Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
Nar-ı Çiçek
Nar-ı Çiçek

Tarih tüten OCAK

Yorum

Tarih tüten OCAK

7

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

1722

Okunma

Okuduğunuz yazı 15.1.2016 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Tarih tüten OCAK

Tarih tüten OCAK

Bir kış günüydü ve saat 15 civarı olmasına rağmen hava olduğundan daha da kapalı yağmur mu yoksa kar mı olduğu belli olmayan taneler camıma tıklattıkça gözüm rüzgârda savrulan ve balkonumuzun hemen dibinde sanki dört mevsim beni bırakmamaya karar veren ama artık soğuklardan hayli bitkin düşen kırmızı bahçe güllerimize takılmıştı.

Televizyon açmak istemiyordum ama üzerimdeki buhranı da atmak istiyordum zira aklımda serpilen kelimlere de anlam veremiyordum. Vakit ilerlemiyordu sanki..
Takvim yaprağına ilişti gözlerim duvardaki ve okumaya başladım, tarihte bugün ne vardı?

"Zaman en değerli hazine" yazıyordu..
Zaman evet ömrü kibarca bitiren sinsi bir kelime..

Tarihi koymuştum aklıma ocakta neler olmuştu aslında en büyük amacım tarihte bu ayda kaybettigimiz şâirleri, yazarları öğrenmekti, okumalıydım ve başladım araştırmaya.



işte tarihte ocak ay’ı:




1 Ocak 1926 – Türkiye, gece yarısından itibaren uluslararası takvim ve saati kullanmaya başladı.
-Yenilikler ve dünyaya uyum da gerekliydi ki bu uyuma Türkiye bazen gereğinden fazla ilgi gösteriyor nerdeyse. Batışlaşma güneyleşme, dil eğriliği (yabancı kelimeleri Türkçemize sokma çabası) üzücü olsa da yine de bir cetvel gibi dümdüz kalabilme çabasındayız Türk halkı olarak.



2 Ocak 1936 – Soyadı Kanunu yürürlüğe girdi.

- Sessiz bir tebessümle okudum bu tarihi olayı da kimbilir nasıl almıştı herkes soy ismini, o yüzden cimriler kanaat soyadını zenginler altın soyadını soysuzlar da soylu soyadını..vs düşünürken dedim aman nâr aklına mukayyet ol dur hele rahat bırak insanları... Sonra devam ettim tarihe göz atmaya.



4 Ocak 1976 – Çanakkale’ye Truva Atı yapıldı.
- Sahiplenmek ve unutmamamak ne kutsal ve asil bir ilke.. Helal olsun dedim emeği geçenlere.



6 Ocak 1984 – TV kanallarının büyük bir kısmı renkli oldu.

- Evet renklenmişti birdenbire ekranlar 1984 de, o canım eski renkli hayatlarımızı birdenbire "renkli" adı altında bir ağaç kovuğu içinden dizi-dize izlemeye başlamıştık. Üzücüydü aslında bunu çok sonra anladık ve halen de üzücü. Eğer renklerimizi yitirmemeyi öğrenseydik biz renksiz ekranlarla da mutlu olabilirdik oysa..



8 Ocak 1935 – Rock şarkıcısı Elvis Presley doğdu.
- Bir Efsane dedim sessizce ve toprak ne kadar zengin böyle..



9 Ocak 1964 – Yazar Halide Edip Adıvar vefat etti.

-" Halide Edib Adıvar (Osmanlıca: خالده اديب اديوار; d. 1884 - ö. 9 Ocak 1964), Türk yazar, siyasetçi, akademisyen, öğretmen. Halide Onbaşı olarak da bilinir.

Halide Edib, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatiptir. Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal’in yanında görev yapmış bir sivil olmasına rağmen rütbe alarak savaş kahramanı sayılmıştır. Savaş yıllarında Anadolu Ajansı’nın kurulmasında rol alarak gazetecilik de yapmıştır."



10 Ocak 2001 – Ünlü şair ve yazar Necati Cumalı vefat etti.
- Necati Cumalı (d. 13 Ocak 1921, Florina – ö. 10 Ocak 2001, İstanbul), Türk yazar, şair.
Şiir, roman, hikâye, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok edebi türde eser vermiş çok yönlü bir yazardır. Cumhuriyet devri Türk edebiyatının tanınmış kişilerinden olan Cumalı, Yaşar Kemal’in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk" olarak anılır.
Şiirlerini ve kitaplarını ısrarla okumanızı tavsiye ediyorum, nur olsun inşallah mekanı



11 Ocak 1905 – Mustafa Kemal, Kurmay Yüzbaşı olarak Harp Akademisi’nden mezun oldu.

- AH ATAM DEDiM VE SUSTUM HÜZÜNLÜ BiR GURULA..



14 Ocak 1996 – Türk pop müziğinin ünlü bestecisi ve aranjörü Onno Tunç, kendi kullandığı uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
- ve dedim ki ölüm, sen hep vakitsizdin...



15 Ocak 1902 – Ünlü şair Nazım Hikmet Ran Selanik’te dünyaya geldi.

-" Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine…" ne güzel cümledir bu böyle diye iç geçirdim sonra..

Nâzım Hikmet Ran (d. 15 Ocak 1902[1] – ö. 3 Haziran 1963), ya da kısaca Nâzım Hikmet, Türk şair, oyun yazarı, romancı ve anı yazarı. "Romantik komünist"[5] ve "romantik devrimci"[6] olarak tanımlanır. Siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir. Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır.

Yasaklı olduğu yıllarda Orhan Selim, Ahmet Oğuz, Mümtaz Osman ve Ercüment Er adlarını da kullanmıştır. İt Ürür Kervan Yürür kitabı Orhan Selim imzasıyla çıkmıştır.[7] Türkiye’de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Uluslararası bir üne ulaşmıştır ve dünyada 20. yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilmektedir.[8][9]

Şiirleri yasaklanan ve yaşamı boyunca yazdıkları yüzünden 11 ayrı davadan yargılanan Nazım Hikmet, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre yattı.[9] 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarıldı; ölümünden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile bu işlem iptal edildi.[9] Mezarı Moskova’da bulunmaktadır."
Kaynak : Nazım Hikmet Sözleri,Google



16 Ocak 1902 – Sahneye çıkan ilk Türk kadını olan Bedia Muvahhit doğdu.
-Devrim dedim tarihin tabularını da devirdi hüzünlü bir gururla yine..



19 Ocak 1970 – “Beyaz Kelebekler” müzik topluluğunun üç elemanı Rıfat Eke, Altan Eke ve Behzat Kutlubağ, Adapazarı yakınlarında geçirdikleri trafik kazası sonrası yaşamlarını kaybetti.

- Ölüm evvelinden beridir var.. Duâ ile..



23 Ocak 1973 – Paris’te, ABD, Kuzey Vietnam ve Vietkong temsilcileri arasında imzalanan barış anlaşmasıyla, Vietnam’da yıllardır süren savaş sona erdi.
- Sevinsem mi dedim okuyunca onu bitirip binlerce savaş daha açtılar zira..
sustum geçtim sadece...




23 Ocak 1989 – Ünlü ressam Salvador Dali öldü.

- Kolay değildi hayatta yaşamak hayalsiz, bir hayal çizmiş, yaşatmış, yaşamış ve gitmiş..



24 Ocak 2001 – Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan uğradığı silahlı saldırı sonucu 5 polis memuruyla beraber şehit oldu.
- Sonra böyle ilerlerken tarihdeki olan olaylara iyilere ve kötülere bir baktım sene 2001 milenium çağı ve terör bu çağda, zamanda da yine başrolde, bebek katili ünvanını devam ettirme çabasında, şuan sene 2016 rahmetli Sn. Okkan ve diğer tüm şehitlerimiz bilsin terör laneti halen başımızda!
Ama bu vatan direnmeye devam edecek, Tüm şehitlerimizi de bu arada duâ ile analım lütfen - 1’er Fatiha ile -




25 Ocak 1995 – Eğitim Gönüllüleri Vakfı kuruldu.

-Evet güzel şeyler herzaman oluyordu yeter ki görelim yahut yapalım gayret edelim, bu değerli etkinliği yapanların hayata sunanların ellerinden öpüyorum.. Binlerce hayat ya da insan mağduru insanlar bu etkinlik ile eğitimlerini devam ettiriyor zira.



28 Ocak 1881 – Rus roman ve hikâye yazarı Dostoyevski öldü.
" Ünlü, Rus Roman yazarı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1821 yılında Moskova’da doğmuştur. Annesini çok küçük yaşlarda kaybetmiş olması, eserlerine de yansımıştır.

İlk öğrenim yılları hakkında farklı bilgiler yer almaktadır. Fakat net olan Dostoyevski’nin yetenekleri dışındaki okullarda öğrenim gördüğüdür. İlerleyen senelerde babası Dostoyevski’yi Petersburg Mühendislik okulu konusunda ikna etmeye çalıştı ve zorla da olsa kabul ettirdi. Babasının isteği ile bu okulda eğitimini devam ettiren Dostoyevski halinden çok da memnun değildi.

Mühendislik okulunun bilimsel ve askeri disiplini, okumak ve kitaplar yazmak isteyen Dostoyevski’nin istekleri hiç bağdaşmıyordu. Bu sebepten dolayı, öğrenimini bitirdikten hemen sonra yoksul kalmayı göze alarak kendini kitap yazmaya verdi; Geçimini sağlamak içinse, çeviriler yapmaya başladı. Ancak, adını yavaş yavaş duyurmaya başlamışken genç liberallere katılmasıyla hayatının akışı önemli ölçüde değişti.

I. Nikolay’ın polisleri tarafından cezai yaptırımlara maruz kaldı; 8 ay hücrede yattıktan sonra ölüm cezası onun için gelinen son noktaydı. İnfaza saniyeler kala cezası dört yıllık Sibirya sürgününe çevrildi. Sürgün kararından uzun süreler geçtikten sonra, yeniden Petersburg’a dönme iznini bir şekilde almayı başardı, bu şartlar altında yeniden yazmaya başladı ve vazgeçmedi.

Yazdıklarıyla Çar II. Aleksandr’ı bile etkilemeyi başardı. Yapıtlarının ses getirmesine rağmen, Dostoyevski hayatını yönlendirecek parayı elde edememişti. Bundan sonra özel yaşamında büyük sıkıntılar yaşamaya başladı, sürgünden sonra sara nöbetlerinden de ve diğer hastalıklarından bir türlü kurtulamamıştı ancak bu dönem, onun Karamazov Kardeşler, Ecinniler, Suç ve Ceza gibi en ünlü eserlerini kaleme aldığı dönem oldu. 28 Ocak 1881’de bir kanama sonucu hayata gözlerini yumduğu gün ise, Rusya, bu eski mahkum için inanılmaz bir cenaze töreni düzenledi. Psikolojik tahlilleri ile de gönülleri fethetmiş olan bir üstad’ın değeri belki de ölümünden sonra anlaşıldı."


- Hep aynıydı yaşarken değersiz ölünce değerli.. değişmedi tarihin ey tarih!



28 Ocak 1953 – Ney üstadı ve şair Neyzen Tevfik İstanbul’da öldü.


Kaynak: neyzentevfik.org
"Tevfik Kolaylı (24 Mart 1879) (Hicrî 1296; 1879); Bodrum, Muğla - Ölüm: 28 Ocak 1953; İstanbul), ya da yaygın bilinen adıyla Neyzen Tevfik, taşlamalarıyla tanınan Türk neyzen ve şairdir. Taşlama kitaplarının yanı sıra, çeşitli taksimler ve saz semailerinin bestecisi olarak da bilinir.

Osmanlı döneminde istibdata karşı, Cumhuriyet yıllarında ise devrimlere karşı gelenlere karşı hicvini kullanmış; haksızlığa, yolsuzluğa ve yozlaşmışlığa karşı şiirler yazmıştır. Birçok defa tutuklanmış, ama kısa süre sonra serbest bırakılmıştır. "



29 Ocak 1923 – Mustafa Kemal Paşa, Lâtife Hanım’la evlendi.
- Gülümsedim yine pc başında yorumsuzca ki Atam evlenmiş,
hüzün sonra yine yüzümde ama..



29 Ocak 1979 – Türk müziği dalında ilk kez beste yarışması açıldı.

- Harika dedim.. bunu bilmek de güzel.



31 Ocak 1729 – İbrâhim Müteferrika tarafından Türkiye’de ilk matbaa kuruldu.
- ve evet Edebiyatımızın kağıtlara basılabilmesi sözlerin kağıtlarda yine kurşuna dizilebilmesi için kalemlerle, ilk matbaayı kuran yegane isim.. Gurur ile hayatını okumaya başladım ve yaptığı efsanevi işleri..

" Hayatı:

Matbaa denilince akla ilk gelenlerden biri olan İbrahim Müteferrika 1674 yılında Macaristan’ın Kaloşvar şehrinde doğdu. Türkler tarafından esir olarak İstanbul’a getirildi. Burada Müslüman oldu ve müteferrikalık yaptı. "Müteferrika", sarayda padişah veya vezirlerin işlerine bakan görevlidir Başka diller de bilmesinden dolayı yabancı devletlerle iletişim kuran heyetlerde bulundu. Geçici bir süre için Türkiye’ye davet edilmiş olan Macar beyi Ferenc Rakoczi’nin hizmetine verildi. Macaristan’daki öğrenimi sırasında basım ve hak işlerini de öğrendiğinden matbaa kurmak istedi ve 1719-1720 yılları arasında matbaayı kurmayı başardı. 1719 yılında ilk kez Marmara Denizi haritasını basmayı başardı. 1745 yılında vefat etmiştir.

Matbaacılığı :

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1720 yılında Paris’e elçi olarak gönderilen Yirmisekiz Mehmed Çelebi yanında oğlu Mehmed Said Efendi’yi de götürmüştü. Yirmisekiz Mehmet Çelebi, sefaretnamesinde Fransa’ya yönelik çok önemli bilgileri verirken, oğlu da boş durmamış ve birçok yeniliğin Osmanlı İmparatorluğuna taşınmasını sağlamıştır. Mehmet Sait Efendi Paris’te iken bir matbaaayı da ziyaret etmiş ve İstanbul’a dönüşünde bu konuda çalışmaya da karar vermişti. İbrahim Müteferrika, İstanbul dönüşü Mehmet Sait Efendi ile tanıştıktan sonra beraberce bir matbaa kurmak için çalışmalara başladılar. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa onların düşüncelerini destekledi. Matbaanın açılmasına ancak dini olmayan eserler basmak şartı ile izin verildi ve Şeyhülislâm Abdullah Efendi’den dinle ilgili olmayan eserlerin basılabileceği yönünde bir fetva, III. Ahmet’ten de uygunluk fermanı aldılar. 16 Aralık 1727 tarihinde Darü’t-Tıbâati’l Amire adlı ilk matbaanın kurulmasına başlanıldı .Makina ve Latin alfabesi kalıpları yurtdışından getirtildi. (Arap alfabesi kalıplarının kaynağı ise açık değildir ve Müteferrika tarafından yapıldığına dair bulgular vardır.) Yalova’da bir kâğıt fabrikası (Kağıthane-i Yalakabad) kuruldu.. 1729 da matbaanın ilk basılan kitabı Vankulu Lügatı oldu. Ardından tarih ve coğrafyayla ilgili ve sözlük olan 16 eser daha yayımladı ve bastığı toplam eser sayısı 17’yi, cilt sayısı ise 22’yi buldu. "



Son olarak,
hayat kısaydı tarihe göz gezdirirken tarihi de şu zamanda gözden geçirirken anladım ki yapılan iyilikleri çokça yok etmeyi başarmışız kıymetleri yine ölünce anlayıp şaha kaldırmışız ve kötülükleri büyüttükçe büyütmüşüz.

Böyle mi olmalıydı dedim klavyemdeki harflere bakarak ve itinalı bir cümle ile teselli yazmayı düşündüm bulamadım, kısır bir döngüyü kendime döndere döndere anlatmak gibi birşeydi klavye başındaki halim.
Yine de herşeyde bir hayır vardır sözünü sakladığım aklımın en kuytu köşesinden yine çıkarıp buraya yazdım.


" Herşeyde bir hâyr vardır "


Tarihimiz güzelleşsin, bizden sonrakiler iyi şeyler okusun duâsı ile bitirdim yazımı.

Evet gece olmak üzereydi ve ben böylece bir günü daha tarihe gömmüştüm farkında olmadan ilerleyen zaman ile..
..

Tarihi birde benim gözümden sabredip sonuna kadar okuyan tüm şiir ve edebiyatseverlere teşekkür ederim, sonsuz saygılar.



Ocak2016 / Z. Nâr


Not: Edindiğim bilgiler "tırnak" içindedir ve bilgiler için yine google yürekten teşekkürler.

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Tarih tüten ocak Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Tarih tüten ocak yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Tarih tüten OCAK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
zeynn
zeynn, @zeynn
19.1.2016 23:40:24
Bir çok şairi, yazarı, kahramanı,
değerlisini, değersizini
saklasa da toprak bağrında,
bir çok insanında yaratılışında payı vardır.
Fatiha'mızı okuduk Allah'ım şu anda haberdâr eylesin.
Tümüne ve bilhâssa Şehitlerimize.

Güzel eserlerin kaldığını
güzel insanların güzel eserleri aktaracağını
görmüş oldu(m)k bu yazıdan sonra


kim bilir
gelecek nesil belki sizden de bahs edecek
belki bir takvim yaprağına sizinde
adınız işlenecek
'Değerleri tekrardan kalemi ile kurşuna dizen kişi 'Nâr-ı Çiçek' denecek kim bilebilir.


Velhâsıl demem o ki
hep kötü gitmez ya bu düzen
PKK nın olmadığı bir zaman da gelecek inşâAllah.


Ayaklar altına alınan insanlık, suya batmamak ve evlatlarına nefes aldırmak için direnmeyecek.
İnsanın içinin acımadığı o günler gelecek ben inanıyorum.

Zîrâ

Vardır bir ' hayır ' umudu ne güzel, ne gizli bir dokunuştur yüreğe..

-Bismillah-
Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir.
Allah bilir de siz bilmezsiniz.
(Bakara Suresi 216 )


Her şerrin hâyırlısı diyelim
insan olmanın, Allah'ın kulu olmanın(olmaya çabalamanın)
sevgilisinin Ümmet-i olmanın(lâyık olmaya çalışmanın)
Müslüman olmanın(ırk ayırmaksızın)
sadece düşüncelerin savaştığı bir ülkede
yaşamanın şükrü ve gururu ile.


Çok değerliydi
ille de PC başında bir hüzün, bir gurur, bir bakış
çok şeyi yakalayış
bu duygu çemberine bizi de dahil etmeniz.
Teşekkürler çok...
Cömert Yılmaz
Cömert Yılmaz, @comert-yilmaz
17.1.2016 14:31:24


Gerek şiir ve edebiyattaki bilgeliğiniz. Gerekse güven veren yazar duruşunuzla. Vermiş olduğunuz bilgileri tekrar araştırma gereği duymadan okutup, bilgilenmemizi ve bildiklerimizi hafızamızda tazelemimize sebep olduğunuz için, sonsuz teşekkürler değerli şair.

Yazınızın sonunda aklıma düşen soru -ne zaman bir insanın kıymetini yasarken anlayacağız?-

Ve maalesef görünen o ki; Gelecek nesillere güzel bir tarih bırakmıyor insanlık. Gitgide değer kaybediyoruz.


Saygıyla




beren yılmaz
beren yılmaz, @berenyilmaz
16.1.2016 22:30:09
Az kalsın gözden kaçıracaktım ' böylesine kıymetli bir birinden değerli tarihin tozlu saflarından günümüze değin yaşanmış ve bir topluna dünyaya hitap etmiş hepsi bir birinden değerli yazarları ' tarihin yine tozlu sayfasına vefatları ile Rahmete kavuşmuş siyaset adamlarını .tarihin öneli gelişleri .birbirinden aydınlatıcı bilgileriyle .' bir an zamanda yolculuk yaparken sıkılmadan yorulmadan .büyük bir merakla okudum .ve emeğinize güzel yüreğinizin vefasına sağılık diliyorum ..


teşekkür ve sevgilerim ile' sevgili Nar-ı Çiçek han.fendi..
Sular KARASI
Sular KARASI, @sularkarasi
16.1.2016 17:43:29
En son tüten ocak derkenki ocaktan değişik dumanların çıktığı bir ocak olarakda tarihe düşecek bu o/cak.

Hani ola/cak
Yapıla/cak
Gelecek, gidecek

Mahalle hanımları gibi cak da cak, cek de cek

Keşke yeni nesillere bırakabileceğimiz güzel şeyler olaydı.

Tebrik ederim güne düşen güzel yazınızı

Selam ile
Etkili Yorum
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
16.1.2016 14:01:16
Sevgili Nar-ı Çiçek, yazınızı güne taşıyan değerli seçki kuruluna teşekkürlerimi iletmek isterim bu sayede daha çok insana ulaşması mutluluk verici.
Sayfanızda soluklanmak çok güzel, duyumsadığım sıcaklık ve o naif yürek sesiniz eşsiz bir güzellik.
Varlığınız bu bahçenin nadide çiçeklerinden biri bu yüzden koklamaya doyamadığım ender kalemlerden birisiniz ve varlığınızla değer bulduğum ve değerleri yücelten…
Yorgun bir hayatın kıyısında zaman zaman sözler kifayetsiz kalabilmekte ve sayfalar yazmak bir yetmiyor ki dün kerelerce okuduğum değerli paylaşımınıza yorum getirmemiştim. Yorgun bir ruh bazen çöken rehavet ile sessiz kalmama sebebiyet veriyor.
Hayatta üç şeye inancım tam: Maneviyat, sevgi ve iyi niyet üstelik konu ne olursa olsun bu bağlamda bu üç değerin ışığında yaşamak ve yazmak ruhuma en iyi gelen.
İmza attığınız değerli çalışmanız hoş esintiler taşındı geçmişten günümüze ulaşan zaten bir parçamız hep dünün esaretinde.
Güzel yüreğinize selam olsun sevgili dostum ve tüm güzellikler sizinle olsun.
Bana tuttuğunuz ışık için ayrıca teşekkürler ve nadide varlığınız içinde.
Yürek dolusu sevgilerimle…
levent taner
levent taner, @leventtaner
16.1.2016 12:52:10
Bir sultan kraliçelik tacını giymiş bile

Güne gelen yüreğe, emeğe, kaleme, kelama bereket

Saygı ve selamlarımla Nar-ı Çiçek Sultan...

levent taner tarafından 1/16/2016 12:55:52 PM zamanında düzenlenmiştir.
YAŞAYANKELİME
YAŞAYANKELİME , @yasayankelime
16.1.2016 00:27:24
...


Öncelikle emeğinize ve güzel bakışınıza saygımla . Okumam gereken faydalı bir gözlemle birlıkte aydınlatıcı bir yazıydı . Tarihimizi anımsatıcı bir yazgı .

