Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
hu
hulusiboz
@hulusiboz

KUDDUSİ, Tarik-ul Kur'an Tefsiri (mülk)

29 Aralık 2021 Çarşamba
Yorum

KUDDUSİ, Tarik-ul Kur'an Tefsiri (mülk)

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

468

Okunma

KUDDUSİ, Tarik-ul Kur'an Tefsiri (mülk)

MÜLK SURESİ

6-&

1608;َلِلَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
“Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü bir yerdir.”
Bil ki Allahü teâlâ, bu sûrenin başında, bütün mümkinâta (herşeye) kadir olduğunu beyan etmiş; daha sonra da, her şeye kadir olmakla birlikte, yarattığı şeyleri abes olarak, boşuna yaratmayıp, aksine bir imtihan bir deneme için yarattığını zikretmiş; bundan sonra da bu denemesinin maksadının, Kendisinin günahta ısrar edenlere karşı cehennemi hazırlamıştır. O, ne yavuz-yaman bir barınaktır! Onun azabı bunların hepsini yakar ve kül eder.
Bu âyet işaret ediyor ki: Allah’ın azabı ve intikamı olağan dışıdır. Çünkü o, kılınçla, kırbaçla, sopa ile ve benzeri bir şeyle değildir. O, sönmeyen ateşledir. Azap edilecek kâfirin hiçbir kurtuluş umudu yoktur.

7-إِذَا أُلْقُوا فِيهَا سَمِعُوا لَهَا شَهِيقًا وَهِيَ تَفُورُ
"Onun içine atıldıktan zaman, onun kaynar haldeki bed sesini işitirler"
Bu, "onlar tıpkı bir kütüğün, büyük bir ateşin içine yuvarlanması gibi, atılırlar, yuvarlanırlar" demek olup, tıpkı, "(Onlar) cehennemin kütüğüdürler"(Enbiya,98) ayeti gibidir.
Zeccâc, "Kâfirler, cehennemden öyle bir ses duyarlar ki bu, en çirkin ve korkunç bir sestir. Bu: eşeğin sesine benzer" demiştir.
Mücahid, "Cehennem, cehennemlikleri, tıpkı çok suyun, az taneleri kaynatması, hoplatması gibi hoplatır" manasını vermiştir.

8-تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ كُلَّمَا أُلْقِيَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَا أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ
“Cehennem öfkesinden parçalanacak hale gelir. Cehenneme her topluluk atıldığında zebaniler onlara: "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi." diye soracaklardır.”
Cehennem kâfirlere karşı o derece öfkelenecek ki neredeyse öfkesinden kendi kendini parçalayacaktır. Cehenneme her topluluk atıldığında cehennemin zebanileri onlara; "Sizler dünyada iken sizi bu azaba uğrayacağınıza dair hiçbir uyarıcı gelmedi mi?

9-قَالُوا بَلَى قَدْ جَاءنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللَّهُ مِن شَيْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِي ضَلَالٍ كَبِيرٍ
(Onlar da): ’’Evet, gerçekten bize bir uyarıcı geldi; bizse yalanladık ve: "Allah hiçbir şey indirmedi. Siz ancak büyük bir sapıklıktasınız” dedik, derler.
Daha önce cehennemin durumu anlatıldı; şimdi de cehennem ehlinin durumu anlatilmaktadır.
Yanı cehenneme kâfirlerden bir cemaat atıldıkça, onlar için azap üstüne azap ve üzüntü üstüne üzüntü olması için kınama ve azar olarak kendilerine denilecek ki: size, Rabbinizin âyetlerini okuyacak ve bugün ile karşılaşacağınızı uyaracak bir peygamber gelmedi mi?

10-وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ
"ve (şunu) dediler: "Eğer biz dinler, yahut aklımızı kullanır olsaydık, şu çılgın cehenneme girenler içinde bulunmazdık"
"Eğer dinleseydik” elçilerin sözlerini, onları gösterdikleri mu’cizelerine bakarak ve onlara itimat ederek fazla incelemeden ve araştırmadan dinlese idik,
"Yahut anlıyor olsa idik” onun hikmet ve manalarını basiretli kimseler gibi düşünseydik "çılgın ateşin arkadaşları arasında olmazdık” onlardan sayılmaz ve onların grubu içinde olmazdık.

11-فَاعْتَرَفُوا بِذَنبِهِمْ فَسُحْقًا لِّأَصْحَابِ السَّعِيرِ
’’Böylece günahlarını itiraf ettiler. Çılgın ateşin arkadaşları (rahmetten) uzak olsunlar.’’
"Böylece günahlarını (suçlarını) itiraf ettiler” Günahları, Allah’ı inkâr etmeleri, Allah’ın âyetlerini ve peygamberlerini yalanlamalarıdır. fakat fayda vermeyecek bir zamanda itiraf ettiler. İtiraf bilerek ikrar etmektir,
Yezid ve Ali’ye göre (suhukan) şeklindedir. İtiraf etseler de etmeseler de Allah’ın (celle celâlühü) rahmetinden ve lütfundan uzak olsunlar. Çünkü bu (itiraf) onlara fayda vermeyecektir.

12-إِنَّ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِالْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ
“Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.”
Allahü teâlâ bundan önceki âyetlerde kâfirlerin âhiretteki akıbetlerini beyan ettikten sonra bu âyet-i kerime’de de Rablerini görmedikleri halde imanlarının gereği olarak ondan korkanları âhirette affa nail olmakla ve kendilerine büyük sevaplar verileceği ile müjdelemektedir.

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kuddusi, tarik-ul kur'an tefsiri (mülk) Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kuddusi, tarik-ul kur'an tefsiri (mülk) yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KUDDUSİ, Tarik-ul Kur'an Tefsiri (mülk) yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.