İnsanları ikna edemezsen akıllarını karıştır. harry s. truman
Ömer Faruk Hüsmüllü
Ömer Faruk Hüsmüllü

Çapulcu Manyak-18

Yorum

Çapulcu Manyak-18

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

525

Okunma

Çapulcu Manyak-18

Çapulcu Manyak-18

-Beyaz önlüklü hemşireler bazen koğuşa gelip yatakların üzerine bir bisküvi paketi atarlardı. Hastabakıcıların yemekleri tekerlekli bir araba ile koğuşa getirdiklerini de hatırlıyorum.
-Senin bu hatırladıkların hastaneye yattığından kırk beş gün sonraki hatıraların olabilir. Çünkü tam yirmi bir gün bir lokma bile yiyecek yemedin. Annen yemeden nasıl yaşayabildiğine hep hayret etti. İlaç ve iğne ile Sait Bey seni yaşattı. Yüksek ateşin sürekli vardı. Baban, hastaneye buz kalıpları gönderiyordu. Annen ve koğuştaki diğer kadınlar, buzu tuvalette kırıp plastik buz torbalarına dolduruyrlardı. Daha sonra bu buz torbaları hasta çocukların başları altına konuyordu. Ateşin öyle yüksekti ki, bir-iki saat içinde buz eriyip bitiyordu. Ellerin, ayakların kıvrılıyor, sayıklıyor, cayır cayır ateşten yanıyordun.
-Koğuşta bir gün kadınların hepsi hüngür hüngür ağladı. Ben şaşırmış bakıyordum etrafa. Annem de ağlayanlara katılınca iyice merak etmiştim. Meğerse o gün koğuşta benim yaşlarda Hasan adında bir çocuk ölmüş.
-O koğuşta seninle birlikte sekiz çocuk ve sekiz anne vardı. Bunlardan üç tanesi öldü, ikisi de sakat kaldı. Bu koğuşa herkesi sokmuyorlardı. Başhekimin vereceği özel izinle buraya girilebilirdi. Bir buçuk ay sonra ellerin ve ayakların düzeldi, ateşin düştü, konuşmaya başladın, az da olsa bazı yiyeceklerden yiyebiliyordun. Sait Bey, her gün koğuşa geliyordu, önce seni muayene ediyordu sonra diğer çokukları.
-Bir gece hastanede sabaha kadar çığlıklar duyuldu, hatta gündüz de devam etti, ama geceki kadar çok duyulmuyordu.
-O gece bir otobüs ile petrol tankeri çarpışmış. Yolcuların çoğu yanarak ölmüş, sağ kalanlar da hastaneye getirilmiş. Yaralı kurtulanlardan altı kişi de hastanede ölmüştü. Üç ayın sonunda tedavin dışarıdan devam etmek şartıyla taburcu edildin.
-Sait Bey anneme bir müddet banyo yaptırmamasını tembihledi ve iki haftada bir hastaneye getirlmemi istedi. O tedaviler çok can acıtıcıydı. Sait Beyin başhekim odasındaki masanın üzerine beni oturtuyorlardı. İki hastabakıcı sırtımı açıp kımıldamayayım diye ben tutuyordu, doktor kocaman bir iğneyi belkemiğime saplıyor, bir şırınga su çekiyordu. Sonra da bir başka iğne ile aynı yerden ilaç veriyordu. Tabii bu sırada ben ağlıyor ve çığlık atıyordum. Annemi içeri almıyorlar, o koridorda beklerken benim çığlıklarımı duymasın diye kulaklarını kapatıyormuş. Sonunda belime ilaç sürüp bir bantla kapatıyorlardı. Tedavi bitince annemi içeri çağırıyorlardı, beni kucağına alıp Sait Beye teşekkür ediyordu. Her odasından çıkışımızda doktor mutlaka başımı okşuyordu. Hastanenin merdivenlerini annemin kucağında inip bahçeye çıkınca, annem beni bir bankın üzerine çıkarıp sırtına alıyordu. Evin yolunun yarısına gelince, bakkalın yanında üzeri düz büyük bir kaya parçasında mola veriyorduk. Biraz dinlenip gene annem beni sırtına alıyordu. Belim çok acıyordu, yapıştırılan bant da rahatsız ediyordu. Dışarıdan tedavi iki sene sürdü. Tedavim bitince o şehirden ayrılıp başka bir şehre gittik. Üç sene sonra gezmek için tekrar o şehre gittiğimizde kurtarıcım Sait Beyi ziyaret ettik. Hemen tanıdı ve çok sevindi. Annemle babama “Siz, odada beş dakika başbaşa oturun!” deyip beni elimden tutup menejitli hastaların yattığı koğuşa götürdü.
-“Analar, bacılar bu çocuğa iyi bakın! Onun durumu sizin çocuklarınızınkinden çok daha kötüydü. Ama şimdi sapasağlam karşınızda duruyor. Moralinizi yüksek tutun, kendinizi üzmeyin; sizin çocuklarınız da bir gün bu çocuk gibi sağlıklı bir şekilde taburcu olacak.” Dedi. Bütün anaların başları bana çevrildi, hayranlıkla bakıyorlardı, hepsi birden “İnşallah!” dedi.
Devam edecek...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Çapulcu manyak-18 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çapulcu manyak-18 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Çapulcu Manyak-18 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL