Kızgınken karar veren, fırtınalı havada yelken açan bir insandır. euripides
Sevil Sev
Sevil Sev

Saltanat Elden Gidecek

Yorum

Saltanat Elden Gidecek

2

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

812

Okunma

Saltanat Elden Gidecek

Saltanat Elden Gidecek

Her hayır kapısının anahtarı besmele...

Başlayalım yazımıza yüce Allah’ın ismi ile...

Gökyüzünde kapılar vardır.

Feyz kapılarını, bereket kapılarını, hayır ve lütuf kapılarını sen bize aç yarabbi...!

Üstümüze hidayet, nur ve huzur,  kurtuluş beratını saç yarabbi...!

İlahi aşkını  kalplerimize nakş eyle yarabbi...!

Dünyada  herşey bulunur ama Allah gibi  Rab bulunmaz.Allah gibi dost bulunmaz.

Mevla Tealâ Kaf Suresi 6-7 ve 8. Ayet-i Kerime’ lerde :
"Onlar ! Üstlerindeki  göğü nasıl  yapmışız , donatmışız bir bakmazlar mı ? Onda hiç bir çatlak ta yok. Yeryüzünü de döşedik ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada her güzel  türden çift çift bitirdik. Allah’a yönelen her kula gönül gözünü açmak ve ibret vermek için.(bunları yaptık) " buyuruyor.

Rabbimiz, bizim için dünyayı  donatıp en güzel nimetleri bahşetmiş. Dünyadaki tüm varlıkları biz insanoğlunun emrine vermiş.

Yarattıklarına gönül gözüyle şöyle  bir bakalım.

Gökler, yıldızlar O’nun emriyle durmakta,  rüzgârlar  O’ nun emriyle esmekte , denizler O’ nun emriyle dalgalanmakta, mevsimler  yine O’ nun emriyle (izniyle) gidip gelmektedir.

O Allah ki..!

Geceyi, dinlenmemiz ve ibadet etmemiz  için karanlık, gündüzü de çalışıp rızkımızı kazanmamız için aydınlık  yaratmıştır.

Eğer geceyi kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirseydi, yeryüzünü O’ ndan başka kim aydınlatabilirdi...?

Gündüzü  kıyamet  gününe  kadar uzatsaydı, geceyi O’ ndan başka kim ger getirebilirdi...?

Yüce Mevla’ mızın bizlere vermiş olduğu bütün  nimetler  bir ikramdır. O bize bu imkân ve nimetleri verirken hiç bir karşılık ta talep etmedi.Sadece ve sadece kendisini tanımamızı ve hakkıyla kulluk etmemizi istedi.

O, öyle bir Rab ki..!
Bizleri yoktan var etti, varlığından haberdar etti.

Bize  mülkünde yer verdi.

Bir kul ne kadar  günahkar  olsa da nimetlerini esirgemiyor sabırla bekliyor Rabbimiz.

Ne mutlu bize ki ne kadar günah işlersek işleyelim el açıp,yalvarınca dualarımızı  kabul etmek için bekleyen,Kendisine yönelmemiz için hayatımız boyunca  bir çok  vesile ve fırsatlar yaratan bir Rabbimiz var...

Elhamdülillahi alâ külli hâl.

Çok eskiden hükümdarın  birisi bir ziyafet düzenlemiş, her türlü detay en ince ayrıntısına kadar hazırlanmıştı. Hükümdar , vereceği  bu davetin günlerce  konuşulmasını ve tertiplediği  bu gecenin herkes tarafından taktir edilip, övülmesini arzu ediyordu.

Bu memlekette bir de halkın kensisini son derece sevdiği, hürmet ettiği, Allah dostu olduğuna herkesin inandığı bir zat yaşıyordu. Bu davete o zat ta davet edilmişti.

Tüm davetliler ,yediler,  içtiler , güldüler , eğlendiler. Herkes son derece memnundu. Hükümdar  da davetlileri dolaşarak davet hakkındaki  fikirlerini soruyor, onlar da hükümdarı  övüyorlardı.

Hükümdar  Allah dostu o mübarek  zata (Bazı kaynaklara  göre Laleli baba’dır bu zat.)

"-Sen ne düşünüyorsun..?" diye sordu.

O da dedi ki ; " Evladım..! Dünyanın  zevki şundan ibarettir ki, yemek - içmek - def-i hacet yapmak."

Hükümdar  bu sözü  duyunca öylesine kızdı,  öfkelendi  ki o zata haddini bildirmek için zindana attırdı.

Davetin üzerinden hayli zaman geçmişti. Hükümdar  davetten sonra bir türlü  tuvalete  gidemiyordu. Hatta o gece yediklerini bile bir türlü  çıkartamamıştı. Sancılar içinde kıvranıyordu. Hekimler çağrıldı, ilaçlar hazırlandı ama hükümdarın  kabızlığı bir türlü  geçmedi öyle ki hükümdar  çatlayacak hale gelmişti.

"Şu dertten kurtulmak için neler vermezdim." diye düşünüyor,  sancılar  içinde  kıvranıyordu.

Derken hükümdarın  veziri Melik’in zindana attırdığı  mübarek zatı hatırlatarak " Efendim! " dedi."Söylediği  sözden dolayı zindana  attırdığınız o mübarek  zat var ya korkarım  sizin derdinizin devası ondadır."

Melik, derhal o mübarek  zatın getirilmesi  için emir verdi.

O mübarek huzura geldiğinde;
"  Şayet bu derdin devası sende ise , ne olur bir an önce beni kurtar."  dedi.

O zat sakın bir şekilde ;
"Seni bu sıkıntıdan  kurtarırım  fakat karşılık  olarak saltanatını isterim." dedi.

Melik ne yapacağını  şaşırdı  kabul etse saltanat elden gidecek,etmese ölecek.
Devamı var...

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Saltanat elden gidecek Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Saltanat elden gidecek yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Saltanat Elden Gidecek yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Harman Vakti
Harman Vakti, @harman-vakti
13.7.2021 13:46:06
Amin
neneh.
neneh., @neneh-
24.6.2021 00:36:01
Muhtesem!..Devami da guzel..Demek ki saltanatin bir ....kadar degeri yok.Neden Saltanat kayigina binmek isterler hic anlamam zaten..Saygiyla..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL