Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler. confucius
Mustafa Topaloğlu
Mustafa Topaloğlu

BU NE SEVGİ AH!

Yorum

BU NE SEVGİ AH!

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

475

Okunma

BU NE SEVGİ AH!

BU NE SEVGİ AH!
.
Sevgili Yüksel Koç paylaşmış bu anlatıyı. Fehmi Halıcı’nın “Büyükkışla Diye Bir Köy” kitabından almış. Fehmi Halıcı Büyükkışlalı bir öğretmen. Büyükkışla Çandır’a bağlı bir büyük köy. Fehmi Hoca köyü Büyükkışla’yı anlatmış bu kitabında..
Büyükkışla köyünü araştırırken Sorgun’a bağlı bir başka Büyükkışla köyü çıktı karşıma. Şereflikoçhisar’ın ve Hacıbektaş’ın da Büyükkışla adında birer köyleri var. Boğazlıyan’a bağlı Yenikışla, Müftükışla ve Yazıkışla köyleri de “kışla”lı köyler. Bu kelimeler yapı bakımından birleşik. İki kelimenin birleşmesiyle oluşmuş her biri: Büyük+kışla, Yeni+kışla, Müftü+kışla, Yazı+kışla…gibi.
.
Bu izahattan sonra sadede gelelim. Yenifakılı’da Demir adlı bir muhterem. Demir Efendi. Kırk beş yaşlarında. Yolun yarısını birazcık geçmiş. Yaşamayı seven, giyim kuşamına özen gösteren biri. Güzel konuşur. Nüktedan. Çevresiyle uyumlu. Kendi halinde bir adam.
Ama bazı tuhaf davranışları çevrede yadırganır. Demir, devlet hastanesinde çalışırken bu tipik hareketleri yüzünden işinden olur. İşten atıldıktan sonra Demir kendini içkiye verir. Her fırsatta içer. Abuk sabuk konuşur. Aylak daylak gezer dolaşır. Demir bambaşka biri olup çıkmıştır.
.
Demir’in bu halini gören İğdelili İbrahim Hoca çok üzülür. Demir’i çeker bir kenara:
-Demir Efendi oğlum! Yeter artık içme. Tövbe et. İbadete başla. Şükürle, zikirle geçir gününü. Ne zaman, nerede öleceğimiz hiç belli olmaz, der.
Demir:
-Hocam! Bu güne dek doğru dürüst bir yaşamım olmadı. Hiç karnım doymadı. Yarı aç yarı tok yaşadım. Hep çile çektim dünyada. Bir gün olsun yüzüm gülmedi. Neye şükredeyim ben?
İbrahim Hoca:
-Tövbe de! Günaha giriyorsun. Allah sevdiği kullarını bu dünyada sıkıntıya koşar. Sınar. Allah seni çok seviyor demek ki…
Demir acı acı güldü:
-Yahu Hoca. Ben kırk beş yaşındayım. Kırk beş yıllık sevgi yetmez mi? Yeter. Allah neden Durmuş ağayı sevmiyor? Dağlının Hacı’yı neden sevmiyor? Onların bir eli yağda, bir eli balda. Azıcık da onları sevsin(!)
Allah hep fakirleri mi sever? Boşuna uğraşmasın. Bizden ona fayda yok. Şükür mükür beklemesin bizden.
.
Demir’in kahrından söylediği bu sözler bana Turgut Özal’ın bir sözünü hatırlattı. Devlet büyüklerimizden Turgut Özal:”Ben zenginleri severim.” derdi. Bak Allah’ın işine. Allah fakirleri seviyor. Rahmetli Turgut Özal zenginleri… Bu işte yaman bir çelişki var gibi geliyor bana.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Bu ne sevgi ah! Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bu ne sevgi ah! yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BU NE SEVGİ AH! yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL