Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. dünyada en güç olan şey de düşünüleni yapmaktır. goethe
asude_vuslat
asude_vuslat

BİR ANNEDEN MEKTUP

Yorum

BİR ANNEDEN MEKTUP

16

Yorum

6

Beğeni

0,0

Puan

793

Okunma

Okuduğunuz yazı 2.10.2020 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

BİR ANNEDEN MEKTUP







Kar lapa lapa yağıyordu. Küçük kız sevinç çığlıkları atarak koştu koştu, yerlerde yuvarlandı her yeri kar oldu. Saçları, elleri, yüzü, kırmızı paltosu, mavi pantolonu ve ayakkabısı...

Annesi endişeli gözlerle izliyordu minik yavrusunu; üşütmez inşaallah diye fısıltıyla söylendi, kendi kendine.

Gülümsedi ve seslendi:

-Melisa kızım hadi eve gidiyoruz artık, geç oldu baban işten gelmiştir bile.

-Yaaa ben gitmek istemiyorum!
-Hadi ama, baban kızacak.
-Ben sevmiyom O’ nu...
-Aaa çok ayıp! O senin baban...
-Hayır babam değil!  Diye sözünü kesti annesinin.

Ağlamaya başladı; "Eve gitmek istemiyorum. Kocanı sevmiyorum. O bana hep kızıyor. Sevmiyorum ben O’nu O bana şey...

Tam o sırada uzaktan koşarak gelen çocuğa dikkat kesilen küçük kız konuşmasını yarıda keserek sevinçle çığlık attı:

-Ağbiii!
-Anne ağbim geliyor bak! Ağbim geldi. Ağbim geldi yaşasın!

Sarmaş dolaş oldu iki kardeş. Her ikisi de sevinçten ağlıyorlardı. Koşarak gelen çocuk on yaşlarında bir erkek çocuğuydu. Kardeşini bırakıp annesine koştu. Sımsıkı sarıldı. Annesi şaşkınlık içinde sordu:

-Oğlum nereden çıktın sen!

Sımsıkı sarıldı oğluna. Yavaşça süzüldü yaşlar gözlerinden. Şimdi üçü de hüngür hüngür ağlıyorlardı. Düğüm gibi oldular, sımsıkı bir düğüm...

Üçü birbirlerine kenetlenip yere oturmuşlardı. Kucaklaştılar, tekrar tekrar sarıldılar. Yerde bembeyaz kar, gökyüzünde masmavi bulutlar, etrafta kimsecikler yoktu.

-Akşam yemeğinde misafirimiz var, dedi Nevin Hanım ürkek bir ses tonuyla kocasının yüzüne bakmaya korkarak.

Şaşırmıştı kocası evde kimseyi görememişti.

-Kim gelecek ?
-Şey!.. Aslında geldi...Melisa’ nın odasında. Mehmet geldi, oğlum...

Suratı değişti, bir anda öfkeyle ayağa kalktı. Hamit Bey hırsla karısının koluna yapıştı ve sıktı tüm gücüyle...

-Kimden izin aldın? Kızına baktığım yetmedi demek ki. İstersen sülaleni doyuruyum. Ben de para çok tabi... Karşında enayi mi var senin?

-Çabuk gönder o çocuğu! Yoksa elimden bi kaza çıkacak...

-Hamit lütfen, misafir diyorum. Bizimle kalmaya gelmedi lütfen. Bağırma ne olur. Duymasın sesimizi lütfen bağırma! Bir gece kalacak. Sabah babam gelip alacakmış.

Hamit Bey bağırdı, Nevin Hanım yalvardı...
Hamit Bey ikna olacak gibi değildi. Baktı olmayacak Nevin Hanım sustu.

Omuzları düştü. Başı önünde gözleri dolu dolu:

-Tamam Hamit yeter, anladım...Hem de çok iyi anladım ben seni."

Kızının odasına girdiğinde oğlunun yüzüne bakamadı bir süre.

Mehmet yavaşça kalktı yerinden. Elindeki zarfı annesine uzattı. İki kardeş ağlamaktan kızarmış gözlerini kaçırdılar annelerinden.

Akan göz yaşlarını çocuklar görmesin diye gizlice sildi. Başını kaldıramadı yerden.

Zarfı aldı açtı. Okumaya başladı.

-Sevgili kızım! Ben bir anneyim. Sen de öyle. Senin çocukların benim de torunlarım. Aynı zamanda benim de çocuklarım sayılır."

Nevin Hanım dayanamadı. Ayakta duramadı çöktü yere. Başı dönüyordu.

Elleri zangır zangır titriyor, annesinin yazdığı mektubu elinde  zor tutuyordu. Devam etti okumaya.

-Mehmet’i tembihlemiştim. Sorun çıkarsa bu mektubu sana verecekti. Her şey yolunda giderse hiç okumadan bana geri getirecekti. Bu gün oraya özellikle gönderdim Mehmet’i...Senin canın ciğerin evladını bir gece misafir kabul etmeyen bir adamdan çocuklarına baba olmayacağını gör istedim.

Üç sene oldu. Ama gördüğün gibi Hamit aynı Hamit. Ayda bir zaten oğlunu gelip görüyor seviyor hasret gideriyordun. Ağbi kardeş birbirlerini unutmasınlar diye sürekli iletişim içindeydik. Fakat dün akşam Melisa ile konuşunca çok önemli bir karar kaldım kızım. Sen istersen kocanla evliliğine devam et. Ama bu akşamdan itibaren Melisayı’ da Mehmet’le birlikte bana gönder.

Baban dışarıda sokağın başında bekliyor olacak. Anneyim dedim mektubun başında. Annelik demek fedakarlık demek. Annelik demek özveri demek. Annelik demek dinlenmeyi bilmeden yorulmak demek. Evet seneler beni çok yordu. Ama dinlenmeyi kendime reva görmüyorum. Ve tekrar iki çocuğu büyütme görevini seve seve üstlenmeyi kabul ediyorum. "

Nevin Hanım hıçkırıklarla sarsılıyordu şimdi. Mektup ıslanmıştı. Yazılar birbirine karışıyordu. Nevin Hanımın aklı gibi.

Annesi ne demek istiyordu. Neden böyle bir karar almıştı. Korkmaya başlamıştı...

Duymak, bilmek ve öğrenmek istemediği bir şeylerin kokusunu alıyordu. Okumaya zorladı kendini. Çocuklar da ağlıyordu.

Sarılmışlar birbirlerine annelerini izliyorlardı.

Mektup bitmek üzereydi. En alıcı yeri okumuştu Nevin Hanım...

Okuduğu cümle yıldırım gibi düşmüştü yüreğine; adeta yangınlar çıkmıştı. Alev alev yanıyordu içi...

Ağlamıyordu artık. Donuk bir yüzle bakakalmıştı mektuba...

-Kızım, dün akşam telefonla konuşurken Melisa bir soru sordu bana. Bu soru aklımı başımdan aldı. Hiç gecikmeden bir karar vermeliydim. Bir anne aynı zamanda çocuklarının koruyucu meleğidir. Her türlü kötülükten korumalıdır O masumları...

Hatta en ufak bir şüpheye bile düşse harekete geçmeli bir an bile tereddüt etmeden gereken hamleleri yapmalıdır hiç korkmadan!

Melisa bana; gerçek babam beni küçükken dudağımdan öpüyor muydu? Babalar öper dedi. Hamit Babayı hiç sevmiyorum. Ağzı çok pis kokuyor..."

Daha fazla dayanamadı Nevin Hanım...

Mektup elinden kaydı düştü yere. Bir süre öylece kalakaldı. Yarım saate yakın hiç konuşmadan oturdu.

Sanki tüm bedeni ruhu gibi buz kesilmişti. İçinde yangın harlanırken, dışında buz...

Hiç ses yoktu odada. Sanki eşyalar, duvarlar, her şey ama her şey, donup kalmıştı. Zaman durmuştu sanki!

Çocuklar hayretle ve korkuyla annelerini sessizce izlerlerken; sessizliği  içeriden Hamit Bey’ in sesi böldü:

"Ben kahveye gidiyorum. Geldiğimde görmek istemiyorum o çocuğu!..

"Duydun mu?

"Manyak garı?

"Gönder O p....i


...

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Bir anneden mektup Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bir anneden mektup yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BİR ANNEDEN MEKTUP yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
superbaba
superbaba, @superbaba
10.10.2020 22:50:01
Ne ahlak kaldı ne namus. Yazık ki bunlar öykülerde kalmıyor yalnızca...
Gidiş nereye bilemiyorum.
Çok duygusal bir yazıydı.
Paylaşım için teşekkürler...
ŞÛRZAN
ŞÛRZAN, @s-rzan2
4.10.2020 16:42:23
Günümüzde sık sık yaşanan iğrenti duyarak okuduğumuz veya bir şekilde işittiğimiz vakalar. İnsan suretinde şeytanlar var maalesef. İnsanlıktan uzak. Bu gibi insanlara ne ceza verilse az..

Bu sosyal yarayı yazan kaleminizi tebrlk ederim
Saygıyla
black_sky
black_sky, @black-sky
3.10.2020 22:07:37
Tebrik ederim efendim. Güne düşen yazınızı...
Çokça önemli ve yürek yıpratan bir konu...
Sevgi ve selâmlarımla.
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
3.10.2020 18:01:12
Güne eşlik eden kaleminizi tebrik ediyorum
Sevgiler
Etkili Yorum
glenay
glenay, @glenay
3.10.2020 17:10:18
Ne diyeceğimi bilemiyorum
Ne yazık ki böyle pislik adamlar var.

Bu yüzden ben kocamdan ayrılınca
evlenmeyi hiç düşünmedim.
Bir kız bir erkek çocuklarımı büyütüp, okuttum.
Çok zor olsa da baba evinde,
çalışarak..
Allah'a şükür.

Tebrikler..
Aygün Deniz
Aygün Deniz, @aygun-deniz
3.10.2020 14:27:39
Güne gelen yazınızı ve sizi kutlarım, çok üzüldüm. ne yazayım bilmiyorum. Sevgiler.
saf şiir
saf şiir, @safsiir
3.10.2020 12:38:38
Güne düşen güzel yazını tebrik ediyorum. Selam ve dua ile.
İsabella
İsabella, @isabella342
3.10.2020 10:15:30
Ben sizin mesleğinizin bu konularla alakalı olduğunun kanısına vardım. Belki de yaniliyorumdur. Çünkü konularınız genelde aile ve çocuk arasında gidip geliyor. Yani hayal ürünü olmadığını düşünüyorum yazdiklarinizin. Acı ama gerçekler. Okurken tüylerimizi diken diken ediyorken bunları yaşayan insanların hislerini düşünemiyorum bile.
yeğinadnan
yeğinadnan, @yeginadnan
3.10.2020 09:15:11
Daha önce okuduğum bir yazınız. Dilerim kendinizi tekrar etmiyorsunuzdur.
Özellikle aile içi ilişkilere önem verdiğinizi ve bu işin hakkını verdiğinizi yazılarınızdan müşahede ediyor başarılarınızın daim olmasını diliyorum.
Bedri Tokul
Bedri Tokul, @bedri-tokul
3.10.2020 07:39:17
"Bu yazı seçilmeli" diye düşünmüştüm.
İsabetli oldu.
Tebrikler...
Sözlerim yüreğim
Sözlerim yüreğim, @sozlerim-yuregim
3.10.2020 00:25:36
En acı en pis en iğrenç duyduğumuz tanık olduğumuz gerçek!


Okurken dahi ürperdim, dinledikçe yerimden kalkamıyorum.

Allah kimseyi evladına kör olacak noktaya getirmesin.

Yaşanmasın adı sanı dahi yürek sızlatıyor..

Kaleminiz daim olsun..
Mustafaoğlu İlyas
Mustafaoğlu İlyas, @mustafaoglu-ilyas
3.10.2020 00:21:23
Bu ham alcak zihniyet it-lere kurban olsun diyor, tüm rezil ve reziliklerin pan zehiri olan sadri islam`In hayata ve devlete hakim olmasi dilegiyle,..Yüreginize kaleminize saglik
Hüznümün Hüznü
Hüznümün Hüznü, @huznumun-huznu
2.10.2020 23:40:06
Daha önce de bu hikâyeyi okumuştum,nerde okuduğumu hatırlamıyorum ama Hamitler den istemediğin kadar var artık bu ülke de.
Bedri Tokul
Bedri Tokul, @bedri-tokul
2.10.2020 22:45:15
İşte bu...
Acı ama gerçek.
Acılarda yazılmalı derim hep.
Tabii böyle güzel yazılacaksa.
Tebriklerimle...
Mehmet Burhan AKIN
Mehmet Burhan AKIN, @mehmet-burhan-akin
2.10.2020 22:43:09

Güzel yazıyla ilgili düşüncelerimi iki kısma ayırmak istedim.

Birinci kısım;
Yine edebi cümlelerle süslenmiş, yaşadığımız toplumun önemli ve de çok gerçek olan bir sorunu edepli bir üslupla anlatmışsınız, kaleminiz daim olsun.

İkinci kısım;
Değerlerimiz vardır can çekişen, eğitimsiz - görgüsüz cahil insanların ayakları altında ezilen... Bu hikaye yaşanmış ya da yaşanmamış ne fark eder, çağdaşlıklardan dem vurup sapıklık batağına saplananlar... lanet getiriyorum, ahlaksızların yüzüne ..!!!

Dün yayınlanan "KIRK ÜÇ KOCA YIL" adlı yazımı sanırım okuma fırsatınız olmamış, topluma bir mesaj olur dileğiyle kaleme aldık...

Ham - itleri ben de lanetliyorum.

Saygılarımla Efendim...
Mehmet İmran Sevinç
Mehmet İmran Sevinç, @mehmetimransevinc
2.10.2020 21:46:12
asude_vuslat

Yüreğimde derin sızı oluştu bu yazınızla.
Bir kız çocuğu babası ve dünyalar tatlısı 20 aylık kız torunu dedesi olarak.
Hem de kâğıt kesiği bir sızıyla.
Hayat bu "kimisi zevk-u ssafa da, kimisi cevr-ü cefa da.Kimisi makro bazda kimisi de mikro bazda"
Harika bir konu ve bir yazı.
Takdirlerimle, tebriklerimle efendim.

Bir istirham da bulunsam.

"sessizliği içeriden Hamit Bey'in sesi böldü"
Cümlenizdeki "Hamit Bey'in" kısmını "ham-it" olarak değiştirseniz kısmen de olsa "hak" yerini bulacak düşüncesindeyim.

"ham-it"
"ham-it"
"ham-it"

En içten sevgi ve selamlarımla efendim.

Mehmet İmran Sevinç tarafından 10/4/2020 7:33:42 AM zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL