Bazı insanların kişiliğindeki karektersizlik ne kadar dikilirse dikilsin dikiş tutmadığı gibi yama da tutmuyor. mlk (HURİGÜL)
Paylaş
Beğenenler
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İnsanlarla yaşadığımız çatışma ve çekişmelerin temelinde, karşı tarafın kişiliği etkili olduğu kadar bizim kişiliğimiz de etkilidir. Hatta diyebilirim ki ağırlıklı olarak bizim kişiliğimiz etkilidir. Başkalarının bize nasıl davranması gerektiğinin mesajını konuşmalarımız ve beden dilimizle karşı tarafa biz veririz. Kişiliklerin birbirini tetiklemek gibi bir huyu vardır. Düşünce, duygu ve davranışlar birbirini besler ve tetikler. Kısaca yargıladığımız, beğenmediğimiz insanların kişilikleri bizden bütünüyle bağımsız değildir. Onu kendi kişiliğimizle biz şekillendiririz. Ebeveyn-çocuk ilişkisinde bu durum net bir şekilde görülür.
Kişilik çok komplike bir kavram. Özellikle 0-6 yaş arasının gözlem ve deneyimlerine bağlı olarak oluşur. Ancak ölene kadar gelişmeye ve değişmeye devam eder. Gözlem ve deneyimler neticesinde elde edilen bilgi ve veriler duyu organları vasıtası ile bilinçaltına aktarılır. Bilinçaltı gelen bilgi ve verileri daha sonra kullanmak üzere; iyi-kötü, dogru-yanlış, faydalı-zararlı ayrımı yapmaksızın kaydeder. Kişi bu veri aktarımının ve kaydetme işleminin farkına dahi varmaz.
Kişiliğin dışa vurumu alışkanlıklardır. Alışkanlıklar düşünce, duygu, söylem, davranış ve inanç alışkanlıkları olmak üzere beşe ayrılır. Bu beş alışkanlık türü gözlem ve deneyimler neticesinde elde edilir ve sürekli birbirini besler ve tetikler. Ancak en temelde düşünce alışkanlıkları vardır. Eğer düşünceler değiştirilebilirse, diğer alışkanlık türleri ile birlikte kişilik de değişime uğrayacaktır. Değişimin az ya da çok oluşu kişinin farkındalığına, özeleştiri kaabiliyetine, sabrına, cesaretine göre değişir. Bazı durumlarda ise insanlar, pozitif veya negatif yönde, farkına dahi varmadan değişebilir.
Yanlış anlaşılmasın, gayem sizi yargılamak değil. Haddime de değil zaten. Sadece gözden kaçırmış olabileceğinizi degerlendirdiğim noktalara değinmek istedim.
Kişiliksizlik diye birşey yoktur. Her insan pozitif alışkanlıkların ya da negatif alışkanlıkların ağırlıkta olduğu bir kişiliğe sahiptir. Olmasa insan olmaz zaten. Hatta zaman zaman insanların hangi yöne meyledeceğine kendi kişiliğimizle bizler de katkıda bulunuruz. Çünkü insanlar gibi kişilikler de iletişim halindedir. Bu nedenle insanın başkalarının kişiliklerindeki eksikliği sorgulamak yerine kendi kişilik eksik ve yanlışlarına odaklanması gerekir. En azından ben böyle olması gerektiğine inanıyorum.
Güzel yazılarınızda buluşmak dileğiyle. Esen kalınız.
Demircioğlu tarafından 2/21/2019 6:13:59 PM zamanında düzenlenmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.