22
Yorum
29
Beğeni
0,0
Puan
2106
Okunma
Mahkûmlar gibi derin bir nefes almak için, yelkenlerini açmış rüzgârı bekliyorum.
Dualarım cennetten aforoz edilmiş sanki.
Gözlerimin derinlikleri sözlerimi tekrarlıyor, tekrarlıyor, neden hissedemiyorum ardımda bıraktığım güneşi.
Elem ve acı duymadan dışa vururken kalbimin sesini, ruhumun ezgisini, kulaklarım pasını temizleyen uğuldamaları neden duymuyorum
Kim demiş ki: Ruhunu ölene dek kucakla
Ruhum bugün bana kılıcını çıkardı,
- Dur yapma beni öldürme seslendim
- dedim ki: adını koymadığım üzüntülerimin kaynağı ne?
Kış ağacının üzerinde sallanan son yaprak gibiyim, yerdeki kalabalığa bakıp haykırsam ’’beni almayın yanınıza siz benden daha soğuksunuz.’’
Yorgunum Annem.
Sakla beni bir ağacın kovuğuna, ruhum yara almadan sonsuza dek yaşayayım…
Adını koymadığım kollarımın dermansızlığında ruhumun ne olduğunu bilmediği kavgasına mı katlanacağım?
Kendi kendime ’’yorgunum Annem’’ derken sesim havada kaldı, gözlerim uyanışıma geldi.
Ahh, derlerdi ki martıların çığlığında aşklar ölürmüş
Balkonda futbol sahasındaki coşkun mutluluga bakıyorum. Korona’dan sonra insanlar top oynamayı bırakınca orası artık martılara aitti. Martıların yavrularına öğrettikleri uçma antrenmanlarını, sevinçlerini gözlemlemek müthiş bir duygu.
Oda ne!
Az ileride bir martı top sahasının ortasında yuvasını çerçeve altına almış, kuluçkaya yatmış
İnanamadım.
Susturdum hücremde yankılan dermansızlığı. Bütün gemilerin ışıklarını yaktım.
Şimdi gök ışığı kendini düşünsün
Baba martı annenin yanından günlerdir ayrılmadı.
Anne martının uçması ve kanatlarını hareket ettirmesi için arada nöbet değişimi yapıyorlar. Nöbet değişiminde o kadar özenerek birbirlerine yumurtaları bırakıyorlar ki insan, insan oluşundan utanası geliyor.
Günümüzün yozlaşan koşullarında insanlarda, eşler arasında bu denli saygıyı sevgiyi yardımlaşmayı görmedim.
Resmen imrendim.
Top sahasının bekçisi, hiç kimseyi top oynamak için sahanın içene almıyor. Saatlerce onları martıları seyrediyorum.
Anne, yaklaşık bir saat uçuşu boyunca gözünün önünde yuvasını ayırmadan etrafa dolanarak uçuş turunu gerçekleştiriyor. Ve ben pencerenin kenarına onların seveceği en lezzetli yemekleri koyuyorum.
Bugün hava yağmurlu kız kardeşime sesleniyorum
-Sebahat şemsiyemi getirsek yumurtaları ıslandı mı acaba?
Sonra bütün ablamları arayarak heyecanla martıyı anlatıyorum.
Evet, içimde nedensiz biriken söyleyemediğim birçok şey yine içimde kalsa da yaşama sevincimin sırrı çok daha güzel.
Dert veren Allah dermanını da verir, yürek genişliğini de...
Ümmühan YILDIZ