Faziletli olmak, keskin bir kılıca oturmak kadar güçtür.-- bhartrıharı
Nesibe Kuzu
Nesibe Kuzu
@nesibeckuzu
VİP ÜYE

Hangi yaşam

21 Eylül 2017 Perşembe
Yorum

Hangi yaşam

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1096

Okunma

Hangi yaşam

Gerçek saftır onu ele alan düşünce yapısı ve aktarım döngüsü safligini demorize eder.
Gerçek gün gibi aydındır. Oysa kapatılmak istenen gerçek varsa, Kirpikler bile gölge eder. Kir elle tutulan bir şey değildir.  Gözlerin hangi açıdan baktığıyla ilgilidir. Gerilen ip sıçrar, geriden bırakılınca ileriye;  ileriden birakilinca yüzüne.  Anlatılan ne kadar anlama safhasinda olursa olsun, anlamamakta iki olguda seyreder. Bilipte anlamama, bilmeyip anlamama. Gerçeğin kulağı sağırdır. Onun varlık amacı yoktur, nettir. Varlığin amacı ne kadar varsa o kadar gayeye gömülüdür. O gayelerin kullanabilecegi bir düzenek değildir. Bu konuda ancak bir deniz kadar kuru, bir güneş kadar soğuk olabilir. İnsanlığın duygu çerçevesini yalansılıkların duvarına çakmaktır. Ses getirir beraberinde fakat ancak duvar ardındaki anlayabilir bunu.
------

Secde bellemiş olabilir  alnını -tilki beslediği ellerine- dayarken... Bir bilinmeyene and içmişse kana kana üstelik. Çamur atar, yağmuru davalı göstererek. Oysa kelimelerinden dökülen kirdir, yerde duran çamur. Aslını bilmemekten öteye gidemez zannettiklerini, salıncakta neşesi kaçmış veledmişcesine, sallayarak oyalayan zat.  Dizi de kanar, beyni de. Ama asla kandıramaz gökyüzüne erişmiş ruh-u seyrleri. Onlar bedenden çıkmıştır, hurafeden değil !  Hır çıkaran, az önce çakan şimşek değildi yani (!) Bir üflemesi kıyamet koparıyor, tuğfancık değil...  Secdeye ak alın koy! İster vicdan serine, ister ibadetine.

----
     Nefes almak yaşamak değil, yaşam belirtisinin nefes alma gereğinin olmaması gibi. Ölüm yoktur. İncir çekirdeği, deniz altındaki yeryüzü gibi...
    Uğurladıklarımız neden gitti ve gelmedi? Oysa onlar veda etmeye çok önceden başlarlar. Şu anda bizde onların yanındayız. Aynı zamanda iki yerde bulunmak değil bu, zaman da yoktur çünkü... Kendimizi izliyoruz o bilinmezden. Hep oradaydık aslında.

----
     Engin bir derinde avazı kısılmış boğuk ses. Nefes ile nefs arasında... Arşa çıkılan nevri,  bakış açısı, denizi taşırdı dünya yuvarından. İki göz, bir dünya. Yuvarlanan senlik, benlik veya buramı külçe taşıyan o tanımadığımız yer.  Toprak mı, gökyüzünün de toprağı var. Denizin de defn matrâhı var... Kalbimizin de...
    Hepimiz birer ölüyüz aslında, sadece yaşama uğurladıklarımız var... Bizler ölüyüz aslında, asıl yaşayan ölü bildiklerimiz. Kendimizi de ugurlayacagiz , herkes kendisini bekliyor o davul çalan kapının eşiğinde, tahta bir kulübeye yerleşip gideceğiz.  Asıl bizler öbür dünyadayız.
Yaşama göç edenler ölü bildiklerimiz...

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Hangi yaşam Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hangi yaşam yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hangi yaşam yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.