3
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
555
Okunma
Gurbetin sancısına yatmış kelimelerim çatlattı kabuğunu. Düşlerime ezberlettiğim memleket kokusuna güller serpiştirdim bugün. Başı dik sokaklarının, kendine münhasır kolları boylu boyuna açıktı. Sıcacık yüreği ile sarmaladı yüreğimi.
Vegonyalar dizili duvarlarında, dudaklarında umut gezinen. Kaldırımlarına bir çift göz indirdim bir de vuslatın ayak izlerini.
Havasını gezdirirken ciğerlerimde, sevda türkülerim eşlik etti.
Adım başı mangal kazanına girdi çıktı burnum.
Kazan simitlerini şalgam suyuna bandıranların mutluluğuna diyecek yoktu.
Muhabbetler kanatlanmış uçuşuyordu, hazan havası çoktan göç etmişti.
Bir hava sıcak değildi, gönül yamaçları sıcacıktı. Gözler ışıl ışıldı. Çay şıngırtılarına kerebiç nasıl güzel yakışmıştı.
Ah memleketimin dağı taşı sevda kokan diyarım. Denizinin dalgaları gıdıklıyorken damarlarımı, dağlarının koynunda büyütüyorum duygularımın dilini.
Denizi sevsemde,
Ruhum dağlara, ovalara koşuyor yalın ayak.
Nefesi kesilene dek çamların gölgesinde,sessizliğin sesinde bağdaş kuruyor bedenim.
Kan kırmızı kirazlar gülümsüyor, eriklerde bir hava ekşiyim kıymet bilmeseniz halinde.
Ben şimdi vuslatın kucağında nerede gözyaşlarımı akıtayım. İçimde uçuşan türküleri kimlere söyleyeyim.
Memleket sevdasına hangi örtümü sereyim.
Ah benim yüreğimi dağlayan dağlarım, obalarım.
Dostluk sofralarına ulama yaptığım geçmişim.
Mahallemin yaşlısını, garibanını gözetlediğim günlerim,
Şimdi yüreğinin garibanı olmuşken, yine de sevgiyle anıyorum. Sevgiyle kucak dolusu memleket sevdalarımı gönderiyorum güzel şehrime.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.