Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Bedri Tokul
Bedri Tokul
VİP ÜYE

SAZIN DÜZENİ

Yorum

SAZIN DÜZENİ

11

Yorum

6

Beğeni

0,0

Puan

922

Okunma

SAZIN DÜZENİ

SAZIN DÜZENİ

70’li yıllar. Bekârım.
Birliğin misafirhanesinde kalıyor, askeri gazinomuzda yemek yiyorum. ‘Ringo Reşat’ dediğimiz bir ağabeyimiz var. Tam bir racon adamı. Bekâr. Silahı çok seviyor. O na ‘Ringo’ diyorlar. Sivil ya da resmi üzerinden tabancasını hiç eksik etmez. Bir gün bana:
“Çömez akşam gazinomuzda buluşalım. Biraz kafaları ısıtırız. Sonra seni bir yere götüreceğim. Haberin olsun”

Dediğine uydum. Yemek arasında bir iki dube içtikten sonra gece oniki gibi atladık bir Murat 124’e. O yıllarda Murat124’ler yeni çıkmış. O modele Hacı Murat’diyorlar. Hacı Muratla şehir içi her yer beş lira. Şehir dışına çıktık. Işıklarla ‘Erciyes Pavyon’ yazan bir yerde indik taksiden. Reşat abi on lira verdi.
Girdik içeri. ‘Ringo’yu tanıdıkları beli. Önlerde bir masaya buyur ettiler bizi. ‘Ringo Reşat’ gelen garsona eliyle bir daire çizdi. Garson anladı. İçinde her türlü mezelerden oluşan küçük tabaklarla donattı masamızı. ‘Ringo’garsonun kulağına bir şeyler söyledi. Aceleyle gitti garson. Sarı saçlı bir bayanla geri döndü. Bayanı yanımıza bırakıp gitti.
“Merhaba ben Jale, oturabilir miyim?”
Bizden bir cevap beklemeden de oturdu. Elimizi sıktı. Sandalyesini bana yaklaştırdı. Garsonun hemen getirdiği; içinde çay mı, gazoz mu, içki mi olduğu bilinmeyen bardağını benim bardağıma vurdu:
“ Hadi bakalım yakışıklı şerefe.”
Bir solukta içti.

İçerisi renkli, fersiz ışıklarla özellikle aydınlatılmamıştı. Tepede küçük ayna parçalarıyla süslenmiş bir küre, devamlı dönüyor, karşındakinin daha değişik, daha renkli, daha güzel görünmesini sağlıyordu.

Adının Jale olduğunu söyleyen bayan belki gerçekten güzeldi. Belki de ortam onu bana güzel gösteriyordu. Ben de içkimi bir solukta içtim. Yüzüne hayranlıkla uzun uzun baktım. İçkinin de verdiği duygusallıkla:
“Vay bee… Sen bu güzellikle hangi evin bacasını tüttürmezdin be bacım?”

Soğuk bir rüzgâr esti. Sorar gözlerle önce’ Ringo Reşat’a’, sonra bana baktı:

“Benim işim bu. Sevgiyi yitirdim. Gelirim masalara, Ismarlarsalar içerim. Ya da içiyor gibi yaparım. Sevmem,seviyor gibi yaparım. Hemen sorarlar “niye düştün” diye. Ben sormam, soramam onlara “Peki senin ne işin var burada? Demem, diyemem”
.Ben bu meslekte çok saçmalayan gördüm. Ama böylesine ilk defa rastladım.”

Sinirle kalktı. Duygulanmış mıydı? Kızmış mıydı? Anlamadım. Yeni içkisini getirmekte olan garsona:
“Kalkıyorum o masadan. İçmeyeceğim geri götür.” Dedi.
Daha sonra o bayanı şarkı söylerken, dans ederken de gördük.

