Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Yüreğin sesi
Yüreğin sesi

MANİCİ TEYZE

Yorum

MANİCİ TEYZE

3

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

1045

Okunma

MANİCİ TEYZE



Bir besin zehirlenmesinden Paşabahçe SSK hastanesinde yatıyordum. Onu orada tanıdım. Sekiz kişilik dahiliye koğuşunun en yaşlı hastasıydı. Altmış-altmış beş yaşlarında, üstü başı eski olmasına rağmen temizdi. Görmüş geçirmiş tatlı dilli bir hanımdı.
o da mide ameliyatı olmuş hatta iyileşmeye başlamıştı. Canı sıkıldıkça kalkıp geziniyor, bazen gözlüğünü takıp el işi yapıyordu. Önüne gelene çocuklarından bahsediyordu.
’’Bir oğlum bir kızım var. Oğlumu bir görseniz, bakmaya doyamazsınız. Çok yakışıklı, iyi huylu sesi de çok güzel. Sanatçı. Şarkı söylüyor. Paraya para demiyor. Bir kez evlendi, gelinimle anlaşamadı ayrıldılar. Torunum benimle kalıyor. Kızım ah! Canım yavrum benim. Dünya güzeli, nasılda burnumda tütüyor. Zengin biriyle evli, çok mutlu. Beni çok sever.’’
’’Ziyaretine gelemiyorlar mı Hüsniye Teyze ?’’
’’!.. İşleri varmış, vakit bulamıyorlarmış. Çok oldu ben hastalanalı. Henüz gelmediler. Yarın ziyaret günü. Mutlaka gelirler.’’
Bir taraftan anlatıyor bir yandan da gözlerini kapıdan alamıyordu. Belli ki onları bekliyordu. Zaman zaman dalıyor içini çekiyor, ıslanan gözlerini cebinden çıkardığı buruşuk mendiliyle belli etmeden siliyordu. Sonra hastaları dolaşıyor, onlara maniler söylüyordu. Kiminin güzelliğini överken kimi hastaların üzüntüsünü paylaşıyordu. Hele yanı başımda yatan hastanın tülbentin de ki oyaya takmıştı kafasını.
’’Bu oyayı kızım çok beğenir. Ona mutlaka yapmalıyım. Ziyaretime gelince veririm.’’
Yerimden kalkamayacak kadar halsizdim. Serum takılı kolumun üzerine yavaşça hırkasını örttü. Üşümüşsündür kendine dikkat et dedi. Yüreği sevgi ve merhamet dolu bu insanın içinin hasretle tutuştuğunu hissetmemek imkansızdı. Ona öyle alışmıştık ki 1-2 saat konuşmasa canımız sıkılıyordu. O gün öyle geçti. Geceyi hastaların iniltisi doldurdu...
..................
Doktor vizit geziyordu. Hepimizi sırayla dolaşıp şikayetlerimizi dinledi. Hüsniye teyzenin yatağına yöneldi. ’’Bugün nasılsın ana?’’
’’Ana bugün nasılsın?’’ Uyuyakalmıştı. Yavaş yavaş sol tarafına doğru döndü. Gözlerini aralamaya çalışırken ’’Oğlum Yusufum sen mi geldin! Biliyordum’’ sözü yarım kaldı. Karşısındaki doktordu. Doktor sorusunu tekrarladı. ’’İyiyim oğul duacınım. Siz olmasanız biz ne yaparız! Allah razı olsun hepinizden.’’ Doktor reçetesini yazıp gitti. O da tekrar sağına döndü. Yastığının altından bir iki soluk resim çıkardı. Usulca öpmeye başladı. Resimle konuştu, bağrına bastı. Yüzüne gözüne sürdü. Öylece uyuyakaldı.
’’Haydi yemek vakti herkes yemeğini alsın. Yemeğinizi çabuk bitirin biraz sonra ziyaretçiler dolacak.’’ Hemen kalktık ellerimizi yıkayıp yemek tepsileriyle ofise yöneldik. Yemek faslından sonra tekrar yataklarımıza uzandık.
Sen niçin yemedin teyze diye sordum. ’’Şimdi oğlumla kızım gelir elleri boş gelmez ya o zaman yerim.’’ Yerinden, yaşından beklenmeyen çevik bir hareketle kalktı. Saçını tarayıp yemenisini özenle bağladı. Geceliğini değiştirdi, yatağını düzeltti. Bize de ikram etti. Yatağına girip beklemeye başladı.
Biraz sonra ziyaretçiler göründü. Birer ikişer yatakların başlarına dağıldılar. Koğuşa bir hareket gelmişti. Hatta geçmiş olsun sesleri uğultuya dönüşmüştü.
Bir ara gözlerim onun yatağına ilişti. Bakışlarını kapıya sabitlemiş yatağında put gibi öylece oturuyordu. Bir saat duruşunu hiç bozmadı. Yan gözle bize gelen ziyaretçileri süzüyor. Onların geçmiş olsun dileklerine başıyla teşekkür ediyordu. Saat 14:30 du ki servis sorumlusu hemşirenin ’’ziyaret saati bitti.’’ uyarısıyla ziyaretçiler ayrıldılar. Yine biz bize kaldık. Bizler moralimiz düzgün yataklarımıza uzandık. Şimdi bir sessizlik vardı koğuşta sadece bakışlarımız konuşuyordu. Hepimizin odak noktası Hüsniye teyzeydi.
Rengi sapsarı, dudakları titrek, o da bizi süzdü. Bir suçlu gibi başını öne eğdi. Alçak bir sesle ’’Bugünde gelmediler, oysa onları nasıl büyütmüştüm!’’ ’’Hani benim umut dolu yarınlarım’’ Sonra sağ tarafına döndü, nevresimini yavaşça başına kadar çekti. Biz yüreğimizle hıçkırıklarını duyuyorduk ama o göz yaşlarını göstermek istemiyordu.

DÖNDÜ DEMİR ŞİNEL ŞİİRLERİ YÜREĞİN SESİ’NDEN

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Manici teyze Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Manici teyze yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MANİCİ TEYZE yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mr.Baykal
Mr.Baykal, @mr-baykal
13.2.2019 07:10:07
Beni ağlattınız çok güzeldi
Etkili Yorum
Yeganem
Yeganem, @yeganem
29.1.2019 22:49:15
Binbir emekle anne babalar evlatlarını büyütürler..Merhamet şefkatiyle sabrıyla anneler in yeri doldurulamaz..Onlar yaşlandığında hasta minik bebekken en güzel şekilde bakanlar yalnız acılarıyla hüzünleriyle terkedilirler.Oysa insanların en çok insana tebessüme işte yanındayım demesine yaşlanınca hasta olunca ihtiyacı vardır..Hastahane ya da huzur evlerinde gözleri kapıda pencerede vefasız evlatlarını yakınlarını beklerler..İçim burkuldu okurken..Allah elden ayağa düşürmesin.Kimseye muhtaç eylemesin..Sağolasın .Allah yar ve yardımcısı olsun Alah korusun tüm yaşlı hastaları kimsesizleri..Selam ve dua ile.
Salim Demir
Salim Demir, @salimdemir
9.1.2019 21:35:25
hüzün dolu bir hikaye. güzel bir anlatım. Tebrikler.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL