1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
984
Okunma
"Eyvallahım yok’ derken ne dediğinizin farkında mısınız? Kullandığımız bir çok yanlış kelime gibi bunuda bilinçsiz kullanıyoruz. Bu kelime gurur, büyüklük, haklılık dışında bir duygu timsalidir. Kibir, küçüklük, haksızlık yapan kişinin bürünebileceği bir yaklaşımdır.
Bunu diyebilecek kişinin cebinden çok gönlününde dolu olması gerekmektedir. O gönül doluluğunda da her ne kadar iğrelti baksa da o kişi, " minnet duygusu" yücedir. Hatır bilirlik, gönül almak, mütevazi olmak hiçbir zaman aşağılık bir duygu olmamıştır.
" eyvallahım yok " kelimesini söylerken, geçmişine yaslanıpta bakmalı o kişi. Acaba geçmişte nelere tamaa etmiş? Genelde bu kişilerin geçmişte süngere çektiği çok şey vardır. Zamanında eyvallah ettiyse o kişi şimdi kullanamaz bu lafı. Belli bir menfaate, paraya, rahatlığa vardıktan sonra unuturlar. Beylik laflar başlar. Ama yinede almak isterler , hep alan taraf olurlar. Çünkü bu ruh hali nankörluk barındırır. Bırakın başkasına tevazusunu; daha kendine bile dürüst, kadirşinas değildir.
İnsanların avucuna sığabildiğiniz kadar büyüksünüz ve gölge perdesine yansıtabildikleri kadar görünürdesiniz. Tabiki de kendi manevi körlüklerinde görebildikleri ancak budur... Güneşe gölge düşmez, gölgeyi onun önüne geçenler kendi etrafına alır.. Bilin ki, güneş hiç tenezzül etmez sokak lambasına!