Gecenin ilerlemiş saatlerinde birisi daha sahneye sazıyla, çıktı. Oldum olası severim türküleri. Gürültüden, şuh kahkaha seslerinden dinleyemedim söylediklerini. Türkücü programını bitirmiş gidiyordu ki, ben bağırdım:
“Senin sazının düzeni yokkk…”
Birkaç garson masamıza doğru gelecek oldu. Türkücü elini kaldırdı.
“Yok, bir şey… Sakin olun. Ben bu genç abimin ne demek istediğini anladım.”
Yerine oturdu. Ali İzzet’in o günlerde çok sevilen – Şu sazıma bir düzen ver- türküsünü o kadar yürekten söyledi ki:

Şu sazıma bir düzen ver
Teller de muradın alsın
Gel beni bir tenhada gör
Diller de muradın alsın

Elinden tutup gezelim
Harman döşe gül dizelim
Kalem ver adın yazalım
Eller de muradın alsın

Uğra bir gün bizim köye
Sana bakam doya doya
Dağ ceylanı in ovaya
Çöller de muradın alsın

Kehribar benler gerdana
Düzen düzmüş dane dane
Bazı bazı çık seyrana
Yollar da muradın alsın

Gel gidelim bizim ele
Düşmeyelim dilden dile
Diken sarmış gonca güle
Güller de muradın alsın

Ali İzzet’im görüşelim
Bugün bayram barışalım
Aç kolların sarışalım
Kollar da muradın alsın

Pavyondakiler de sessizce dinlediler. Türkü bitince bir alkış koptu. ‘Ringo Reşat’ şimdiki parayla yüz liraya denk gelebilecek bir parayı türkücüye verdi. O da sağ elini sol göğsüne götürerek teşekkür etti. Sabah olmak üzereydi. Geldik misafirhaneye.
Ertesi gün Reşat abi gazinomuz da buldu beni:

“Gel bakalım çömez seninle biraz konuşalım. Birliğimize geldiğinden beri seni izliyorum. Aldığın maaşın büyük bir bölümünü ailene gönderdiğini de biliyorum. Şefin senin için “saygılı, çalışkan biri” diyor. İyi de bir güreşçisin biliyoruz. Ama arada bir içki de içiyorsun. Tercih senin bir şey diyemem. Ancak;
Dün seni götürdüğüm yerlere bir daha sakın gitme. Oralar sana göre değil.

Bütün ömrümce tuttum’ Ringo Reşat’ abimin öğüdünü. Bir daha hiç gitmedim öyle yerlere.

O atılan sahte kahkahaların arkasında ne gözyaşları, ne acıklı hikâyeler, ne yıkılmış hayaller, ne sönmüş ocaklar vardır.

Hep düşündüm. Hep düşünüyorum…

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Sazın düzeni Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sazın düzeni yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SAZIN DÜZENİ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Yinsani
Yinsani, @yinsani2
7.10.2020 22:11:29
ilk gençliğimde iyi ki sarhoş olup bir ana tokadı yemişim, sonra anlattılar ya, kaç yerin dibine girdim..sarhoşluk ne melem bir şeydir ya hu...

ne işimiz olur abi öyle yerlerde..
kaleminize sağlık komutanım.
Den(iz)
Den(iz), @den-iz
19.6.2020 13:49:35
Lirik bir anlatım, soft bir bakış açısı... Bu tip bir öykü zaten böyle anlatılmalıydı.

Sevgilerimle...
Fatma Oral
Fatma Oral, @fatmaoral
17.6.2020 09:53:08
Kendimi karekter ölçme merkezinde sandım.

Bir de düzgün insana saf lakabını kondurmazlar mı.

Abi dünya üçkağıtçı dünyası.

Sarı saçlı kadın bana artık çok düzgün ve namuslu geliyor.

Bir de kadın olsun erkek olsun ne yaptığı belli olmayanlar var. Her tarafta fırıldak.

Saygılarımla
7TEPE
7TEPE, @7tepe
16.6.2020 12:25:30
😅😅😅😅 Jale'ye bacım dedin ya Bedrican
😅😅😅 çok yaşa emi
asude_vuslat
asude_vuslat, @asude-vuslat
15.6.2020 22:23:11

Ringo Reşat gibi insanlar daha çok olmalı ki gençlerimizi o tür yerlerden koruyabilelim.

sizi kutluyorum hem nasihata kulak vermişsiniz, hem de bu yazıyı kaleme alarak (dilerim çok okunur ) gençlerimize güzellik yapmışsınız.

saygılarımla..
Serap IRKÖRÜCÜ
Serap IRKÖRÜCÜ, @serap-irkorucu
15.6.2020 21:50:37

Görüntülrde gördüğümüz, yazılanlardan okuduğumuz kadar bilgi sahibi olduğumuz bu ortamlar bana 'kadının sömürüsü açılan ve eğlence görüntüsüyle perdelenmeye çalışılan' çok kirli ortamlar gibi gelir.

Her şey sahtedir herhelde o ortamlarda. Müşteriler, ilgiler - alâkalar, yenilenler - içilenler, sohbetler, 'eğlenceler' - ödenen hesapların meblağı... saymakla bitmez.

Bunların böyle olduğu bilinirken neden hâlâ böyle yerler bu kadar çoktur... hiç anlamam!..

Oraları işletenlerin, giden erkek müşterilerin, sohbetlere 'meze' edilen kadınların... hepsi bir aileden çıktıklarına göre, aileleri dağıtan bu yerlerin yaşaması için neden çaba sarf ederler ve hatta bı konuda mangalda kül bırakmzlar... hiç anlamam!...

Kimsenin ne yaşandığını hatırlamadığı 'gecelerin bereketleri' olan çocukların bazıları, ömür boyu babalarının kim olduğunu bilmeden yaşarlar. Bu 'günahta' payı olanlar bu yaşanaları hayatı boyunca nasıl hiç sorgulamazlar... hiç anlamam!..

Toplumun kanayan yaralarından bir olan bu konuyu sade bir dille işlemişsiniz. Kutlarım Bedri Bey.

Saygılarımla...
Alibaba
Alibaba, @alibaba2
15.6.2020 21:19:38
10 puan verdi
Oyyy... benim can ağabeyim. Kimileri bizim gibi birilerinin yanında bir ve ya birkaç kez görür ve binlerce senaryo üretiriz o dünyanın gizemleri hakkında.
Kimileri de kendini öyle bir kaptırır ki meçhuller ortamına, kendisi de içinde kaybolur gider başka bir meçhule.
Benim de bir kaç örneğine şahit olduğum gibi...

İnşallah bir fırsat olu da, pavyonda değil ama kendi aramızda çalar söyleriz o güzelim türkülerimizi.

Yine bam telindeydi yazının tınısı.
Gönül dolusu saygılar, selamlar kardeşinden.
Öpüyorum ellerinden.
Hasan Özaydın
Hasan Özaydın, @hasanozayd305n
15.6.2020 11:13:08
Geç kaldık artık bu yaştan sonra da hiç gidilmez,tebrik ederim.
Ahmet Zeytinci
Ahmet Zeytinci, @ahmetzeytinci
15.6.2020 09:41:52
Çok caf caflı bir dünyaydı o gazinolar pavyonlar yetmişli seksenli yıllarda gerçekten. Ben de bir iki kere gençlikte gittim, aynı şekilde benzer bir olay da kapı da duran ihtiyar amca ''Evlat dedi sen iyi bir çocuğa benziyorsun buralara pek gelmesen iyi edersin.'' Ben de onu dinledim, iki üçü geçmedi böyle yerlere gitmem... Dediğin gibi Bedri abi o içilen içkilerin, atılan şuh kahkahaların gerisinde kim bilir ne hüzünlü hikayeler var, orasını bir kendileri bir de Allah bilir...
robinson7575
robinson7575, @robinson7575
15.6.2020 01:11:53
Tebrik ederim Abimm çok güzel bir anlatım her satırını okudum okumuş gibi yapmadım bende ömrümde hiç öyle yerlere gitmedim ama kokteyllerde sağlam içtik)) dogrumuydu bilmiyorum
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL