5
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1092
Okunma
11.04.2020
Hayalimde bu gün çok farklı olacaktı, kuzularım ve benim için hayat duracaktı. Bembeyaz gelinlik içinde küçük prensesim salınırken büyük prensesim ellerime sıkı, sıkı sarılmış bana doğru mutluluk elektronlarını son hızla salacaktı.
Olmadı. Güzel meleğimi gelinliğinin moda evinde olması, moda evlerinin kapanması ve kuaförlerin çalışamıyor olması nedeni ile kuzumu evde bulunan beyaz yazlık bir elbise, babaannenin zamanında örmüş olduğu bolero ve gelinlik ayakkabısı ile sadece babası ve benim bulunduğum sade bir nikah töreni ile gelin ettik.
Buna da şükür. Covit 19 yani korana virüs salgını nedeni ile büyük kızım Amerika’dan gelemedi, diğer davetlileri de tek, tek arayarak, salgından dolayı, zorunlu sebeplerden sade bir tören yapılacağını bildirdik. Belki bu töreni daha ileri bir zamana erteleyebilirdik. Ancak bu salgının yoğun olarak üç veya dört ay süreceği, ilerleyen bir buçuk yılda ara, ara dalgalar halinde ortaya çıkacağı uzmanlarca bildirilmekte. Bu ucu açık süreçte; insan ömründe zamanın sınırlı olması, dileğim “yarın inşallah güzel olur.” fakat bizde bir söz var “kim öle, kim kala” beklemenin çok da anlamlı olmadığını düşünerek, çocukların da talebi doğrultusunda nikah törenleri yapıldı.
Tabi ki tüm dünyanın böyle bir pandemi ile uğraşması, bir çok masum günahsız insanın böyle bir salgın ile mücadele etmesi zor ve üzüntü verici. Ancak ben yaşadığımız bu kimsesiz kıyılan nikah olayı ile ilgili naçizane moralimi bozmadım. Size görüşlerimi yazacağım.
1- Her düğün, nikah törenleri uzun uğraşlar neticesinde organize edilip icra edilir. Evet biz de uğraştık organize olduk, Hatta kızım dedi ki anne çok şeye gerek yok kimseyi memnun edemezsin mutlaka bir kusur bulurlar. Onun isteği doğrultusunda cüz-i ve ekonomik şeyler yaptık. (Düğün istemedi)
2- Evet gelinlik aldık, hem de internetten, moda evi olanlar ve gelinlik imal edenler belki bana kızacaklar ama İzmir bu işin merkeziymiş oradan çok güzel bir gelinlik geldi. Sadece boyu için terziye verdik. Terzi 65 yaşındaymış sokağa çıkma yasağından dolayı gelinlik terzide kaldı.
3- Düğün Kartları bastırdık lakin tamamını dağıtamadık. Basım evleri bana kızacak ama bir çoğuna internetten kart fotoğrafını gönderdik. Yani Dijital Davetiye, Sonra toplu nikah, düğünler iptal edilince tekrar davetleri telefon ile iptal ettik.
4- Çarşı Pazar gezemediğimiz için eski sandıkları kullanılmayan giysileri tek, tek gözden geçirdik, Bizim apartman eski bir bina, buna parelel olarak komşulukları hala devam ediyor olduğundan, konu komşuya haber gönderdik. Artık hepimiz pantolon giymeye alıştığımız için ince çorap giymeyi unutmuşuz. Elimizdeki tek ince çorap da giyerken kaçıverdi. Çarşı Pazar kapalı, komşulardan gelen iki çorap ile işimizi hallettik.
5- Komşulardan biri emektar dikiş makinesini çıkardı, kıyafetimize uygun (siyah renkte) bana ve eşime maske dikti. Kızım ve damadım tek kullanımlık maske taktılar.
6- Damadımın ailesi başka şehirde olduğu için gelemediler, bindik bizim emektar arabaya, doğru nikah dairesine, Güler yüzlü fakat güldüğünü yüzündeki maskeden dolayı göremediğimiz bir memur karşıladı bizi. Sıra beklemeden hemen bir nikah odasına aldı çünkü bizden başka kimse yoktu. Vaktinden önce nikah memurumuz da geldi.
7- Ben cep telefonundan canlı yayını açtım, ilgili kişileri ekledim. Ve memur nikahı kıydı. Ben görmedim ama kızım iki defa damadın ayağına basmış.
8- Bahçeye çıktık bir iki fotoğraf çekimi sonunda eve geldik
Görüldüğü üzere ne telaş, ne kargaşa, ne kim ne dedi, kim ne yedi, kim ne taktı vs, vs hiçbir şey yok. Son zamanlarda görülen o gereksiz yapılan organizasyon, ya da gereksiz büyük şaşalı salonlardan düğünlerinden hiç biri olmadı. Üstelik kızım ve damadım da çok mutlu, ben mutlu. Sanırım bu Covit 19 özümüze dönmenin zamanının geldiğini hatırlatıyor. Siz daha iyilerini yapabilirsiniz değil mi? Hadi kolları sıvayalım. Her şey bizim için inşallah güzel olur.