Sanki zamanla zaman içinde geçen bir yolculuktu yazınız.
Bir film şeridi gibi ruhumda canlandı bir an inanın . Sonra ;


'Google' ilgimi çekti ve tarihcesini merak ettim .Faydalı olabileceğini umduğum için paylaşıyorum ;


'Google Inc. (NASDAQ: GOOG), internet araması, çevrim içi bilgi dağıtımı, reklam teknolojileri ve arama motorları için yatırımlar yapan çok uluslu Amerikan anonim şirketidir. İnternet tabanlı hizmet ve ürünler geliştirir, ek olarak bunlara ev sahipliği yapar.[5] Kârının büyük kısmını AdWords programı aracılığıyla reklamlardan elde etmektedir.[1][6] Şirket, Larry Page ve Sergey Brin tarafından, Stanford Üniversitesi'nde doktora öğrencisi oldukları sırada kurulmuştur. İkili, sık sık "Google Guys" olarak anılmaktadır.[7][8][9]

Google, ilk olarak, 4 Eylül 1998 tarihinde özel bir şirket olarak kuruldu ve 19 Ağustos 2004 tarihinde halka arz edildi. Halka arzın gerçekleştiği dönemde, Larry Page, Sergey Brin ve Eric Schmidt, takip eden yirmi yıl boyunca, yani 2024 yılına kadar Google'da birlikte çalışmak üzere anlaştılar.[10] Kuruluşundan bu yana misyonu "dünyadaki bilgiyi organize etmek ve bunu evrensel olarak erişilebilir ve kullanılabilir hale getirmektir.[11] Gayri resmi sloganı ise, Google mühendisi Amit Patel tarafından bulunan ve Paul Buchheit tarafından desteklenen[12] "Don't be evil" (Kötü olma) dır. 2006 yılında, halen şirket merkezi konumunda olan Mountain View, California'ya taşınmıştır.[13][14]

Google'ın dünya çapında veri merkezlerinde bir milyondan fazla sunucuda çalıştığı,[15] bir milyardan fazla arama isteğini işlediği[16] ve kullanıcıları tarafından oluşturulan verinin gün başına yirmi dört petabayt olduğu tahmin edilmektedir.[17][18][19][20] Kuruluşundan bugüne dek gerçekleşen büyüme hızı, şirketin temel web arama motorunun ötesinde ürünler, satın almalar ve ortaklıklar zincirinin meydana gelmesini sağladı. Şirket, Orkut, Google Buzz ve Google+ gibi sosyal ağ araçları ile elektronik posta hizmeti Gmail servisi gibi çevirmiçi verimlilik yazılımları sunmakta, ek olarak, web tarayıcısı Google Chrome, fotoğraf görüntüleme ve düzenleme yazılımı Picasa ve anlık mesajlaşma Google Talk gibi uygulamalarla masaüstüne kadar uzanmaktadır. Bunlar dışında, Android mobil işletim sistemi gelişimine öncülük yapmıştır. Cr-48 ana işletim sistemi olarak da bilinen yeni Google Chrome OS,15 Haziran 2011 tarihinden beri, Samsung 5 Serisi[21] ve Acer AC700[22] gibi ticari Chromebook'larda[23] kullanılmaktadır.

Alexa, internette en çok ziyaret edilen web sitesi olarak ABD odaklı "google.com"'u listelemektedir, YouTube, Blogger, Orkut gibi Google'a ait diğer siteler ve çok sayıda uluslararası Google sitesi (google.co.in, google.co.uk vb.) ise en çok ziyaret edilen siteler arasında ilk yüz içinde yer almaktadır.[24] Ek olarak şirket, BrandZ marka değeri veritabanı listesinde ikinci sırada yer almaktadır.[25] Buna karşın Google, gizlilik, telif hakkı ve sansür gibi konularda eleştiriler almaktadır.[26][27]'

Google, Dünya'nın En Büyük Güneş Enerjisi Projesini Başlattığını da öğrenmiş oldum bu arada.

Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi


Ayrıca aşagıda ki addblock browser programını indirirseniz gereksiz reklamlar / bilgiler tarafından rahatsız edilmeden ve güvenli bir biçimde örütbağda (internette ) gezinebilirsiniz .

Reklamları engelleyen Adblock tarayıcısı


https://adblockbrowser.org/


her şerde bir hâyr vardır elbette
okumak için yeniden için uğrayacağım sayfanıza


Çok teşekkür ederim .


Saygımla ,


.








YAŞAYANKELİME tarafından 1/16/2016 1:12:28 AM zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL