Faziletli olmak, keskin bir kılıca oturmak kadar güçtür.-- bhartrıharı
SelimADIM
SelimADIM
@selimadim2

Sokak Kitapçısı -3-

24 Temmuz 2018 Salı
Yorum

Sokak Kitapçısı -3-

4

Yorum

3

Beğeni

0,0

Puan

1406

Okunma

Sokak Kitapçısı -3-

Sokak Kitapçısı -3-

"Kafka’nın Davası neyse benim de davam çocuklarıma bir lokma ekmek götürmekti." Sohbet ettiği müşterisine son kullandığı cümlesinde aynen böyle diyordu.."Her dönüşüm bir başlangıçtır." Her ne kadar böcek olmak istemesem de..Kendi kendine gülesi geldi.En çok sattığı yazar Kafka olunca her konuşma ve kelimede onu anmasa olmazdı.Hatta çoğu kez dua bile ediyordu. Bulunduğu mekanın arkasındaki demir parmaklıklara bir levha asmış ve üzerine de şu beyiti yazmıştı.

Okumak hayat verir,derman olur hem ruha
Acımak gerekmez mi? okumayan güruha


Dünya Klasikleri hep tercih edilen kitaplardandı. Tolstoy’un "Savaş ve Barış" ,Dostoyevski "Suç ve Ceza", Balzac "Goriot Baba" ... Yere serdiği sergisini her sabah dizerken ettiği dualar arşa değerdi. Gölgelendiği ağaç bile sanki ona acımış ta duasına icabet ediyordu. Hatta gölgesini ardından yavaş yavaş getiriyor ve istediği yerde duruyordu. Keyfine diyecek yoktu.Evinin tenceresi kaynıyor ve yarına kitap alacak parası da kalıyordu. Allah’tan daha ne isterdi. Üniversitenin girişine açıyordu sergisini.Yaklaşık iki aydır açtığı sergisinin müdavimleri bile oluşmuştu.İlahiyat fakültesi Dekanı,Tıp Fakültesinden Proflar falan filan...İçten içe havalara girmeye bile başlamıştı.En çok sevdiği müşteri tipi de kitapları yerden alıp tozunu sildikten sonra bir kaç sayfa okuyup:

"Amca bu kitap ne kadar " sorusunu soran ve kitabı alanlardı.Bir çok öğrenci grubu ise serginin yüzüne bakmaktan imtina ediyor dönüp bakmıyorlardı. Baksalar sanki kıyamet kopacak. Kitapla aralarındaki bu mesafe nedendi? Gençler şu cep telefonlarına ve kulaklıklarına verdikleri ehemmiyetin onda birini kitaba verseler allameyi cihan olurlardı. Bu durumu garipseyenler bile vardı.Doğunun en büyük şehri olmasına ve şehrin bağrında üç tane üniversite olmasına rağmen sokak kitapçısı olarak şehirde tekti.Bulunduğu yöre itibariyle çok alışılagelmiş bir durum değildi bu.Bir çok arkadaşı onu yadırgamış nasıl yapacaksın? sorusunu sertçe sormuşlardı.Ama bu onlara hiç aldırmadı.Yavruları ve sevgili eşi aklına geldiğinde burnunun direği sızlıyor ve gayreti bir kat daha artıyordu.

Özdemir Asaf’ın pembe kapaklı "Dokuza kadar on" isimli kitabını alan kızın

"Bu ne kadar dı?" Sorusu ile kendine geldi.Satarsa o günkü ilk siftahı olacaktı.İçinden duasını okuyup besmelesini çekti.

"On lira" dedi.

Almakla almamak arasında kalan kıza bakarken kendi kızı aklına geldi.Gayriihtiyari olarak;

"Paranız yoksa alın sonra verirsiniz" dedi.

Beklemediği bu cevabı alan genç kız;

"Hayır olmaz öyle şey,siz burada emek veriyorsunuz.Parayla aldığınız şeyi ben bedava nasıl alırım" dedi.

"Yanlış anlamayın ben de üniversite okudum.Öğrenciliği çok iyi bilirim. Paranız olur olmaz babından. O yüzden dedim.

"Amca bu kadar sıcak tavrınıza karşılık bende açık konuşayım cebimde beş liram var olur...cümlesi daha bitmemişti.

"Tabi ki olur hemen poşet vereyim koyun" dedi ve aldığı siftah parasını cebine koydu. Müşterisini uğurladı. "Allah’ım ne olur beni mahcup etme " diye içten niyaz etti. Tek sıkıntısı gökyüzüne toplanan bulutlardı.Hatta bir iki çise yüzüne değmişti.Kitaplar ıslanırsa mahvolurdu.Naylonu hazırlamaya kalmadan yağmur hızlandı.

Devamı var

Paylaş
Beğenenler
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Sokak kitapçısı -3- Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sokak kitapçısı -3- yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sokak Kitapçısı -3- yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Aygün Deniz
Aygün Deniz, @aygun-deniz
15.4.2022 18:10:12
Çok beğendim öykünüzü hocam , ben de çoğu zaman kitap alırken öyle dalar ve onların içinde öyle kaybolurdum ki bir iki kitap alırken bir kaçını da birer sahife olsun okurdum. O günlere döndüm...

Saygılar.
Gökvemavi
Gökvemavi, @gokvemavi
24.7.2018 12:17:08
Güzel bir öykü okudum.. Kaleminize sağlık.. Okumaya ve okutmaya yöneltmek için güzel bir adım olmuş.. Devamı gelir inşallah.
Etkili Yorum
Gamzelimm
Gamzelimm, @gamzelimm
24.7.2018 09:53:29
10 puan verdi
Bu yazınızla beraber 1 ve 2. bölümleri de okudum. Çok beğendim, akıcı ve güzel bir anlatım. Devamını da okumak nasip olur inşallah.
Emeklerinize sağlık

Saygılar
MÜSLÜM BAYRAM
MÜSLÜM BAYRAM, @m-sl-mcbayram
24.7.2018 09:34:28
ÇOK ÇOK GÜZEL DURU BİR ANLATIMDI
TEŞEKKÜRLER
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.