Kendisini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnızca kölelerdir. voltaire
Bayram KAYA 1
Bayram KAYA 1

Anlamak Gerek 27

Yorum

Anlamak Gerek 27

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

537

Okunma

Anlamak Gerek 27

27

Doğaya yönelen ihtiyacımız nedenle oluşan tekil ve kimi zaman rastlaşır kesişme süreçleri ile yan yana gelen girişmeler tekrarı içinde kolektif birim zamanlı katılımlar ortaya konmuştu.

Bu türden, hiçbir kolektif birim zaman, arz talep yasasını ortaya koymakla inşa edilecek bir süreç ilişkisi değildi. Kişilerin doğaya yönelmeleri de zorunluydu. Aynı bölge içindeki benzer çekme itme yasaların tabi oluş ta zorunluydu.

Bu zorunluluklarla kişiler aynı bölgeye tabii çekme itme yasaları nedenle karşılaşırlar. Yani bu şartlar içinde kişilerin bir araya gelici kesişmeli yaklaşımları ve birbirinden kaçınma davranışları da zorunluydu. Yani köleci sistemin arz talep yasası, kolektif birim zamanı ortaya koymadı. Koyamazdı da.

Hemcinsler ister tekil zaman içinde olun. ister kolektif zaman içinde olun. Her iki durumda da ihtiyacınıza denk düşen bir karşılaşma içinde olursunuz.

İşte bu karşılaşmanın ilki, tekil veya grup halinde yapılan avcı toplayıcı eylemlerdi. Avcı toplayıcı totem grup eylemleri kolektif tutumlardı.

Hemcinslerin avcı toplayıcı kolektif eylemleri yanın da giderek ürettiren kolektif nedenle ortak ihtiyaçlarına denk düşen karşılanmaları ile de hemcinsler üreten eylem içindeydiler.

Yani yan yana girişen temel eylemler nedenle hemcinsler önce bir grup içi sağlama ilişkisi içindeydiler. Sonra da yine temel sağlatmalar nedenle, grup içi üreten ilişki içindeydiler.

Grubun nüfusu kullanılan ve tüketilen nesneler ile denkleşen bir nüfus artışı iseler de bu bir arz ve talep artışı hiç değildi. Kâr mantığı içinde kâr getirmeyecek nüfus artırılmaz. Yedek işçi ordusu biriktiren nüfus artışı; bu tür kâr amaçlı ahlaksız tutumlu tuzaklar yüzündendi.

Eğer doğada, reel bir arz-talebe dayalı nedenle üreten dinamik bir inşa olsaydı; hemcinsler kendilik bir arz ortaya korlar böylece üretim başlardı. Arz talep kolektif yetenekle donatılmış süreçler üzerine modüle edilen sömürü unsurlarıydı.

Oysa üretim, doğaya yönelen girişmelerin kolektif birim zamanı ortaya koymasıyla ve kolektif birim zamanın da artık bir kolektif boş zaman etkinliği ortaya koyması içinde, çoğu kes amaçsız eylemlerin amaçlı eylemlere dönüşen biliş buluş ortaya koymasıyla olası olmuştu.

Üreten ilişkiye bugünden geriye doğru baktığınız da bir buğday ile bir kunduranın farklı kullanım ve farklı tüketimleri nedenle her ikisinin de gruplar arasında bir değiştirme değerini üzerinde takasa gireceklerini kolayca görürsünüz. Halbuki süreç hiç te "al buğdayı, ver kundurayı" tarzını verecek bir mantık içinde böylesi bir anlayış girişmesi olmadı.

Üreten grup neden sonra kendisine yapılan saldırılar karşısında artık ürünle kendisini korumayı akıl etmişti. Üreten grubun yaşam deneyimi içinde edindiği üreten muktedirliklerden kaynaklı kendi imajları içinde imajdan okuma yapma, olanakları vardı. Üreten grup ürettiği ürün ile muktedirdi.

Muktedirlik, kolektif üretim gücü ile kolektif takdirdi. Takdir edici üretme yetisi nedenle üreten grupları totem gruplardan ayrılan tanı ile üreten gruplar İLAH gruplardı. İlahlar kendilerini korumak için yamyam gruba; barbarlara, sunuda bulunuyordular. Kurban veriyordular.

Buraya kadar olan sürecin hiçbir yerinde kâr edici, kazanç sağlayıcı arz talep yasası yoktu. Yaşanan gerçek süreçler içindeki imajdan okunan süreçler girişmesi sonrasında, üreten grup; "madem", diyordu. "Saldıran yamyamlar bizi yiyecekler, o halde bizi yemeleri yerine artık ürünü yamyamlara yiyecek olarak verelim", demenin muktedirliğini fark ettiler.

Akıl etmeseler bile üreten grubun barınma alanı çevresindeki, meyve ya da tarım ürünü veya ürettiği bir hayvan sürüsü saldırganların hışmında nasibini almakla; grup bu süreç sonrasında da kurtulacaklarının pratiğini yaşamış, sonra da bu yaşanan süreci akıl etmiş olacaktı.

Bir yerdeki bir grup, üretim gücü yetenekli donanımla ürün verip canını kurtarmayı düşünürken; bir başka yerdeki grup ta yağmalanan ürünleri nedenle kurtulmalık ya da kurban vermeyi akıl etmiş olabilirdi.

Her yol olasıydı. Her iki yol da doğru, gerçekçi ve inşacıydı. Her iki yolda biri grubun birinde süreci akıl etme ile başlatırken diğerin de yağmalanan ürün alanları nedenle, grubun kendilerine dokunmamayı gruba ders edecekti. Neden?

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Anlamak gerek 27 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Anlamak gerek 27 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Anlamak Gerek 27 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL