Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Servet Bardak
Servet Bardak

Fatoş Öykü

Yorum

Fatoş Öykü

3

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1760

Okunma

Fatoş Öykü


FATOŞ

Fakir bir ailenin kızı olan Fatoş, küçük yaşlarında gelen ilk talihlisi Murat adında bir adamla görücü usulüyle yirmi bin TL karşılığında evlendirilir. Ne kadar evlenmek istemese de, okumak istediğini belirtip karşı çıksa da Fatoş, buna engel olamaz. İstemeyerek de olsa gelen ana ve babasının baskısıyla evlenmek zorunda bırakılır.
Söz kesilir, nişan yapılır, iki ay sonra düğün için mahalleye yakın olan salonda düğün yapıldıktan sonra Murat’ın yaşadığı şehre gelin gider. Fatoş artık büyük şehirde yaşayacaktı. Bugüne kadar küçük kasaba da yaşamaya alışık olan Fatoş şehirli olacak, büyük şehrin havasına suyuna zor da olsa alışacaktı. İstemeyerek de olsa evlenip başka bir memlekete gitmek onun için zordu. Fatoş’un ailesi yoksul ve olduğu için onun iyi bir hayat sürmesini istemişlerdi. Ailesinin bu isteği kadar, “İnsan, kaderinde ne varsa onu yaşar.“ diyerek Fatoş kaderine boyun büktü.
Eşi Murat bir çay ocağında çaycılık yapmaktaydı. Haftalığını aldığı gibi şans oyunlarına yatırıp içkiye veriyordu. Ne kadar Fatoş’la evlendiği ilk aylarda kendini belli etmese de bu kötü alışkanlığını ve huyunu kısa bir zaman içinde Fatoş da öğrenir. İlk aylarda ufak tefek tartışmalar yaşansa da ilerde düzelir ümidiyle katlanır Fatoş. Evliliklerinin birinci yılında bir çocukları olur. Yıllarca bu sıkıntı devam eder.
Murat bir türlü değişmez. Eve bakmadığı gibi Fatoş’un da çalışması için baskı yapar. Fatoş da çocuğu için iş arar ama istediği bir iş bulamaz. Günler ayları kovalar.
Fatoş, çocuğuyla birlikte yaşama tutunmaya çalışıyordu. Murat, kazandığı parayı şans oyunlarına ve alkole harcadığı için evin geçimi iyice zorlaşmıştı. Fatoş, bir süre mahalledeki komşuların yardımıyla ayakta kalmaya çalışsa da, bu durumun sürekli olmayacağını biliyordu. Eşinin değişmesini umut etmekten vazgeçmişti. Artık tek düşüncesi, çocuğuna daha iyi bir hayat sunabilmekti.
Bir gün, mahalledeki bir terzi dükkânının camında bir ilan gördü: "Dikiş bilen eleman aranıyor." Fatoş, dikişten pek anlamasa da, zamanla öğrenebileceğini düşünerek işe başvurdu. Terzi olan Nermin Hanım, Fatoş’un azimli ve çalışkan olduğunu fark edince ona bir şans verdi.
Fatoş, her sabah erkenden kalkıp çocuğunu komşulara emanet ederek dükkâna gidiyordu. Terzilik işine hızla adapte oldu. Nermin Hanım ona sabırla dikiş dikmeyi, kumaş kesmeyi ve makine kullanmayı öğretti. Fatoş, birkaç ay içinde eli hızlanmış, siparişleri yetiştirmeye başlamıştı. Kendi parasını kazanmanın gururuyla, çocuğuna daha iyi bakabileceğini hissediyordu.
Ancak Murat, Fatoş’un çalışmasından rahatsız olmaya başlamıştı. Kendi kazandığı parayı sorumsuzca harcamaya devam ederken, Fatoş’un kazandığı paraya da el koymak istiyordu. Bir akşam eve döndüğünde Fatoş’un cebindeki parayı almak istedi. Fatoş bu kez boyun eğmedi.
"Bu para benim emeğimle kazanıldı. Çocuğumun karnını doyurmak için çalışıyorum," dedi kararlı bir şekilde.
Murat, sinirle bağırsa da Fatoş ilk defa geri adım atmadı. Artık kaderine boyun eğmek yerine, kendi hayatını kurmaya karar vermişti.
Aylar sonra Nermin Hanım, Fatoş’a büyük bir teklif sundu. "Senin gibi çalışkan birini bulmak zor. Ben yakında emekli olacağım. Dükkânı birine devretmeyi düşünüyorum. Sen alabilir misin?" dedi.
Fatoş, şaşkındı. Kendi dükkânı olması fikri ona çok uzak görünüyordu. Ancak Nermin Hanım ona destek olacağını, dükkânı uygun bir fiyatla devredeceğini söyledi.
Fatoş, cesaretini topladı. Çok çalışırsa başarabileceğini biliyordu. Küçük birikimi ve mahalledeki bazı iyi kalpli insanlardan aldığı destekle dükkânı devraldı. Artık kendi ayakları üzerinde duruyor, çocuğuna daha güzel bir gelecek sunabiliyordu.
Zamanla işi daha da büyüttü. Mahallede ve çevrede tanınan bir terzi haline geldi. Murat ise hala aynı hayatı yaşamaya devam etti. Fatoş, hayatını değiştirmek için bir adım attığında, kaderini de değiştirebileceğini anlamıştı.
Fatoş, dükkânı devraldıktan sonra sabah daha erkenden kalkıyor, dükkânını açıyordu. Oğlu okula gittikten sonra makinenin başına geçiyor, siparişleri yetiştirme telaşına düşüyordu. Mahalledeki kadınlar da ona hep destek oluyordu. Kimi kumaş getiriyor, kimi sipariş veriyor, her türlü yanında oluyorlardı.
Bir gün eski bir müşterisi dükkâna geldi. "Fatoş Hanım, sizin dikişiniz çok güzel. Kızımın nişanı için özel bir elbise diktirmek istiyorum" dedi. Fatoş heyecanlandı. Bu, onun için büyük bir fırsattı. Elbisenin kumaşını seçti, en güzel modeli belirledi.
Günlerce, gecelerce uğraşıp elbiseyi tamamladı. Müşterisi elbiseyi görünce çok beğendi.
"Bu harika olmuş Fatoş abla! Çok beğendim. Artık tüm kıyafetlerimi size diktireceğim." diyerek dükkandan büyük bir mutlulukla ayrılmıştı.
Fatoş’un dükkânı artık mahallenin değil, herkesin bildiği bir yer olmuştu. Dikiş makinesinin başına büyük bir keyifle geçiyor, üretiyor da üretiyordu. gelen müşterilerle ilgileniyor, akşamları ise oğluyla vakit geçiriyordu. Yoruluyordu ama yorgunluk bile onu mutlu ediyordu. Çünkü artık kendi emeğiyle ayakta durabiliyor, hayatını yaşanabilir hale getiriyordu.
Bir gün dükkana mahheleye yeni taşınan Elf geldi. Bakındı, dolaştı bir şeyler söyleyeceği her halinden belliydi.
Fatoş, elifi az çok tanıyordu. Zamanından eşinden çektiği sıkıntılar geldi aklına. Ve döndü Elife “Sana bir iş teklifim var bu terzinin müşterisi eksik olmuyor çok şükür. Bazen işleri yetiştiremiyorum. Burada bana çıraklık eder misisin?“ dedi.
Elif büyük bir heyecanla kabul etti. O günden sonra Fatoş’un yanında çalışmaya başladı. İlk başta sadece dükkânın işlerine yardım ediliyor ama aynı zamanda dikiş dikmeyi de öğreniyoru Elif. Fatoş, uzun yıllar boyunca Nermin Hanımdan gördüğü iyiliği şimdi oda bir başkasına yapıyor ve Elif’e ilham oluyordu.
Zaman hızla akıp geçerken dükkanda da büyük değişimler oluyordu. Artık sadece dikiş dikilen bir dükkan değil, bir moda evine dönüşmüştü dükkan. Ünlüler bile onlara kıyafet diktiriyor onlardan ürün alıyordu.
Yıllardır eve uğramayan kocası Murat’tan boşanan Fatoş, çocuğuyla ve işiyle mutluydu.
Fatoş’un hikâyesi, azmin ve emeğin neler başarabileceğinin en güzel örneği.
Artık zorluklara boyun eğmek yerine, kendi geleceğini inşa eden bir kadın olmuştu. Onun hikayesi, sadece kendisi için değil, benzer zorluklarla mücadele eden pek çok kadın için de bir umut ışığıydı.
.
13.5.2017
Servet Bardak
fatoş
.
fakir bir ailenin kızı olan Fatoş küçük yaşlarında gelen ilk
talihi murat adında bir adamla görücü ösülü ile yermi bin
tl.karşılığında evlendirilir.
Ne kadar evlenmek istemese de fatoş okumak istediğini belirtip karşı çıksada başaramaz ve istemiyerekte olsa
gelen bu talih karşısında ana ve babasının baskısıyla evlenmek sorundan bırakılır
Söz kesilir nişan yapılır iki ay sonra düğün için mahaleye yakın olan düğün salonunda yapıldıktan sonra muradın yaşadığı şehre gitmek için ailesiyle vedalaşarak gelin
giden fatoş artık büyük şehirde yaşayacak bugüne kadar küçük kasabaya alışık olan fatoş Şehirli olacak büyük şehrin havasına suyuna alışacak çocukları olacak yeni bir hayat yeni bir dünyası olacak belki istemiyerekte olsa evlenip başka bir memlekete gelin
gitmek zordur ama fatoşun ailesi yoksul ve fakir olduğu
için fatoşun iyi bir hayat sürmesini ister ailesi
kadar bu olsa gerek insanın kaderinde ne varsa görecektir
deyimi iste tamda fatoş’un evlenmesinde de devam eder
murat ise bir çay ocağında çaycılık yapmaktadır haftalığını
aldığı gibi şans oyunlarına yatırıp içkiye veriyordu ne kadar
fatoşla evlendiği ilk aylarda kendini beli etirmesede Bu
kötü alışkanlığı ve bu kötü
huyunu kısa bir zaman içinde fatoşta öğrenir ilk aylarda ufak tefek tartışmalar yaşansa da ilerde düzelir ömüdi ile
katlanır fatoş ve evliliklerinin birinci yılında bir çocuklar olur
Gel zaman git zaman murat bir türlü değişmez eve
bakmadığı gibi fatoşun da çalışmaya çalışması için baskı yapar fatoşta çocuğu için iş arar ama istediği bir iş
bulamaz en sonunda bir menejerlikte menejer ahmet
adında kadın satıcısı kadınlara düşkün bu adamın yanında sekreterlik yapmak için işe alınır çalışmaya başlar murat ise gırtlağa kadar burç içinde hatta fatoşun aldığı aylığı bile mura’din burcuna gider elinde bir sey kalmaz geçinmek için ve artık fatoşun boğazına kadar gelir ve çekemez dayanamaz olur bu çileli hayatın bu evliliğin yükünü kaldıramaz olur resmi nikahı bile o kıyılmayan bir kadın olan fatoş bir sabah bir yaşında ki bebeğinide evde
bırakarak evi terk eder kocasının onu bir daha bulmasını istemez.ve çalıştığı menejerden ayrımak istediğini
patronuna söyler ve patronu ahmet adındaki kadın satıcısı
işten ayrılmasını istemez işine devam etmesini eğer
kocanız gelip arasa sizi işten ayrıldiginizi söylerim iyi ve
çalışkan bir çalışanımsınız sizi kaybetmek istemem
yalanıyla fatoşun orda kalmasına ikna eder bir gün sonra kocası fatoşun çalıştığı menejerlik bürosuna geldiğini
pencereden gören patronu Ahmet hemen fatoşa yan
taraftaki komşuya gitmesini söyler murat menejerliğe
gelerek fatoşu görmek istediğini söyler menejer ahmet fatoş’un dün sabah işten ayrıldığını ne kadar başarılı bir çalışanım olduğunu isten ayrılmasını istemedigimi çalışsamda işi bırakıp gittiğini kocası murat’a söyler murat gitikten sonra menejer ahmet fatoşa telefon acarak murat
gitti gelebilirsiniz der. derin bir nefes alan Fatoş
Gelir geldikten sonra artık rahat rahat çalışabilirsin murat bir daha seni bulamaz merak etme geceleri de istersen biro da kalabilirsiniz yatmak için fatoş patronun bu insanı davranışlarından dolayı bir ağabey gözü ile bakıyordu
menejer mehmet ama fatoşun aklında bir yaşındaki
küçücük bebeğinin acisi vardı bazen derinlere dalıyordu
hayaliyle yanip tutuşuyordu hata bir defasında dalginliktan olacak ki ocakta unutuğu yemeğin yanmasına sebeb olmuştu aradan üç ay geçmişti bu gece bir bar’a
gideceğini fatoşa da sen de hazırlan beraber misafirlerim
var akşam yemeğinde bana eşlik ederisin fatoş der ve
Beraber akşam yemeğinden sonra gelen misafirleriyle
menejer mehmet bir bar’a geçerler gecenin geç saatlere
kadar içip eğlenirler ve o gece herkes sarhos herkes kör
kötük eve döner hayatında içkiden nefret eden yuvasının
yıkılmasına dağılmasına sebeb olan kumar ve içki fatoş da o gece tanışır gelen misafirlerin ısrarlarıyla sarhoş bir şekilde menejer mehmedin kolları arasında üçüncü Kattaki menejer burosuna götürür fatoşu ve o gecenin talihsiz sabahında içinden seytanlik geçiriyordu hep bu ani bekliyordu kadın satıcısı menejer mehmet fatoş,la birlikte olur sabah olunca gündüz saat onikiye doğru fatoş uyanır sol tarafını çevrildiğinde menejer mehmetle uygunsuz bir
şekilde olduğunu görür ağlar sizler ne yapacağını bilemez
olur gidecek bir yeri olmayan fatoş gözü yaşlı ağlıyor
menejer mehmet ağlama sesiyle gözünü açar ne oluyor
neden zırlıyorsun ben olmasam şimdi sokakta yaşıyor olacaktın hayırsız kadın sözleriyle fatoş beyninden vurulmuş döner bağırır çağırır camdan kendini atmaya çalışır son anda kadın satıcısı menejer mehmet yetişir atlamasina engel olur ve seni çok seviyorum seninle
evleneceğim neden bu kadar büyütüyorsunuz Murat’ın sana
yaşadıklarını unuturacağıma söz veriyorum gibi yalan
sözlerle fatoşu ikna ederek evlilik vaad ederek teselli eden menejer ahmet
Sana başka yerde iş ayarladım biraz kendinizi
Toparladıktan sonra nikahınızı kıyar bu şehirden taşınıp
başka güzel bir yerde yaşayıp hayatımızı sürdüreceğiz ve
fatoşu sahil beldesinde bir bar’da ise yollar fatos’un
gitmesi çalışması bir hafta geçmeden bar’in sahibinin
fatoş’a sarkıntılık yapması tecavüze yeltenmesi fatoş oradan kaçarak menejer mehmedin yanına döner menejer mehmet merak etme zaten kimse bu bar sahibinden memnun değil
hata ettim seni oraya gönderdim başak bir bar’da sahibi çok iyi biri diye fatoşu başka bir bar’a gönderir fatoşun aldığı parayı da alır kendi hesabına geçiririz bu para
evlenmemiz yeni yuvamız için diyerek hep fatosu kandırıp
oyalar günler aylar derken sonbaharın sonlarına gelmişiz
fatoş artık her zaman ki gibi artık yeter nikahimizi kıyelım
sezonda zaten bitiyor menejer mehmet he he diyerek hep
geçiştiriyor sonra bir gün fato’şa fatoş sana güzel bir iş
buldum sen orda çalış ben yavaş yavaş evlilik hazırlıklarını yapayım yalanıyla fatoşun bir yere götürür orda bayanlardan
başka kimsenin olmadığı bir yere götürür ve cebinden bir
kağıt çıkarır menejer mehmet bu sigortanı ve iş sözleşmen yalanıyla fatoşa bir senet imzalatirdiktan sonra
orda bayanların arasında sarışın sonradan isminin mehtap olan geçen patroniçeye teslim eden menejer mehmet fato’şa seni görmeye gelecem zaten bir kaç hafta
düğünümüze var merak etme diyerek ordan ayrılır gece
olunca bir bir değişik erkeklerin geldiğini diyerek kadınlarla birlikte odalara geçtiğini gören fatoş korku içinde olanları gözlemler taki kız kak.sen Ali beyle odasını göster demesine kadar Ali bey bir müşteri ve onu istemişti fatoşla birlikte olmak istiyen bir müşteri istemiyerekte olsa Ali bey ve onun gibi yüzlercesi her gece gelip onlarla birlikte
olan fatoş menejer Mehmet ten ne haber var ne
telefon.artık fatoş acı kaderiy’le başbaşa kalmıştır o pis bataklıktan çıkmak istesede menejer mehmedin ona yüklü bir burç gösterip senet imzaladığı için oradan
çıkamamakta
Günler aylar yıllar derken bir gece o fatoşun çalıştığı yer
sonradan öğrendiği randevu evi basılıp fatoşta ta emniyete
götürülür yapılan işlemlerin ardın’dan serbest bırakılan
fatoş bir caminin imamı’na giderek başın"dan geçenleri
anlatıp tövbe eder.namazını orucunu tutar ve kapanmaya
başlar cami imamının önerisi ile fatoşa talip olsan cemil
amca adında fatoş"tan yaşlı biriyle evlenir menejer
mehmet ise ne kadın satıcılığı dan ceza evinde SON
.
13.5.2017
Servet bardak

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Fatoş öykü Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Fatoş öykü yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Fatoş Öykü yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
MENDERES UYSAL
MENDERES UYSAL, @menderesuysal
13.5.2017 22:44:59
servet kardeşim çok güzel anlatmişsin okudum beğendim fakat bu kadının akılsız olduğunu gösterir saygılar.
Servet Bardak
Servet Bardak, @servetbardak
13.5.2017 21:49:52
Çok teşekkürler ederim değerli yorumunuz için sağolun saygilarimla
Esinti..
Esinti.., @esinti2
13.5.2017 21:38:04
Kadın olmak
Anadolu kadını
Kadının adı neden yok
Oysa kadın ana
oysa kadın eş
kadın anne
.sosyal içerikli roman tadında yazınızı okudum
lakin yüreğim burkula burkula .
devamını dilerim servet bey
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL