayatı kirletenlere inat sonunda sevgi sevmeyi başarmışken hele ki kendime ulaşmışken ömür yettiğince de yolumdan sapmayacağım ve gözüm en tepede: O ilahi rakımda saklı benim maneviyatım ve hidayete ulaşma çabam ve coşkum hem hem…
Sevilmek değil artık gayem sadece sevginin ölçüsüzlüğünde daha da çok sevebildiğimin ve sevebileceğimin de garantisi anbean Rabbime yakınlaşıp kendimle el sıkışmanın verdiği huzurla ve özgürlükle selamlıyorum kâinatı ve kimse selamımı almayan zaten o selam bana bir şekilde geri dönüyor ben Allah, diye diye uzlaşmışken her türlü musibeti def edip de top tüfek kuşandığım ve işte tetikte ruhum da kalemim de çünkü: benim adım sevgi.

Paylaş
Beğenenler
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Çünkü benim adım sevgi... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çünkü benim adım sevgi... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÇÜNKÜ BENİM ADIM SEVGİ... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
HASAN ÇAPRAZ
HASAN ÇAPRAZ, @hasancapraz
5.1.2022 19:31:15
10 puan verdi
Artık gölgelerim bile beni anlıyor
Göklerdeki yıldızlar bile bana gülümsüyor
Kendime inanıyorum artık hayatımda çok şey değişiyor
Çünkü benim adım sevgi, insanlığa karşı duyduğum aşk


Deyiverdim üstadım,,çok sevdiğim eserine yeni yıl hediyemdir,,


iyi akşamlar dilerim
Etkili Yorum
ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
5.1.2022 17:38:32
10 puan verdi
Bu bağlamda müteşekkirim kin yüklü kirli nidaları ile doğayı ve hayatı kirletenlere inat sonunda sevgi sevmeyi başarmışken hele ki kendime ulaşmışken ömür yettiğince de yolumdan sapmayacağım ve gözüm en tepede: O ilahi rakımda saklı benim maneviyatım ve hidayete ulaşma çabam ve coşkum hem hem…
Sevilmek değil artık gayem sadece sevginin ölçüsüzlüğünde daha da çok sevebildiğimin ve sevebileceğimin de garantisi anbean Rabbime yakınlaşıp kendimle el sıkışmanın verdiği huzurla ve özgürlükle selamlıyorum kâinatı ve kimse selamımı almayan zaten o selam bana bir şekilde geri dönüyor ben Allah, diye diye uzlaşmışken her türlü musibeti def edip de top tüfek kuşandığım ve işte tetikte ruhum da kalemim de çünkü: benim adım sevgi.


Yazdıklarınız bana bir köle olarak dünyaya gelen ve İslam'ı kabul ettiği için dayanılmaz işkenceler gören; ancak her defasında "Rabbim Allah'tır; O birdir" diyerek bu işkencelere imanıyla göğüs geren Bilal-i Habeşi'yi hatırlattı.
Onun kölelikten kurtulmasına Hz. Ebu Bekir vesile olmuştu. Bilal-i Habeşî, ilk ezanı okumuş, sabah ezanına "es-salâtü hayrun mine'n-nevm" (namaz uykudan hayırlıdır) ibaresini o eklemiş, adı müezzinlikle özdeşleşmiş bir isimdi.

Bilal-i Habeşî, İslamiyet'i Hz. Ebubekir aracılığıyla kabul etti. Mekke'de Müslüman olduğunu açıkça söyleyen ilk yedi kişiden biriydi.

Kölesi olduğu Ümeyye bin Halef, öğle vakitlerinde Bilal'i kızgın güneş altında sırt üstü yatırır, büyük bir kaya parçasını göğsü üzerine koydurur, sonra da İslamiyet'ten vazgeçerek Lât ve Uzzâ'ya tapmaya zorlardı.

Ancak o her defasında "Rabbim Allah'tır; O birdir" diyerek bu dayanılmaz işkenceye imanıyla göğüs gererdi. Resul-i Ekrem Efendimiz (sav), onun bu şekilde işkence görmesine son derecede üzülürdü.
İşkenceler içindeki Bilal-i Habeşî'yi Hz. Ebu Bekir azat edilmesini sağlamıştır.
İnsanlara kötülük yapan, kul hakkına giren birisi olmaktansa hakkı yenilen birisi olmayı tercih etmek daha hayırlıdır. Bu durum ahirette kurtuluşa bir vesile olacaktır inşallah.
Son derece anlamlı doğruları dosdoğru söyleyen Hakk'ı ve hakikati anlatan paylaşımınız için kutluyorum tebrikler efendim.
Gönlünüze ve kaleminize sağlık diliyorum.
En içten selam ve saygılarımla.
Esenlikler dileğiyle.
HASAN ÇAPRAZ
HASAN ÇAPRAZ, @hasancapraz
5.1.2022 06:06:44
10 puan verdi
İNSAN BAŞKALARININ İZİNDEN NEDEN GİDER bunu hiç anlayamıyorum zaten,,birde her biey ayrı bir kişilikse neden birbirimizin hayatını kısıtlıyoruz,,

aşksa bir şadırvan..bu güzel serinin ismi bu sözünde olabilirmiş dost kalemim


GÜNADIN
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.