5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1682
Okunma
çello,
keman,
tambur
ve
ney...
Tüm şiirlere isyan bir gürültü, duyduğum... İçimde hiç sönmeyecek bir mel’un yangın yüzüme aksederken, hicabım kayboluyor... Vayeyla...
Ah leyla....
Tüm şarkılara vezin ve tüm masallara peri kızı olmalıyım oysa...
Su kadar temiz ve masum. Fakat dalgalarımdan azat etmeyin beni. Ah yetişmez bin bir gece kıyılara vursam... Kayalara vursam...
Ve bende dem tutsa şairler.
Tüm şiirlere isyanım ben. Tüm şiirlere İstanbul. İşte bak enaniyet damlıyor kalemimden. Mektuplara ellerim titrerken ve titrerken gecenin üstüne bitik mumlar... Hangi saçlarımı deli gönlüne bağlayacaksın şimdi?
oysa ,
ham olmalıydım
yanmak için...
Yandım ve doğdum ben.
Vahdetin ve ehadiyetin tecellisi çehrem.
Yazık ki;
ayağım kayar diye korktuğundan biraz ağrılıdır kalemim.
çello,
keman,
tambur,
ney...
Şimdi uyuşuk akşamlardan esen çello resitalleri yakışmıyor kulaklarıma...
Kemanıma yakışmıyor artık ellerim... Her elime alışımda reddedilmişliğin küf kokusu... Özlemiştim oysa...
Tambura aşk borçluyum ve ney’e dahası...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.