13
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
1673
Okunma
-Mütavazi bir mevsimde makul isteklerimizle sırt sırta veriyoruz-
Siz Temmuz’u merak ettiniz mi hiç?..Bana Temmuz’u sorun, size
ateşli bir figüran heyecanıyla anlatayım..
Temmuz geçene kadar bütün hüzünlerimi toplayıp dolaplara kaldırdım..
Evde bir panayır hali, görmelisin..Temmuz’da dört güzel Cumartesi
durmadan yapraklarını açacak.. Üzerime salkım saçak kokular yağacak
ışıl, ışıl..Saçlarım rast makamı..
Dehşet bir gülüş dolacak gözlerinden gözlerime..
Bu mevsimde nerde nasıl olursam olayım kaç el, kaç ayakla
düşerim yollara..
O anda bütün yolculuklar terkedilmişlik duygusu verir..
Uzun yolları aşarak, incik boncuk çarşısı olan kasabalardan,
ışıklı büyük kentlerden geçerim, bütün bunları değme aksiyon
filmlere taş çıkarırcasına yaparım..
İçimdeki ses, ha gayret, Temmuz’un yanakları kızaracak birazdan..Buna değer diyor..
Bugece yastık kılıfıma rasgele bir şiir çekiyorum..
Fonda yüksek volüm Cumartesi şarkıları..
Aragon’un Ela’sına Şems’in tiradı olur söyleyeceklerim..
Temmuz, nasıl desem, bir çiçeği tomurcuğunda koklamak gibi,
hiçbir şiirde barınamayan isim gibi..
Mevsimini bekleyemeyen hayta bir bahar gibi savura savura içime
döküyorsun ya yapraklarını;
Seni ’Kayıp gölgeler kenti’!!..
Seni baharda son yaprağın düşmesini bekleyen ağacın dalı!
Temmuz’da bir yanım yanık toprak kokusu bir yanım denize varır..
Bu mevsimde hayellerim bile beni isyana teşvik ediyor..
Şimdi ilk gelen vapuru alıp uzak, ıssız bir adaya götürsem
içindeki herkesi dışarı çıkartsam, kalem kağıt versem ve desem ki
özlem duyduğunuz üç şeyi yazın, ne yanıtlar verirler
tahmin etmek o kadar sevimli ki..
Yazdıklarım kadar kalabalıklaşıyorum, sanki hiç varolmamış gibiyim..
Bütün olasılıklarımı zorluyorum, evini arayan darmadağınık şiirler gibiyim..
Şımarık bir mevsimde ’Sen Umutsun’ diyorum..
Temmuz’da dört güzel Cumartesi sahiplenir nasılsa balkonçiçeklerimi,
ama canparem şu anda evde bir panayır hali, görmelisin..
Yedinci mevsimde böyle umutçiçekleri sinmiş ya üzerime,
sana dair söyleyeceklerim hep bir izdihamdır..
Temmuz denince
uzanıp içimi görürüm
coşkulu dört Cumartesi
şebboy
biraz nergis
biraz papatya
ah! kristal hüzünlerim adına
ve yaprağı ipeğe kanmış tenimden ötürü
en çok özlemlere dayalı yaşam kırığı
mor zambak
kalbim atıyorsa senin mevsimindendir
böyle pıt pıt
böyle aşk ritminde
Temmuz’da bütün filmler şiir giyer
gözlerim küskün şehre baka baka kararır
içim dolar
rüzgarım dökülür yerlere
sırılsıklam düşlere uyanırım
Ve sen!! ne denir ki sana Temmuz’da..
En çok orkideler, akasyalar gelincik çiçekleri açsın rüzgarlı saçlarında..
Ve şimdi sen, Temmuz’lu mevsimlere uyan her sabah..
Seni hercai!-seni baharda son yaprağın düşmesini bekleyen ağacın dalı!
Sùr atını gùzel dùşler ùlkesine, dirence dònùştùr payıma dùşen hùzùnleri..
Temmuz’da bütün şarkılarım bir çiçeģi bozguna uğratır..
Şimdi sen sadece saçlarını ör olur mu..Temmuz’da dört Cumartesi
gözlerimden usulca izleyeceksin İstanbul’u..
Gözlerimden izleyeceksin nasıl yorulduğunu martıların..
O kısacık anda gizli bir geçitten yükselteceksin belleğini..
Martı,farkedecek seni, yer çekiminin olasılıkları alt üst olacak,
bir bulutun seyrine çizilecek rotan..Uyruksuz..Tabiatsız..
Siz Temmuz’u merak ettiniz mi hiç?..
Şaşkın kelebekler gibi her gecesinden yıldızlar devşiririm..
Her sabah kuş öpüşüdür boynumdan, boynumdan öpen..
Cumartesi’leri ne siz sorun ne ben söyleyeyim..
Temmuz.Cumartesi.17..