Başarıyı hedef alın mükemmel olmayı değil. yanlış yapma hakkınızdan vazgeçmeyin; vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağınızı kaybedersiniz. unutmayın; mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar. insan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğü
DEVRİM DENİZERİ
DEVRİM DENİZERİ

ALO İFTAR HATTI?

Yorum

ALO İFTAR HATTI?

6

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1110

Okunma

ALO İFTAR HATTI?

ALO İFTAR HATTI?

Bolluk bereket ve mağfiret ayı on bir ayın sultanı mübarek Ramazan hem gönülleri hem keseleri şenlendirecek birlik ve beraberlik ruhunu ateşleyecektir diyerek söze başlayacak olsam lanetleneceğimden bal gibi eminim. “Bari böyle mübarek günlerde o kapanası çeneni tut be kadın!” diyenleri duyar gibiyim. Sana ne bu gani gönüllü alicenap insanımızın yaptığı iyilik ve yardımlardan. Senin kesenden mi çıkıyor? Cennettin kapısını cömertler açacak. Bir sadaka bin belayı savar. Balık bilmese de Halik bilir. Deseler de ben kendi bildiğimi okurum yine de.

İlahiyatçılar aynı şeyleri tekrarlayıp duracaklar ekranlarda cüzdanlarını kabartarak. Bedavacılığa alıştırılmış insanlar daha bir palazlanacak her gün taze taze aldıkları beş öğün yiyecekleri tüketemeyip sokaklara atacaklar.
Dernek vakıf yardım kuruluşları -ki bunların hepsi kapatılmalı- ve hayır sever vatandaşlar kolları daha bir hararetle sıvayacaklar. Haydan gelenlerin bir avucu biraz vicdanı rahatlatmak biraz da gösteriş amacıyla dağıtılacak. Çadırlarda kuyruklar iki yakayı birbirine bağlayacak.
İçinde kuş gömü pastırmadan tutun da türlü çeşit yiyecek içeceklerle dolu kolileri zorla bırakacaklar ayakları buralara alışanların kucağına. Onlar ise inatla “I ıh bunlardan bizde çok var biz para isterik!" diyecekler hep bir ağızdan. Aslında bu ulvi bu eşsiz dine sahip çıkanlar sayesinde bu toplumda aç açık yok yoksul bulamazsınız şükürler olsun. Yardımlaşma en büyük haslet Müslümanlık inancında. Hele bir de “ biz eti ancak kurban bayramında görüyoruz” demeye gör. Alibeyköy de yaşayan ailenin geniş bahçeli kaçak kondusunun bahçesi bir günde kesimevine dönmekle kalmayıp kızlarının çeyizleri bile tastamam yığılmıştı eve üç gün içinde.Boynuzları kurdeleli alnı kınalı koçun melul melul bakan o kurban olduğum Gözleri bu gün bile gözlerimin önünde. Deprem sayesinde abad olan afet çıkarcılarında olduğu gibi ayrıca. Orta yolu yok bunun. Ya yeyip içeceksin çatlayıncaya kadar ya “kol kırılır yende kalır” deyip onurunla insan ruhunla yaşayacaksın muhtaçlığını kimseye hissettirmeden. Çünkü insan bir kez istemeye avuç açmaya duygu sömürüsü yapmaya görsün.İki yakası bir araya gelir belki ama insanlığı elden gider.

Bakalım bu yıl Esenler Belediyesinin “alo iftar hattı?” telefon numarası değişmiş mi?
Geçe yıl bir akşam vakti sırtım televizyona dönük otururken kulağıma çalınan müjdeli bir haberlerle anında yüzümü döndüm ve gözümü dört açtım sesin geldiği ekran denen cama doğru.
Beyaz şık bir minibüs. Çevresinde ’alo iftar hattı’ ve aşağıdaki telefon numarası ile birlikte özel yapılmış şapkalarda Evet! yazısı bulunan gençler minibüse özel ambalajlı paketler taşıyıp durmaktalar atom karınca misali.
İçinde bulunduğumuz mübarek ramazan ayında Esenler Belediyesi’nin vatandaşın ayağına kadar götürdüğü ’iftar paketi’ hizmetiyle bir taşla iki kuş vurduklarını görünce. Uçan kuşa bile borç taktıklarını çok daha iyi anlamakla kalmadığım gibi yerden göğe kadar hak verdim! Hatta "sonunda bunu da yaptılar. Helal olsun şu belediyelere vallahi!" bile dedim yüksek sesle.
Her ne kadar özellikle resmi kurumlar başta olmak üzere bir çay ikramını dahi kabul etmemeye çalışan biri olsam da. Rabbimin katından nur yağan böylesine bolluklu bereketli bir ülkede benim bu denli kenarda köşede kalmış olmam depresyona girmeme ve toplumdışı bir varlık olduğum kompleksine kapılmama neden olduğunu da itiraf etmeliyim her zamanki içtenliğimle.
İşte bak, eline bedavadan bir fırsat geçti. Bırak elini, ayağına kadar geldi. Bunu da kullanmasını beceremezsen timsahlara yem yap kendini artık salak Tülin dedim hayıfla!
Gerçi Esenler nire Kadıköy nire diye düşünsem de bir ara…
Kadıköy muhalefetin kalesi konumunda. Bu kaleyi fethetmeye çalışmak istemezler mi içten içe diyerek sarıldım telefona o anda hemen.

- Alo! 440 11 26 mı?
-Alo! İftar hattı. Buyurun…
-Aa, bu ne hız. Sizin bu hızınızın yanında Hızır Acil bile yaya kalır. Son numarayı çevirmemiştim henüz. Bizim telefon çook eski model de…
-Aman efendim. Ne demek!..
Eski telefonları yenileme hizmeti” ni de yine bizim belediye başlatacak Allah’ın izniyle. Siz yüreğinizi ferah tutun.
-Peki bu hizmetin koşulları neler olacak?
-Şimdilik tam olarak bilinmemekle birlikte, telefonunuzun gerçekten eski olması ve çevirmesini bilmeniz yeterli olacak sanırım. Biz her şeyi Allah rızası için yapmaktayız. Halkımızın memnuniyeti bizim için en büyük ödüldür. İslam’da zorlama, zora koşma yoktur.
-İftar mönüsünde neler vardır cancağızım?
-Neler yok ki anacağızım...Sıcağından tatlısına kadar tam 5 kap…
-Ala...
-Düğün çorbası...
-Yerinde bir seçim. Halkımıza akla gelebilecek her bir şey bedavaydı sayenizde nicedir.
Şimdi buna bir de, her kim olursa olsun. Kaç kişi olursa olsun. Zengin-yoksul ayırmaksızın isteyen her eve anında aş-ekmek hizmeti başlattınız. Bu durumda insan düğün-bayram etmez de ne eder! Gayrisi nankörlük olmaz mı. Düğünü şimdi yaparız. Önümüz bayram nasıl olsa...
-Orman Kebabı...
-Ay! İstemem!..İçindeki canlılarla birlikte yakılan, talan edilen ormanları hatırlattı bana.
Bir de hani şu acıklı ‘ormancı’ türküsünü...
Müzeyyen Senar çok güzel okumuştu neme lazım.
-Kadınbudu köfte...
-Nee! Kadınların en iştah kabartan bölgelerini mönüye koymakla erkeklerin oruçlarını mundar edip, günaha girdiğinizin farkında değimlisiniz!?
İmam bayıldı, vezir parmağı ne güne duruyor…
Hem bunlar zamanın anlam ve ehemmiyetine daha uygun düşmez miydi…
-Çoban salata…
-Bakın hele yediğiniz şu halta! Şimdi bütün Çobanlar “Yoksulluğumuzu yüzümüze vuruyorlar” diye protestoya başlayıp “Yoksulluğa HAYIR!” demezler mi sanıyorsunuz..,
-Kemal Paşa tatlısı…
-Ne diyorsun sen! Bu tatlı sizin oralara ne zaman, nasıl düştü! Şaşırdım doğrusu.
Bunun patenti yıllardır farklı bölgelerin elinde değilmiydi…
Şimdi de Tatlıcıları mı birleriyle karşı karşıya getireceksiniz!
Siz bunu tez elden Sarığı Burma tatlısıyla yer değiştirin…
Yoksa sizi ben bile kurtaramam!..

