5
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
981
Okunma

Kitap okumak... Sahi, hiç düşündük mü neden kitap okuruz? Neden bu uzun soluklu eylemi bazen büyük bir zevkle, bazen de zorunluluktan oflaya puflaya yaparız? Fark ettiniz mi bilmem, şu sıralar kitaplar pek okunmuyor. Okunsa da ya yarım bırakılıp bir köşede unutuluyor, ya da süs diye kitaplıklara konuyor…
Oysa her kitabın bir ruhu vardır. Kitap evlerinde ya da satış mağazalarındaki raflarda ilgi bekler, adeta beni de okuyun diye bağırır. Kitaplarda her yazarın az da olsa işçiliği vardır, yani az da olsa dikkate alınmayı hak eder, her ne kadar bazılarının yanından bakmadan geçilse bile… Ama size de hak vermeliyim, bazı kitaplar modaya o kadar uyduruldu ki onlara bakmak bile itici gelebiliyor. Adlarını saymaya gerek var mı bilmiyorum. Dilindeki yapmacıklık ve basitliğe rağmen o kadar çok okunuyor ki… Durum gerçekten içler acısı. Belki de popüler kültürün bir parçasıdır.
Popüler kültür dediğim de öyle pek ahım şahım bir şey değil, çoğunluğun takip ettiği öylesine şeyler işte… Biraz aşk, biraz dedikodu ile karışık abartılı heyecan, çoğunluğun yaptığı şeyleri takip ederek kendini belli etme çabasına girmek. Belki de ilgi görme isteğinden doğan davranışlar bütünüdür.
Kitaplar ile popüler kültürün ne alakası olduğunu merak edebilirsiniz. Yazarlar çoğunluk ilgi gösterdiği için klişeleşmiş konulara yöneliyor. Sırf bir yarış uğruna kitap içi boş cümleler yığını haline dönüşüyor. Doğrusunu söylemek gerekirse kitap evleri de bundan fayda sağlıyor. Bu da edebiyatımıza büyük zarar veriyor.
Biraz pişmeye, biraz olgunluğa ve biraz da emek göstermeye ihtiyaç var.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.