15
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1623
Okunma

Yapacağım bir işim yoksa vaktimin büyük bir bölümü bu defterde geçer.
Uzun zamandır kitap okumuyorum. Doğru, ya da yanlış:
“Okuyacaksam da, yazacaksam da EDEBİYAT DEFTERİ’rinde oluyorum. Bura da öyle yürek çırpıntısı şiirler, öyle, ders alınacak yazılar var ki” diye düşünürüm.. Bu da benim fikrim.
Peki, yazmalarım nasıl olur?
Genel de eskilere özlemim vardır, Hatırlar onları yazarım. Birisi bir anısını anlatır, “Ben bunu yazmalıyım”derim.Yazarım. Bazen de uyku tutmaz hayallere dalar, gecenin kaçı olduğuna bakmaz kalkar yazarım. Tez canlıyımdır da. Beklemem yazımın demlenmesini. Yazar yazmaz da sizlerin yüreğine asarım.
Bu gün bunlardan hiç birisi olmadı. Bir belgesel izledim.
Anne bir kurdun hikayesi anlatılıyordu belgeselde. Anlatayım:
DİŞİ KURT
Altı yavrusu vardı kurdun yumuk yumuk, sevimli, topak topak. Kendilerine has inleme sesleri çıkarıyorlar:
" Anne acıktık..."
Anne kurt endişeli, telaşlı fazla umudu da yok:
“Biliyorum açsınız. Ben de açım. Benim açlığım önemli değil değil. Önce sizleri doyurmam lazım. “
Dikti gözlerini uzaklara, kulakları kıpırdadı. İleride bir koyun sürüsü gördü. Umutlandı, düşündü:
“Bütün gücümü toplayıp, saldırsam şu sürüye, biliyorum acar köpekleri vardır çobanın. Ama başka çarem de yok.”
Yekindi.Fırladı. Sürüye ulaştı. Köpekler öyle bir havladılar, öyle bir saldırdılar ki kurda,:Umudunu kesip, başı önde kuyruğu bacaklarının arasında, geri döndü. Başka çaresi de yoktu.Sırt üstü yere yattı, Bacaklarını açtı.. Yavrular hırsa saldırdılar memelerine. Ne kadar çekiştirseler de memelerinde süt yoktu.
Ne yapmalıydı?
Köpeklere kızdı önce;
“Sizinle hemcins sayılırız. Koruduğunuz koyunları zevkle insanlar kesip yiyecekler. Yavrularım aç. Bıraksanız da sürünüzden birini de ben yavrularıma yedirsem, onların da karnı doysa?
Annesiyle daha önce gittiği ormanlar geldi aklına:
“Düşün peşime...”
Gittikleri yer ışıklar içerisinde evlerle doluydu. Yavruları peşinde, girdiler caddelere.
İnsanlar korktular. Silah sesleri duydular sonra.
Korktular,
Kaçtılar.
Yolda dört yavrusu açlıktan öldü.
Peşindeki iki yavruyla çıktı bir tepenin üzerine bağırdı, çaresiz, umutsuz, isyankar:
“Kimse yok muu?
Sesi duyuldu:
Uzaklardan taa uzaklardan yaşlı bir kurt geldi.
“ Senin yaşadıklarını bir zamanlar ben de yaşadım. Birazdan ölüme yatacağım. Onlara anlat.Köpekler bir yal için insanlara köpek olmasınlar."
Erkek kurt göründü karşıdan bütün azametiyle. Çiftleşme zamanıydı. Baktı düşündü.
Korktu da. korksa da:
Kararını verdi. Yine ona boyun eğecek,yine ona tabi olacak, yine O hüküm sürecek,yine yavrularını düşünmeyecek ve ortadan kaybolacaktı.
Öptü yavrularının gözlerinden:
“Bu böyle bir savaş işte. Ya teslim olun. Ya da köpeklere karşı durun"
Düştü yaşlı kurdun peşine O da ölmeye yatacaktı…