ESENLİKLER



Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Alo iftar hattı? Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Alo iftar hattı? yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ALO İFTAR HATTI? yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Volkan70
Volkan70, @volkan70
7.6.2016 18:24:29
Tam "ramazan" fikrasi olmus..bravo..!
benden de bir ili laf-i guzaf..:-)
Sultan-i yegahin sarayinda "Sarığı Burma tatlısı" tezgahi kurulmus, Kellesi vurulan vezir-i azamlarin sarigina sardiklari tatliyi meclis-i mebusanin iftar sofrasina sunuyorlarmis..Gelecek ramazana Feto zerdesi yapip dagitmayi borc bilen hunkar hazretleri; ashanesinde cocuk yapmamakta israr eden kadinlari çaşnigirbaşı olarak istihdam edecegini duyurmus..Kizkulesinin karsisina DulKulesi yaptirmazsam bana da Sultan-i Yegah demesinler..demis..Ve Boksor Ali-Muhammed'in musalla tasini opmek, gundeme aksamdem eklemek uzere ucmus..!
eyi mi?
doatlukla hep
DEVRİM DENİZERİ
DEVRİM DENİZERİ, @devrimdenizeri
7.6.2016 17:48:00
Çok Değerli insan sayın Beren Yılmaz;
Öyle de; zaten adil hakça eşitçe ve demokratik bir düzen olmuş olsaydı eğer gerçek muhtaçlar çaresizler umarsız kalmazlardı. Bu hem çok derin hem her şeyde olduğu gibi çok basit bir sorun aslında. Sosyalizmi istemem işte tamda bu nedenledir. Devlet yeteneğine göre bireyi eğitiyor. Meslek sahibi yapıyor. İşini veriyor. Yedirip içiriyor Cebine harçlığını koyuyor. Ekip biçeceği toprağı veriyor.Tüm giderlerini karşılıyor. Ne ki, şatafat lüks yok. Dini inanç ise her insanın şah damarında hükmünü sürdürüyor gösterişsiz ve özgürce.işte bu nedenledir ki bu ülkeler dünyaya meydan okumuşlardır..
Sonuçta çıplak geldik çıplak gideceğiz. Balık baştan kokar deseler de kokan içinde bulunduğumuz bu sistemin kölesi olan cahil çıkarcı ve onursuz toplumdur!
Terörün çöken ahlakın içinden çıkılmaz bu karmaşanın adresi belli! Ama halk hala "beddua etmek günah mıdır? Çocuksuz kadın yarım kadın mı sayılır?" tartışmalarıyla günü kurtarmayı yeğliyor. Ancak bu çöken ahlakı ve bu kötü gidişi kim KURTARACAK!

Bu güzeller güzeli yüreğe sonsuz sevgilerimi sunuyor gönüllerin huzurla dolup taştığı nice güzel Ramazanlar diliyorum.
Esenlikler.

beren yılmaz
beren yılmaz, @berenyilmaz
7.6.2016 16:59:26
Sevgili Devrim ' Keşke tüm yoksullara uzanan bir sistem ve yönetim şekli olsaydı belediyelerimizde hani şu yardım kuruluşuları kapatılsın dediğiniz şekilden ' düşünsenize hiç bir sosyal imkanı olmayan barınmak ve yiyecek almak için çalışacak gücü olmayan
insanların da var olduğunu üşünecek olursak sanırım bunu düşünmemiz gerek ' adaletsiz bir toplum ve sessiz bir kitleyiz ne yaz ki. İnsanlar tuzum kuru deyip kenara çekildiği bir zamanda 'Ramzan gibi bereketli ve kutsal bir ayda daha çok el uzatmak gerek ' Robin Hut ' misali. :)


Sizi seviyorum ; Hayırlı Ramzanlar ..

beren yılmaz tarafından 6/7/2016 5:01:28 PM zamanında düzenlenmiştir.
DEVRİM DENİZERİ
DEVRİM DENİZERİ, @devrimdenizeri
7.6.2016 16:09:29
Çok değerli İbrahim YILMAZ üstadım öncelikle yazıya getirdiğiniz çok önemli ve yerinde yorumun yanı sıra Aziz Nesin ki kendisini yakından tanımıştım kalemimi ona benzetenlere; olacak o kadar bana el verdi ! deyiveriyorum.. İlk gözaltı olayım da onun kitabı yüzünden olmuştu.
Bu yakıştırmayı da hak ediyorum biraz da galiba..Sağolun varolun.

Teşekkürlerimle birlikte yolluyorum selam ve esenlik dileklerimi ben de..
Etkili Yorum
İBRAHİM YILMAZ
İBRAHİM YILMAZ, @ibrahimyilmaz1
7.6.2016 10:49:50
Bu topraklarda Timur'un zulmüne karşı Hoca Nasrettinler türetir bu halh. O'nun ağzından Timur'a laf ettirir.
Bir Aziz Nesin yaşadı bu güzel topraklarda... Nasrettinler, Nesinler ölmez, sizde günümüzde o ustaların temsilcilerindensiniz bence. ne güzel betimlemeler, ne güzel göndermeler.
teşekkürler devrim hanım.
en içten saygılarımla.
Samim İĞDE
Samim İĞDE, @samimigde
6.6.2016 20:01:59
Allah'ta seni güldürsün Moda'nın güzel yüreği. Hayırlı Ramazan'lar.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL