Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
galaoğlu
galaoğlu
@galaoglu

şu merete alışamadım gitti

30 Kasım 2015 Pazartesi
Yorum

şu merete alışamadım gitti

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

963

Okunma

şu merete alışamadım gitti

Kamilsarıaydın okulunda çalıştığım sürece parasal sıkıntı çekmedim. Elime geçen parayı çok idareli kullanmak zorundaydım. Çünkü ailemin beni destekleyecek imkânları yoktu. Rapor alan öğretmen okula döndüğü için benimde görevim sona erdi. Bu okulda hem tecrübe kazanmıştım hemde kendime güvenim gelmişti. Millî Eğitime gittim bu kez dayımı rahatsız etmemek için M.beye uğradım. Hoş geldin bende seni bekliyordum dedi. Tabi öğretmenin geldiğini ve benim ayrıldığımı biliyordu. Hamza Bey İlkokulunda bir öğretmen izne ayrılmış öğretmen aranıyor. Burada çalışmak ister misin dedi. Burası biraz uzak istersen biraz bekle daha yakın yerler olursa sana haber veririz dedi. Ben uzaklığı hiç fark etmez giderim dedim. Millî Eğitimin hemen önünden Muradiye taksileri kalkıyor onlardan birine bindin mi on on beş dakika sonra ordasın dedi. İstersen git bir okulu görde ondan sonra karar ver dedi. Ben görmeye gerek yok hemen gidip başlayabilirim dedim. Dur ozaman yazınıda yazalım onuda müdüre verirsin dedi. Birkaç dakika içinde yazı yazılmıştı. Teşekkür ettim yazıyı aldığım gibi taksi durağına indim. Durakta daha çok Chevrolet / Impala damalı taksiler vardı.
Kısa aralıklarla kalkıyorlardı. İlk sırada olana bindim. İçeride iki kişi daha vardı. Deri koltuklar özenle temizlenmiş, nikelajlı yerler parlatılmış amiyane deyimle gıcır, gıcır araba. Şoför oldukça yaşlı birisiydi. Durak görevlisi hadi Muradiye bir, Muradiye bir diye birkaç kez seslendi. Görünürlerde kimse gözükmüyordu. Bense sabırsızlanıyordum. Bir an önce okula gidip göreve başlamak istiyordum. Şoför kısmetimizde varsa yoldan alırız dedi. Hareket etti. Heykeli Ulucami&

8217;yi geçtik, bir yol Altıparmak tarafına ayrılıyor bir yolda Devlet hastanesine doğru gidiyordu. Tophane rampasına varıncaya kadar fazla vites değiştirmeyen şoför rampaya yukarı çıkarken sağ elini direksiyonun yanından yukarı doğru sallıyor sonra boynunu büküp vites değiştiriyordu. Bunu aralıklarla tekrarlayıp durdu. Sonra bizim kendinin bu hareketine baktığımızı görünce: vites kolunu göstererek yahu şu mereti yeni değiştirdim bir türlü alışamadım. Bilirmişsiniz bilmem bunların vitesleri direksiyonun kolundaydı. Bizde yeni modaya uyup aşağıya aldık ama benim el hala vitesi kolda arıyor dedi gülerek. Bununla ilgili bir iki daha anısını sola döndüm. Okul anlattı. Hastanenin önünden geçip yokuş aşağı inip bir derenin üzerinden geçtikten sonra büyük bir çınarın yanında durdu. Hamza Bey Okulu nerde acaba diye sorduğumda eliyle biraz ilerdeki sokağı göstererek oradan sola dön okulu hemen göreceksin dedi. Teşekkür edip hızlı adımlarla yürüyüp tarif ettiği yerden sola döndüm okul yolun hemen sağında gözüktü.
Beni okulun ne fiziki durumu nede mali durumu ilgilendirmiyordu. Çalışıp kendi hayatımı devam ettirmem gerekiyordu. Dış kapıdan girince hizmetli sandığım birine müdürle görüşmek istediğim söyledim. Bana müdürü ne yapacaksın dedi. Beni milli eğitimden gönderdiler öğretmen ihtiyacı varmış dedim. Beni şöyle bir süzdükten sonra gel bakalım dedi. Üst kata çıktık. Müdür odasında yoktu. Yan tarafta bulunan bir odaya girdik odanın ortasında soba gürül gürül yanıyordu. Sobanın etrafında ellerinde şişlerle örgü ören iki bayan ve yine onların yanında çay içip sohbet eden bir bay ve birde bayan vardı. Beraber odaya girdiğimiz kişi Müdürüm sizinle görüşmek istiyor dedi. Çay içip sohbet eden erkek biraz dışarda bekleyin geliyorum dedi. Yanımdaki müdür bey yeni öğretmen arkadaş dedi. Müdür hiç bozuntuya vermeden öylemi ya kusura bakmayın hocam okula birçok kişi gelip gidiyor onlardan bir sandım dedi. Elindeki çay bardağını masanın üstüne koyup buyurun odama geçelim dedi. Birlikte hemen yan taraftaki odaya geçtik. Milli Eğitimden bana verilen yazıyı verdim okudu. Tamam, hocam hemen başlatalım dedi.

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Şu merete alışamadım gitti Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Şu merete alışamadım gitti yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
şu merete alışamadım gitti yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU, @aysegul-akdag-barutcu
30.11.2015 16:19:20
yazı hoştu konu itibariyle ama bazı kelimeleri çizgi ile ayırdığınız için ben sürekli takıldım. düzeltilirse daha bir akıcılık yakalanacaktır. :)
syg,
Kemnur
Kemnur, @kemnur
30.11.2015 14:41:15
Hayatın içinden, çok güzel bir paylaşımdı, keyifle okudum... Tebrikler.Saygıyla
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.