Faziletli olmak, keskin bir kılıca oturmak kadar güçtür.-- bhartrıharı
ismail karaosmanoğlu
ismail karaosmanoğlu
@ismailkaraosmanoglu

KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ

15 Aralık 2021 Çarşamba
Yorum

KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

349

Okunma

KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ

KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ

KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ


Kadına şiddet genel anlamda toplumda şiddetin bir parçasıdır. Toplumumuz yüzyılın yanılgısı olarak bir şiddet sarmalına düşmüştür. Biz toplum olarak yüzyıldır birbirimize şiddet uygulamaktayız. Bu şiddetin kaynağı nedir? İliklerimize kadar işleyen bu şiddetçi anlayışın kaynağı nedir.

Bu şiddet anlayışını o kadar içselleştirmişiz ki onu benimsemiş, onsuz yapamaz hale gelmişiz. Onun dışındaki tüm çözümleri yerle bir etmiş, yere gömmüş, üzerine toprak atmış, sonra da adeta gömdüğümüz yerden çıkarmamacasına unutmuşuz.

Şimdi korkunç bir akıl tutulması yaşamaktayız bu alanda, hafıza kaybı yaşamaktayız.Bu hafıza kaybının sebepleri olarak gerileme dönemlerinde yaşadığımız mağlubiyetler, ardından gelen yokluk ve yoksulluklar, akçenin değerinin düşürülmesiyle oluşan enflasyon, enflasyonun yoksullaştırdığı kitleler, ardından oluşan manevi değerler kaybı ve yayılan yolsuzluk dalgaları. Hepsi bu şiddet hareketinin nedenleri arasında sayılabilir.

Bu toplumsal şiddet önce toplumun en zayıf tabakasına , çocuk, kadın ve yoksul tabakaya yönelmiştir. Medresede falaka da simgeleşen bu şiddet anlayışı askerlikte kendini anıtlaştırmış, ailede kutsallaşmıştır. Dayak cennetten çıkma özdeyişiyle alkışlanan şiddet her ne kadar ‘ hayırlı bir şey olsaydı oradan çıkar mıydı?" Ancak budeyişe karşın her kesimde büyük yer bulmuş, zamanla temellenmiş, kökleşmiştir.

‘Hocanın vurduğu yerde gül biter.’ anlayışıyla güzelleme yapılmış, şiddet hayatımızın bir parçası, hem de en önemli ve sevimli parçası haline gelmiştir. Bu şiddet sarmalı o denli içimize işlemiştir ki toplumsal hayatımızın her alanını kaplamış, adeta ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Evde, sokakta, mahallede, okulda, askerde, iş hayatında, sporda, eğlencede trafikte, hasılı her yerde ve her zamanda şiddet hayatımızı hakimiyeti altına almıştır. Bu şiddet sarmalından kurtulmak ahtapotun kollarından çıkmaktan zordur. Toplumu her tarafından kuşatmış bu şiddet sarmalı hastalık halini almış bünyeyi sarsmış, içten içe işleyen kanser gibi bünyenin yerine geçmiştir.

Bu gün toplumsal iletişimin yerine geçmiş, Yeniçerinin ‘söyletmen vurun’ söylemine yansımış bu anlayış kolay kolay gerileyecek gibi görünmemekte, bu hastalığı tedavi edecek ilaç ve çare bulunamamış gibi görünmektedir.

Toplumsal kültürsüzlük ve iletişim becerilerinin öğretilememesi bu problemin ortadan kalkmasını engellemektedirBu konuda devlet yönetimi, milli eğitim ve yerel yönetimlerin ortak hareket ederek, bilimsel çalışmalar yaptırması, şuralar toplanması, medyanın etkin kullanılması, panel ve açık oturumlar düzenlenmesi, toplumun bilinçlendirmesi gereklidir.

Ayrıca toplumun kültürlü bireylerden oluşmasının da bu şiddetin önüne geçileceği düşünülerek bu konuda acil eylem planları yapılması zorunluluk arz etmektedir. Bu sorunun tüm diğer sorunlar gibi, belki de ondan daha öncelikli ele alınması şarttır.

Ahmet Kemal



Paylaş
Beğenenler
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kadına şiddetin iç yüzü Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kadına şiddetin iç yüzü yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.