4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1330
Okunma
Güzel gözlüm,
Web sayfalarımızda,edebiyat defterinde, antoloji’de ve diğer dost net sitelerinde saklanmadan, gizlenmeden yazılar, şiirler yayınladık.
Her yazımızın her şiirimizin altına açık açık sen de ben de imzalarımızı attık.
Uzun bir süre insanlar kapı aralıklarından yaşamımızı didikleyip kusur aradı, oysa iki yetişkin insan olarak yeni bir yaşamı paylaşmaktan öte bir suçumuz yoktu.
Yasakların ve tabuların pençesinde kıvranan insanımız, bizim açık açık birbirimize sevda sözleri yazıp çizmemize hasetle, ve ön yargıyla yaklaştılar, elbette ki çok azı böyle bir iki yüzlülük içindeydi, nice dost yürekler yüreklendirdi sevdamızı.
Bu iki yüzlü, ikircikli azınlık, öylesine alışmış ki rumuzlar arkasına saklanarak gizliden ego tatminlerine, şaşırmamak elde değil.Bazı genç kalemlerin ebeveyinlerinin baskısından çekinerek kendilerini rumuz arkasına gizlemelerine anlayışla bakıyorum, netice olarak iç dünyalarında ki kopan fırtınaları bir şekilde yazarak rahatlama ve paylaşma imkanı elde ediyorlar.
Sevgili can, sözüm kurtlu kaşarlara, sağa sola hafiyelik yapan, ahlak zabıtalığına soyunan öyle kişilikler var ki, üstelik kadın mı, erkek mi belli bile değil almış uyduruk bir sıfat işi gücü kara çalmak.
Biz uzun yıllardır bize yakışanı yaptık buna bütün kalbimle inandım, saklanmadık, bilinmesi gerekenleri saklamadık, seni ilk tanıdığım günden beri bir hanımefendi, bir sevgi dolu eş olarak yüreğime yapıştırdım ve ne kadar büyük mutluluk ki sen de aynı şekilde ve aynı tavırla karşılık verdin.
Güzel gözlüm, insanlar geçmişlerinde elbette yaşadıkları anılarıyla, sevdalarıyla varoldu, elbette ki ilk sevdam,ilk aşkım değildin, uzun yıllar içinde benimde yüreğim yaralandı, tamir gördü, tekrar tekrar yaralandı.
Birlikteliğin sona erdiği bazı kişiler, uzun süre rahat bırakmadılar peşimi biliyorsun ve uğraşıp durdular mutluluğumuzla, kâh yalancılıkla suçladılar beni, kâh kadın avcılığıyla, gerçeği aslında sen ve ben biliyorduk.
Hayatımın her döneminde dürüst olmaya çalıştım, böylesine rezil bir dünyanın dar kalıpları ruhumu mengene gibi ezmesine rağmen dimdik ayakta kalmaya çalıştım, seni seviyorum dediğim geçmişte kalan bir kaç kişi, sevgim tükendi dediğimde beni yalancılıkla itham etti, bir müddet susmayı tercih ettim ama baktım ki ardı arkası kesilmiyor hiç olmazsa dostluk baki kalmalı diye düşündükçe daha çok inciten söylemlerle karşılaştım.
Bu çok özel konuları buraya aktarmak istemezdim ama fısıltılarla, alçaklıklarla artık kafa karıştırılsın istemiyorum. Sevgili canyoldaşım, yaşamımın hesabını önce tanrıya vereceğim, Yüreğimdeki kopan sevda fırtınasını ilk gününden itibaren en kıymetli varlıklarım olan aslında iki yetişkin ama benim için hep bebeklerim olarak kalacak evlatlarımla paylaştım. Bir süre sonra da Çocuklarımın annesi olan karımla dürüstçe hiç bir şey saklamadan yüreğimdeki seni anlattım.Sevginin ne demek olduğunu bilen bir insanın olgunluğunu ve hanımefendiliğini göstererek anlaşarak her medeni insan gibi dostça boşandık..
Kendisine bundan sonraki yaşamında mutluluklar ve sağlık diliyor bu satırlardan gerçek bir hanımefendilik örneği gösteren insana teşekkür ediyorum.
İnsanlara her türlü mutluluğu yasaklayan kafaların dar kalıpları içinde sıkışan toplumumuz bazı şeyleri anlayabildiği halde iki yüzlü ve aşağılık bir tavır sergileyerek çamurlar atmaya çalışıyor ne kadar yazık.
Oysa sanal alemin arkasına saklanarak gayri ahlâki her türlü ilişkiyi yalanlarla bezeyip yaşamaya çalışan ne çok insan tanıyorum kadınıyla, erkeğiyle.
Seni seviyorum diye haykıran bir adama, sevdiği de bende seni seviyorum deyiverince bu içtenlik ve açıklık karşısında bir çok sahtekâr sevda oyuncakçıları aptallaştılar, oysa insanın bu en güzel ifade tarzı milyonlarca yıldır evrimle birlikte sürüp geldi.
Yeni bir yaşama başlama dileğiyle ve işim gereği yerleştiğim Antalya kenti, inanıyorum ki Denizi, doğası ve sımsıcak insanıyla merhaba yaşam çığlığıma en güzel cevabı verecektir.
Seni seviyorum sevgili İncim, ve bu sevgiyi soldurmadan, dondurmadan, öldürmeden götürmek yine ikimizin elinde, akbaba ve timsahların iştahlarını kabartan malzeme çıkmasın diye bu mektubu kaleme aldım, sevgimize değer vererek bizi anlayan ve sıkıntılarımızı aşmamızda payı olan bütün kalem dostlarımıza ve gönül dostlarımıza selam olsun.
Esel Arslan’ın açığını yakalayıp yere vurma heveslileri boşyere vaktinizi harcamayın bu adamın yüreği apaçık ve çırılçıplak yaşamı da düşünceleri de ortada oldu hep, bu kapıdan size ekmek çıkmaz haydi başka kapıya reziller.
El ele yeni yaşamın kapılarında mutlu şarkılar ve şiirlerde buluşabilmek umuduyla sevgili İnci’m, kal şimdilik hoş ve esenlikle, dilerim mutlu olursun Esel’inle...
25.09.2008/ Antalya
Esel Arslan