işte yazarak kendimi kandırıyorum zaten hayalden öteye gitmedi hayatım.
hani derler ya:
benden ne köy olur ne kasaba.
kır dizini otur işte çalıştığın hangi işse.
kurallar. bir de benim kurallarım.
ne anladım ben bu işten???
boş verrr. ..
boş verrrrr
29 Nisan 2020 Saat:02.15
Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Belki bu yazıyı sadece laf olsun diye yazdınız. Bilemem. Ama bir ucundan yakaladım ve ordan tutabildiğim kadarıyla yorumlama ihtiyacı duyuyorum. Biraz da, kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla cinsinden olacak yazacaklarım. Gücenmezseniz kendime de hisse alacağım.
Sizi anlayabiliyorum. Düşünceleriniz her insanın zaman zaman kapılabileceği türden. Zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz her türden insan hayatının bir döneminde, özellikle yaşadıklarının etkisi altında, olumsuz duyguları tetikleyen düşüncelere kapılır. Hayatın tek bir çizgi değil; içinde birçok belirsizliği de barındıran zikzaklı, iniş çıkışlı, çatallı bir yol oluşunun doğal sonucudur bu. Travmalarımız bizi zaman zaman negatife çekerken, mutluluklarımız pozitife çıkartır. Fakat dönemseldir hepsi. Geçmeyen acı yoktur mesela, bitmeyen mutluluk da...
Fakat benim gördüğüm, kimi cümlelerinizle dönemsel bir negatif duygu birikimini genele mal etmiş gibisiniz. Genellikle sizden bağımsız gelişen şeyleri kişiliğinize mal etmiş görünüyorsunuz. Örneklendireyim:
1. yaşamayı beceremedim ben be dostum 2. anlayacağın: başarısız bir insanım. 3. kimseyi asla memnun edemedim de. 4. kendime hayrım yok. 5. benden ne köy olur ne kasaba. gibi
Bu cümleler aşırı genellemeye güzel örnekler. Müsaadenizle sırayla incelemeye çalışalım:
1. Yaşamayı becerememek diye birşey söz konusu değildir hayatta. Birkaç kez tökezlemiş, hata yapmış, yanlış yola sapmış olabilirsiniz. Hangimiz doğru yoldan ilerliyoruz ki? Zikzaklar çizmekle geçiyor ömrümüz. Hatta zaman zaman geriye bile dönüyoruz. Ama bütün bunlar yaşamayı beceremediğimiz anlamına gelmiyor. Nefes alıyoruz ya büyük beceri aslında.
2. Ben yeryüzünde bütünüyle başarısız bir insan olabileceğine ihtimal vermiyorum. Kalem tutmak, yazı yazmak, kitap okumak, daha iyi bir insan olmaya çalışmak birer başarıdır. Başkalarının başardıklarını başaramamış olabilirsiniz. Ya onlar da sizin başardıklarınızı başaramadıkları için hayıflanıyorlarsa... Her ne kadar siz başarılarınızı başarıdan saymasanız da... Ki mutlaka başardığınız birşeyler vardır bir yerlerde.
3. Bu cümle aslında içinde bulunduğunuz ruh halinin ve inançlarınızın kilit noktası. Başkalarına odaklı ve bağımlı bir yaşantı sürüyor olabilirsiniz Hasan Bey. Kimseyi memnun edemediğinizi düşünüyorsanız, gerçekten onları memnun etmek için çaba sarf ediyorsunuz demektir. Ne için yapıyorsunuz bunu? Onaylanmak ve takdir görmek için mi? Sorgulamakta fayda var.
4. Kendinize hayrınız olmadığını mı düşünüyorsunuz? Bu yazıyı yazarak bana ne kadar fayda sağladığınızı bilseniz, düşüncenizden sanırım vazgeçerdiniz.
5. Sizden köy de olur, kasaba da... Çünkü siz insansınız. Paranızdan, malınızdan, işinizden, şöhretinizden kaynaklanmıyor değeriniz. İnsan olduğunuz için değerlisiniz.
Ben bu beş örnek cümlenizi irdelemeye çalıştım. Eğer bu yazıyı laf olsun diye değil de, ki ben öyle olduğunu düşünmüyorum, samimiyetle yazdıysanız hayatınızda sorgulanması hereken çok şey var demektir. Ben yazınızda ciddi anlamda onay ve ilgi ihtiyacı, beklenti yüksekliği, değersizlik ve başarısızlık hissi, aşırı genelleme, gelip geçici şeyleri kişilikle özdeşleştirme ve hep ya da hiç tarzı düşünme gördüm. Dikkatinizi çekmek isterim; sizde değil yazınızda gördüm.
Kim olduğumuzu belirleyen şey alışkanlıklarımızdır. Alışkanlıklarımızı ise inançlarımız vücuda getirir. Nedir inançlarımız? Dini inancımız değil elbette. Kısmen dini inanç da etkili ama asıl, inançlar; ağırlıklı olarak 0-6 yaş arasında gözlem ve deneyimler neticesinde edindiğimiz bilgilerin, tekrarlar neticesinde pekişmesi ve bilinçaltımıza yerleşerek hayatı kolaylaştırma maksatlı kullanılması için oluşturulmuş kısayollardır diyebilirim. Hayatın her an zikzaklar çiziyor ve kollara ayrılıyor oluşunun meydana getirdiği belirsizliği ortadan kaldırmak adına kullanırız inançları. Tercih yapmamızı ve karar vermemizi kolaylaştırırlar. Ancak kimi inançlar vardır ki kolaylaştırmak şöyle dursun, zorlaştırırlar ve daha çok acı çekmemize neden olurlar. Sizin yukarıda yazdığım beş örnek cümleniz kendinize dair inançlarınızdır aslında. Ne yazık ki hatalı inançlar! Size sizi aslında olmadığınız; değersiz, başarısız, gereksiz biri olarak gösteriyorlar ve sanırım günlük hayatınızda kullandığınız alışkanlıklarınıza yön vererek sizin, kendi gözünüzdeki değerinizi belirlemeye cüret ediyorlar. Siz de buna müsaade vermiş görünüyorsunuz.
Konu çok geniş ve kapsamlı. Burada anlatılacak gibi değil. Dilim döndüğünce birşeyler yazmaya çalıştım. Umarım size katkı sağlayabilmişimdir.
Saygılarımla.
Demircioğlu tarafından 4/30/2020 1:43:23 AM zamanında düzenlenmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.