Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Ehmed Kardok
Ehmed Kardok

İDAM çözüm mü?

Yorum

İDAM çözüm mü?

4

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1065

Okunma

İDAM çözüm mü?


ÎDAM çözüm mü ?
İdam ;en az çocuk istismarı kadar ürkütücü ve insanlık dışı bir kavram.
Birinin canına kastetmek onun cesedi üzerinde egosunu tatmin etmek ve kana susamışlık,sebebi ne olursa olsun ancak insandışı bir varlığın talep edebileceği bi cezalandırma yöntemi...
Çocuk istismarı,gerek yazılı ve görsel basın, gerekse sosyal medyada büyük bir tepkiye neden olmakta, paylaşımlarda birinci sıralarda yer almaktadır.
Buraya kadar her şey normal, insancıl refleks olarak, işlenen suçun cezasız kalmaması gerektiği konusunda hiç bir sıkıntı olmadığı ve bu konuda sizinle aynı fikirde olduğumu bilmenizi isterim.
Ancak bunu salt krîmînalize ederek olayı tüm boyutlarıyla irdelemeden, olayın da üzerimizde bıraktığı etkiyle"sallandıralım, altı parçaya bölelim,asalım,hadım edelim keselim"gibi geçici ve anlık çözüm yerine, toplumsal bilinçlenmenin toplum ahlakı üzerindeki etkisini bir kenara bırakarak,görmezden gelerek,hamasi söylemlerle kalıcı çözüm bulunamayacağı açıktır.
Bu ve bunun gibi naralar, üç beş gün içinde daha önce unuttuklarımız gibi toplumsal hafızamızın çöp kutusuna gider ve biz tekrar-tekrar toplumsal hafızaya anons etmekten başka bir şey yapmamış oluruz.
Zira toplum ahlakını "ne dini telkinler, ne ideolojik söylemler, ne de yasal yaptırımlar" rayına oturtabilir.
Farz-edelim ki bu suçu işleyenlere, çoğu kişinin dilinden düşürmediği "idam cezası" uygulandı, bu sadece tespit edilen failler için olacaktır, peki ya tespit edilemeyen (faili meçhul) vakalar cezasız mı kalacak?
Kaldı ki idam bir cezalandırma yöntemi değildir ve olmamalıdır.
Îdam isteyenler ;gerçekten siz sadece bu suçu işleyenlere uygulanacağını mı sanıyorsunuz?
O halde "bir kereden bir şey olmaz, 12 yaşında ki kız çocuğu 60 yaşında adamla nikahlanır ve annesinin dizinden tahrik olan, şehvet duyan zihniyete hangi cezayı uygun göreceğinizi doğrusu merak ediyorum “!
Bizim görevimiz, toplumun eğitim düzeyini yükselterek, bireyi suça teşvik eden olumsuzlukları ortadan kaldırmak suretiyle suçun işlenmesinin önüne geçmek olmalıdır. Yoksa suç işlendikten sonra, hangi ceza yöntemi Eylül, Leyla ve daha bir çok çocuğumuzu geri getirebilir?
"Ahlak, insanlığa ait bir mirastır"ona sahip çıkmalıyız ...

04 Temmuz 2018
___/Ehmed Kardok

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
İdam çözüm mü? Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İdam çözüm mü? yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İDAM çözüm mü? yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
levent taner
levent taner, @leventtaner
5.7.2018 12:04:13
Sevgili hocam

Bilimsel, rasyonel, gerçekçi ve hukuksal düzlemde bakmışsınız

Hele ki, soğukkanlılığın kaybolduğu bir dönemde böyle bakmanız, paylaşmanız çok güzel, fren koymanız hani

Elbette eğitim en önemli faktör

Gelecek eğitimle inşa edilebilir

İdamın caydırıcılığına, sorunu ortadan kaldıracağına inanmak benim için de güç

Bataklığı kurutmak yerine sinekleri öldürmek, klasik örnekle

Ancak suçla orantılı cezada bana gerçekçi görünüyor

Hadım değil elbette

Hadım sapıklığı ortadan kaldırmaz çünkü

Sapıklık beyinde başlar ve biter, yoksa cinsel organda değil

Ancak para veya hapis cezasının böyle bir konuda ceza olduğunu düşünmüyorum

Evet müebbet idamdan daha esaslıdır

Şu kadar ki "Alkatraz Kuşçusu" filminin sunduğu kararlı hukuk sistemi hani hocam?

Kişi bizde affa uğrar çıkar

Nihayetinde "Kuzuların Sessizliği" filminin Hannibal Lecter'ini hayatın dışında, fantazi bir karakter sanmakta yanlış olur bence

Sapıklığı eğitimin ve hatta değerlerin ortadan kaldıracağı veya önleyeceği kanaatinde de değilim açıkçası

Genetik motiflere de dayanabilir hani

Bunlar tabi psikiyatrinin, tıbbın alanı saygı duyarım

Ancak idama karşı damı önermek dediğim gibi bana gerçekçi gelmiyor

Kaldı ki, giden bir can

Hele ki, çocuk gibi bir masum

İdama karşı olunması özellikle bir noktada bana biraz sofistike bir yaklaşım görünüyor

Yaşam hakkının kutsiyeti

Ölenin yaşam hakkı kutsal değil mi?

Burada sizi tenzih ederim ama, ölen öldü kalan sağlar bizimdir anlamı çıkmıyor mu biraz?

Derler ki, cinayet öngörülmüş olmayabilir, anlık bir ruhsal sapıncın ürünü olabilir ama idamda devlet taammüden adam öldürüyor resmen

Hukuk felsefesini yabana atmam elbet; ciddi, sistematik bir alandır, kahvehane muhabbetlerini elbette kaldırmaz

Ama ya sosyal psikolojinin gördüğü tahribatın hiç mi bilimsel değeri yok hocam!

Bana idam konusunda en gerçekçi hatta tek gerçekçi itiraz geri dönülmezlik olarak görünür hep

Hani, tüm deliller aleyhine ama suçsuzsa

Hele bizim gibi oldukça langır lungur işleyen, doldur boşalt giden bir hukuk sistemi düşünülürse

Yanlışlıkla hapse atılanlar Ergenekon'da olduğu gibi serbest bırakılabilir, sahi ya idam edilseydi Ergenekoncular, o zamanlar tereddütsüz onlara vatan haini diyenler, günde geldi kahpe FETÖ, askerimize neleri reva gördüler demedi mi, demiyor mu?

Albert Camus'un "Yabancı" adlı romanı da gelir aklıma

İşlemediği bir suçtan dolayı yargılanan ve fakat tıpkı yazar gibi Egzistansiyalist (Varoluşçu) olduğundan dolayı yaşamı saçma, absürd karşılayan; ne var ki, çok insanın anlamına varamayacağı bir onur kavramıyla kendini mahkemede savunma gereği duymaması neticesinde kahramanın idama adeta yürümesi

"Camus’un yabancısının yabancılaşmasını kendi ağzından şöyle aktarabiliriz; ‘yani bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu (…) İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.?"

Dolayısıyla idam cezasının geri dönülmezliği ciddi anlamda önemli ve temel bir argümandır

Bunun dışında cezanın bazı durumlarda uygulanabilir olmasını salt caydırıcılığa dayanmaksızın red etmiyorum

Kabul ediyor muyum peki? O işte suç üstüne bağlı

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket hocam

Saygı ve selamlarımla...



levent taner tarafından 7/5/2018 12:17:10 PM zamanında düzenlenmiştir.
hotamisli
hotamisli, @hotamisli
5.7.2018 11:05:46
Size ben yurt disindan misaller vereyim (olabildigince egitim seviyesi yuksek toplumlar yani)
Amsterdam'daki kresin birinde Robert adinda biri yillarca cocuklari istismar etmis. Uluslararasi cocuk pornosunu takip eden Ameriklalilarin ihbari uzeri yakalandi, sucunu itiraf etti. Hatirladigim 90 uzerinde cocugu istismar etmis bu sapik...
simdi hapishanede bizden toplanan vergilerle yiyip icip gun geciriyor. Kim bilir bir kac yil sonra cikar, dunyanin baska bir yerinde ayni sapikigi yine yapar
Bu sapiga hem de madur ailelerden de toplanan vergilerle devletin bakmasi cok cagdas, ilericilik, modernliktir degil mi!
Bu sefer Belkica'dan bir misal (mark d.)
Yine sapigin biri (esinin yardimiyla) bir kac genc kizi kacirip uzun zaman evinin bodrumunda hapseder, tecavuz eder ve birini oldurur.
Esi hapisten cikti, tazminat odememek iicn devlete yalvariyor
esinin cikmasi icin de yalvariyor

tabi tabi ne kadar modernlik, cagdaslik, ilericik filan !

Bu tur insanlari beslemek, korumak, savunmak (idam cezasina karsi cikmakla da olsa) insanlik disidir vesselam!



MÜSLÜM BAYRAM
MÜSLÜM BAYRAM, @m-sl-mcbayram
5.7.2018 10:02:25
HARİKA BİR DEĞERLENDİRME VEDE GERÇEKÇİ TAKDİR EDİYORUM SAYGILARIMLA
Etkili Yorum
Dilek USTA
Dilek USTA, @dilek-usta
5.7.2018 09:16:27
"Zira toplum ahlakını "ne dini telkinler, ne ideolojik söylemler, ne de yasal yaptırımlar" rayına oturtabilir."
Kesinlikle katılıyorum .. Kısa ve öz ne kadar düzgün açıklamışsınız.
Selam ve sevgilerimle
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL