Senden nefret edenleri sev; iyilikten başka üstünlük alameti tanımıyorum. -- ludwig van beethoven
Hissiyat-ı Mütevarise
Hissiyat-ı Mütevarise
@hissiyat-imutevarise1

En Güzel İstisnamsın 📖(Bölüm#4)

12 Ocak 2019 Cumartesi
Yorum

En Güzel İstisnamsın 📖(Bölüm#4)

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

646

Okunma

En Güzel İstisnamsın 📖(Bölüm#4)

En Güzel İstisnamsın 📖(Bölüm#4)

Ani bir hareketle yerimden kalkıp ’Sen benimle bi gelsene!’ dedim. Ancak onun ayağa kalktığını anlayınca gözlerimin hâlâ kapalı olduğunu anladım.
   Ekranı göremeyeceğim şekilde açtım gözlerimi, yüzünü görür görmez ağlama isteğim ağır bastı.
Hemen dışarı çıkardım. Çünkü şuan güçlü olmam gereken zamandı ve ağlama isteğimi bastırmak için de zamana ihtiyacım vardı.
   Deri bir nefes alıp Özgür’e döndüm.
’Neden yalan söyledin bana?’
’Neyden bahsediyorsun?’
’Az önce Semih’le konuştuklarınızı duydum. Sadece bu değil, sabah annen şu lanet olası üç gün boyunca evde olduğunu söyledi. Üstelik ne olursa olsun sen telefonuna kilit koymazdın. Şimdi herşeyi anlat bana!’ dedim ondan cevap bekleyen  bir ifadeyle. Onunda bana cevap vermesini umuyordum fakat tam aksine yere bakıyordu. Suçluluk psikolojisi mi bu?

  ’Neden yalan söyledin peki?’ diyip kendimi gösterdim ve ’Benden sıkılmaya mı başlamıştın? Yoksa şu yağmurla başlayan günlerimde sıkıyor muydum seni?’
Çaresizce herşeyi yanlış anladığımı ve benim hatalı olduğumu söylemesini istiyordum. Fakat Özgür yere bakmaya devam ediyordu.
Umudumun tükenmesiyle öfkelendim.
   Aniden aklıma dank eden olasılıkla kalbim korkuyla atmaya ve bunun sonucunda bedenim de titremeye başladı.
Firar etmeye alışık olmayan gözyaşlarımla birlikte merakla toplanmış küçük topluluğun içinde ağlamaya başladım. Bunun üzerine Özgür bana baktı ’Bana herşeyi söyle ama ağlama. Ağlamanı istemiyorum.’ diyerek beni haklı çıkardıktan sonra sarıldı. Aklıma dank etmiş olasılığı lâl olmuş dilime döküp sarılışından kurtulamıyordum.
Hani güneşle başlayan günüm, nerede?
   Bu hayatımın en kötü istisnası oldu ve hayır, elbette kaideyi çok kötü bozdu.
   Aklıma üşüşen olasılığı eminliğe kavuşturmak için sormak zorundaydım.
Gözlerimi kapatıp bir çırpıda söylemeliydim.
Gözlerimi kapattım.
Fakat kelimeler dilimden dökülmek yerine gözlerimden dökülüyordu. Bu durum, devam eden süreyi biraz daha artırdı.
   Artık ağlamayı kesip hesap sormalıydım, tabi kendime hakim olabilirsem. Çok kötü bir çaresizlik ve zavallı bir durumdayım. Çünkü devam eden bu süre boyunca yanıldığımı söylesin diye de bekliyordum.
  Ama hayır, sessizlikten başka bir kelime bana ulaşamıyordu.
Yarım saat boyunca huzurla uyumayı planladığım omzunda ağladım.
Birgün bu sorunun canımı alırcasına acıtacağını söyleselerdi, hı hı tabi tabi der geçerdim. Fakat bu haldeydim işte.
   En sonunda ondan ayrılıp ağlamayı kestim ve gözlerimi sildim.
Derin bir nefes alıp verdim.
’Hayatında başka biri mi var?’ diye sordum bir çırpıda. Fakat cümlemin sonunda bunun cevabını duymaya kalbimin ve aklımın henüz hazır olmadığını farkettim ve aynı an pişman oldum. Ben onun gözlerine bakmaya o ise gözlerini kaçırmaya devam etti.
   Cevap vermeliydi, çünkü haklı olmak istemiyordum artık. Ama haklıydım işte ve haklı olmak hiç bu kadar canımı acıtmamıştı.
Hayatta yapmam dediğim şeyleri yapıyordum isteksiz bir şekilde. Öyle ki yere çöküp daha çok ağlayışım buna örnekti.
  Özgür’ün de benim gibi yere çöktüğünü, gözyaşlarımı sildiğinde farkettim.
’Cevap ver artık, başka biri mi var? Lütfen!’ dedikten sonra omzuna vurdum.
   ’Dilini yutması gereken kişi benken sen neden dilini yutmuş gibi davranıyorsun? Cevap ver artık! Artık bir cevabını bile hak etmeyecek konuma mı düştüm? Pislik, cevap ver artık?!’ dedim sonra cümlemde sesimi son sese vererek. Omzuna vurmayı bırakmıştım. Çünkü gücüm tükenmişti. Kalan son gücümle de ayağa kalktım.Benimle birlikte ayağa kalktı.
  ’Bak, eğer cevap vermezsen tahminimde haklı olduğumu düşüneceğim. Ve lütfen haklı olmadığımı söyle Özgür. Lütfen!’ dedim sonlara doğru kısılan sesimle.
Yine ’haklısın’ der gibi susmaya devam etti.
Artık tamamen hayallerimin, diyeceklerimin, gücümün tükendiğini hissettiğim için bende sustum, istemsiz bir şekilde.
Dönüp eve gitmek istiyordum fakat yürümeyi unutmuş gibiydim.
Bir süre bu şekilde durdum ve bu süre boyunca derin nefes alıp verdim.
Sonunda biraz güç toplayınca arkamı dönüp küçük kalabalığı geçerek evin yolunu tuttum.
   Altı yıllık ilişkim güneşle başlayan günümde hiç ummadığım bir şekilde bitmişti.

Devam Edecek

✒Tuti

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
En güzel istisnamsın 📖(bölüm#4) Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz En güzel istisnamsın 📖(bölüm#4) yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
En Güzel İstisnamsın 📖(Bölüm#4) yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.