4
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
921
Okunma
avuçların balıkçı barınağı
üstümde gocuk
cebimde kısa camel
kirpiklerindeki sazlıktan gözlerine bakıp
hani ada gibi duran bebeğine yol almadan önce
paçayı sıvıyorum
rengine dalmadan önce
korkudan sal yapılmaz biliyorum
ama kirpiklerin de pek tekin değil
kıpraşsam
kuşlar uçuşacak
bekliyorum
ve beklerken yakayım diyorum
kıyılarına vuran yaşlarınla su toplamış süngeri
üstelik kibrit kutusunda ters duran yanmış çöpü çekerek
söz gümüş diyor dış sesim
sükut, yere düşse de altın
lakin para etmiyor işte
gözlerinden uzağım
paketi çıkarıyorum cebimden
yaş sızdırıyor
üstelik bütün dallar sırılsıklam
ateş olmadan baruta dönmüş
vasati kırk çöp
mıhlanıp kalıyorum sazlığın içinde
oysa göz bebeğin orada
yalnız bir ada
bir kuş uçumu
uzaklığında